Darbe ve ''MİLAT''

Öncelikle 15 Temmuz 2016 'da Türk Silahlı Kuvvetler bünyesine yuvalanmış hainlerin yurdumuzu işgal planının birinci yılında o gün demokrasimizden , vatanımızdan ve bayrağımızdan yana olan herkese sonsuz teşekkürler ve o gün şehit olan 249 Vatandaşımıza Allah'tan rahmet yakınlarına sabırlar diliyor, gazilerimize sağlıklı , mutlu yıllar diliyorum. Allah bir daha bu ülkeye böyle bir gece yaşatmasın ...

Darbe girişiminden sonra birçok sorular soruldu bu bir darbe miydi ? Terör saldırısı mıydı ?  Bu zamana kadar 10 yılda bir darbe , muhtıra gören ülkemiz böylesini ilk defa görüyordu. Darbe girişiminde en çok sorulan soru bu saatte darbe mi olur ? ülkenin başındakiler , siyasi parti başkanları dışarda serbestçe gezerken darbe mi olurdu.. köprünün bi tarafını kapatarak darbe mi olur ? Evet oldu ancak bu darbe girişimine  terörist faaliyet demek en mantıklısı . Darbe gününe dönecek olursak 15 Temmuz 2016 saat 14.45 sırasında MİT'e gelen bir binbaşı orduda bir hareketlenme olduğu ve bunun bir darbe girişimi olabileceğini söylüyor. Bu saatten sonra MİT müsteşarı genel kurmay karargahına giderek bunu genelkurmay başkanına iletiyor. Genelkurmay başkanı bir dizi önlemler alıyor bu önlemler ;
*Tüm uçuşlar iptal , havada olan uçaklarımızın geri dönmesi

*Karargahlardan zırhlı araç çıkışının yasaklanması

önlemleri alınıyor. Bu emirden sonra FETÖ'cüler deşifre olduklarını anlıyorlar ve gece 03.00 te gerçekleştirecek darbeyi erkene almak zorunda kalıyorlar. saat 21.20 den sonra Ankara ve İstanbul'da darbeci askerler görünmeye başlıyor ve korkunç bir gece başlamış oluyor.
Bakın farkettiyseniz bu ana kadar genelkurmay başkanı , mit müsteşarı hükümet ve Cumhurbaşkanımızı bilgilendirdi diye bir şey yazmadım çünkü böyle birşey olmuyor. Başbakan ve Cumhurbaşkanımız bu olayı duyması , bilgi sahibi olması gerekirken en son onlar duyuyor. Hatta Cumhurbaşkanımız darbeyi enişteden öğrendiğini söylüyor. Peki Mit bu girişimi yetkililerden sakladığına göre neden hala aynı müsteşar o koltukta ? Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar neden darbeyi bildiği halde söylemedi ? neden o koltukta ? Komik ama nasıl bildiği darbede rehin alınabiliyor ? Rehin alındı hadi, kurtulduğunda neden kendisini esir alan AKP milletvekili Şaban Dişli'nin kardeşi Mehmet Dişli ile elini kolunu sallayarak geliyor ? Sorular çok inanın, 1 yılda bu soruların hiçbirinin cevabı bulunmadı, mecliste kurulan komisyon bunları açıklayamadı , ilerleyen tarihlerde kuşkusuz tüm karanlık yönleriyle 15 temmuz aydınlanacaktır. Şimdi bu darbe girişiminden sonra herkesin fişlendiği , herkesin işinden edildiği ve özellikle muhalif olanların FETÖ'cü damgası yediği süreçte söylenen söz olan ''17-25 Aralık MİLAT'' sözüne..

Darbe olduktan sonra siyasi kanat kendisine toz kondurmamak için 17-25 aralık öncesi ve sonrası olarak bir süreç getirdi öncesinde ''Dön artık hasret bitsin'' diyenler KANDIRILDI ama sonrasında Bank Asya'da hesabı bulunanlar tutuklandı.  Öncesinde ''muhterem hocaefendi '' diyerek selam gönderenler AK ama muhalif olup darbenin siyasi kanadının ortaya çıkmasını isteyenler Kara oldu iyi mi ! Sözcü ve Cumhuriyet Gazetesinde Fetö'cü aradılar, 1 yıldır sorgusuz sualsiz Cumhuriyet gazetesi yazarları hapiste , sözcü muhabirleri ise 51 gündür hapiste , ancak zamanında övgü dolu sözlerle yazı yazan gazeteciler , spikerler hala elini kolunu sallıyor. FETÖ'ye karşı herzaman mücadele etmiş insanlar FETÖ'den içerde olup , FETÖ ye övgüler düzenler dışarda olduğu için çoğu insanımız adaletin işlemediği ve darbe girişiminden faydalanıp  muhalifleri susturmak için yargının alet edildiğini söylüyorlar. . Neyse devam edelim
Hükümet fetullahçı terör örgütünün 2004 MGK kararında  devlete sızmaların arttığı ve bunun önüne geçilmesi gerektiği şeklinde uyarılıyor ancak buna kulak asmayan hükümet aynı şekilde yerleştirmeye devam ediyor , sorular çalınıyor, torpil yapılıyor ve fetöcüler devlete yerleştiriliyorlardı..

Ergenekon , Balyoz  oda tv vs. gibi davalarla bu ülkenin şerefli subayları tasviye ediliyor , aydınları zindanlara tıkılıyor ve Fötönün en güçlü olduğu dönemin temelleri atılıyordu. Hükümet ise '' Bu davanın savcısı benim diyor, ülke bağırsaklarını temizliyor'' diyordu. Tüm bu kumpaslar, adam kayırmalar , suçsuz insanların senelerce hapiste yatırılması görmezden gelinip 17-25 Aralık Rüşvet ve yolsuzluk operasyonları FETÖ ile mücadelede MİLAT olarak baz alınıyor. Bu ülkenin en namuslu insanlarına komplo kurulurken savcı olanlar, bakan oğullarının evinde para çıkınca FETÖden rahatsız oluyor ve bu tarihi MİLAT olarak görüyor. Yani ''YILAN ONLARI SOKUNCA'' yılan olduğunu anlıyorlar.

Bizim için Milat yoktur . Onlar Hocaefendi derken biz şerefsiz dedik.
onlar Dön hasret bitsin derken biz bu adam tehlikeli dedik

Onlar ödüller verirken biz o hain vatandaşlıktan çıkarılmalı dedik.
ama illa bi milat olacaksa bu milat  ERGENEKON , BALYOZ vs. kumpas olayları olmalı. Bu tarihten sonra fetöyle yakından ilişkisi olan herkes adaletli bir şekilde yargılanmalı, değilse ne bu darbe girişimi hakkında soru işaretleri biter ne de ülkede adalet olgusunun bittiği gerçeği değişir...

 ANLAMAYANLAR İÇİN BÜYÜK YAZIYORUM, FETÖ İLE MÜCADELEDE MİLAT YILAN BİZİ SOKTUĞUNDA DEĞİL MASUMLARI SOKTUĞUNDA BAŞLAMIŞTIR...

Tüm şehitlerimize tekrardan rahmet diliyor önlerinde saygı ile eğiliyorum . . . Adaletin işlediği ve FETÖnün siyasi kanadıyla birlikte tüm üyelerinin adil bir şekilde yargılanması , darbenin tüm sorularıyla beraber aydınlatılması şehitlerimize olan bir borçtur.

16.07.2017


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Çok olmak haklı olmak değildir ! Politika 07.04.2017
Bizi birlikte tutan değerlere sahip çıkmalıyız Politika 19.01.2017
Oy Kullanmayanlar Partisi Politika 13.01.2017
Yal'AK'a Medya ve Kamu Otoritesi Genel 10.01.2017
2016 yılı iki bin on altı yıl gibi geçti Genel 31.12.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AKP'NİN OLUŞTURDUĞU TÜRKİYE Politika 21.09.2017
SAVAŞ BAŞLADI. Politika 16.09.2017
YENİ MEB MÜFREDATI Politika 15.09.2017
Ben Demokrat Partiliyim! Son Demokrat... Politika 13.09.2017
Sayın Yol-cu ODTU Rektorüne YOL Soruları Politika 11.09.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.