OSMANLI DERİN DEVLETİ VE MUSTAFA KEMAL

Değerli okurlarım,

Mustafa Kemal Atatürk ile derin devlet arasındaki ilişki bilinmeyen yönleriyle hiç bir zaman tartışılamamıştır.Halbuki bu gerçek belki de Türk kurtuluş savaşı'nın dönüm noktasını oluşturmaktadır.Osmanlı derin devleti'nin kuruluşu meselesi taa Timur-Bayezıd arasındaki savaşa bizi götürür.O yıllardan kurulan Osmanlı derin devleti faaliyetlerine devam etmiştir.Taa ki Osmanlı-Rus savaşına kadar 1877-1878 yani ''93 harbi'' diye bildiğimiz savaşa kadar.Ondan sonra artık yeni bir düzenin şart olduğu bu paşalarda hasıl olmuştur.Osmanlı'nın en fazla 50 yıl ömrünün kaldığını düşünüp yeni bir düzenin şart olduğu gerçeğini kabul etmişlerdir.

2.Abdülhamit'in despot yönetimi ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden yönetim biçimi hiç bir zaman halk tarafından benimsenmedi.Osmanlı derin devlet paşaları,İttihat ve Terakki'yi harekete geçirerek Jöntürk devrimini gerçekleştirmişlerdir.Enver Paşa'yı bizzat derin devlet paşaları görevlendirmiştir.Ancak Enver'in,hedefinden sapması,1.dünya savaşında tarafsız kalamaması,Alman lejyonlarını ordu içine sokması ve ülke menfaatlerini göz önünde tutmaması sebebiyle derin devlet paşaları onu görevden almışlardır.Bu tarihte Çanakkale savaş'ından hemen sonra yani 1915 yılıdır.Paşalar bu tarihte gördüler ki,bu millet istedimi bu bağımsızlığı alır.O yüzden de bu isteği hayata geçirebilecek yeni bir lider şart demişlerdir.1915'den sonra Osmanlı derin devleti paşaları istifa edip,onların yerine Yeni Osmanlı paşaları görev almışlardır.Ki bu paşaların çoğu da Çanakkale de muzaffer bir başarı elde eden paşalardan oluşmaktadır.Yani bu yeni oluşumun paşaları dediler ki; ''Siz zamanınızı doldurdunuz,artık biz bu işi devralıyoruz'' dediler ve bu tarihten sonra yeni bir gizli sistem kurulmuş oldu.

Bu sistem'in başını Cevdet paşa çekiyordu.Onun başkanlığında Çanakkale de büyük bir üne kavuşmuş olan Mustafa Kemal Paşa bu kurtuluş mücadelesi için seçilmiştir.Bazı softalar diyorki;Mustafa Kemal Paşa'nın ünü yoktu Çanakkkale de.Ben tam tersini söylüyorum.Çanakkale'den önce sadece Türkiye'de ünü vardı.Ancak Çanakkale savaşı'ndan sonra tüm Avrupa'da üne kavuşmuştur.Mustafa Kemal'in seçilme sebepleri ise;Padişaha bağlı olması,İttihat ve Terakki'ye aşırı muhalif eden bir kişi olması,1. dünya savaşında almış olduğu siyasi ve askeri kararlar,ordu'nun siyasetten el çekmesi gerektiği söylemesi,laikliğin önemini vurgulayan sözleri ve Misak-ı Milliyi işaret eden sözleri vs vs..Bu çizgisinden dolayıdır ki Mustafa Kemal seçilmiştir.Zaten Gazi,1905 de Şam'a sürüldüğü zaman orada,İslam ümmetinde ki yozlaşmayı,şeriat'ın insanı nekadar köleleştirdiğini ve Laikliğin bir ülke için ne kadar önemli olduğunu görmüştür.

 Mustafa Kemal Paşa seçilir ve Samsun'a gönderilir.Ayrıca Ankara'daki ilk meclis binası 1915 yılında yapılmıştır.Yani Yeni derin devlet görevine başladığı zaman.Kurtuluş mücadelesi sırasında meclisin bir ara Kayseri'ye nakil edilmesi görüşülmüş bu görüşmeler de çoğu milletvekili çok sert tepki göstererek kabul etmemişlerdir.Diyap Ağa mecliste;''Biz buraya savaşarak ölmeye geldik'' demiştir.O kayseri'deki mecliste 1917'de yapılmıştır.Yani demem o ki  kurtuluş mücadelesi çok önceden hazırlandı zaten.Atatürk' Samsun'a çıkmadan önce Damat Ferit ve derin devletin paşası olan Cevdet paşayla yemek yemiştir.Cevdet paşa yol boyuca Mustafa Kemal'e Damat Ferit Paşaya sakın ses çıkarma yemeğini ye diye tembihlemiştir.Damat Ferit 40 kişilik listeyi 20 kişiye indirmiştir ama sonunda ikna olmuştur.Osmanlı derin devleti,Damat Ferit Paşa'dan Samsun projesinin amacını saklamış ancak Vahdettinle iş birliği yapmıştır.Damat Ferit'den saklanmasaydı,bu İngilizlerin kulağına gider ve Atatürk Samsun'a çıkamazdı.Belki de çok zor bağımsızlığımızı alırdık.Belki de Lozan ile Sevr arası bir ülke olur çıkardık.Damat Ferit o yemekte;''Alt tarafı size küçük bir görev verdik,niçin bukadar muhalifi yanınıza almak istiyorsunuz'' demiştir.O sanıyor ki Karadeniz ve Anadolu'daki Türk isyancıları bastırmak için Atatürk Samsun'a çıkıyor.Cevdet Paşa'da İngiliz zırhlı gemileri göstererek;''Bunların gitmesi için bir planınız varmı?'' demiştir.Tabii ki Damat Ferit Paşa'nın böyle bir planı yoktur.Kendisi Yunanlılar halife hazretleri'nin izniyle geliyor karşı durmayın diyen bir zihniyettir.Meşhur yıldız sarayındaki görüşme de Vahdettin sadece Mustafa Kemal'i çağırmış ve Mustafa Kemal'e;Sen haklıydın ne yaparsan yap arkandayım,yeter ki bu milleti kurtar'' demiştir.Enver paşa da derin devlet paşalarından biriydi.Ancak dışlanmıştı ve ona rağmen Vahdettine mektuplar yazarak Mustafa Kemal'in Samsun'a gönderilmemesi gerektiğini söylüyordu.Vahdettin'in Atatürk hakkında idam kararı vermesi de,diğer bazı sözleride,İngilizleri uyutmak ve zaman kazanmak içindi.Daha anlatılacak çok şey var.

Sonuçta Mustafa Kemal 3 gün süren zorlu yolculuktan sonra Samsun'a ulaşır.Hatta bir ara İngilizler ona izin vermeyecekti.Ama kendi atadıkları paşa'nın imzasını gördükleri için geminin yolculuğuna izin verdiler.Bu bekleyiş yaklaşık,1,5 saat kadardı.Mustafa Kemal Samsun'a ulaşmadan önce zaten bir çok yerde bağımsızlık için savaş ve mücadele başlamıştı.Kendisi Kazım Karabekir'in karşısına ilk çıktığı zaman direk olarak şu cevabı duymadı;''Ordum emirinize hazırdır''.Kazım Karabekir Paşa ilk olarak reddetmiştir.Ancak Erzurum'daki meşhur postaneye gidilerek orada alınan gizli telgraf şifrelerini okuyan Karabekir paşa,bu teklifi kabul etmiştir.Hatta Mustafa Kemal Samsun'a ayak bastıktan sonra,Vahdettin gizli bir şekilde bütün Anadolu'daki komutanlara,valilere,din adamlarına ve tüm bürokrasiye telgraflar çekmiştir.''Bu telgrafım elinize ulaştığı anda bütün millet ona tabii olacaksınız o benim mutlak vekilimdir'' demiştir.Hayatı boyunca da Mustafa Kemal ile ilgili hiç bir kötü konuşması yoktur Sultan Vahdettin'in.Gittiği tüm şehirlerde padişah vekili olarak karşılanmış ve el üstünde tutulmuştur.

Mustafa Kemal Paşa Ankara'ya geldiği zaman meclis binasını hazır halde bulmuştur.O bina dediğim gibi bizzat derin devlet paşaları tarafından,Çanakkale savaşından sonra yenilenmiş örgüt tarafından yapılmıştır.Mustafa Kemal'in seçilmesindeki en önemli pay ise,halk tarafından sevilmesidir.Halk gittiği her yerde onu muzaffer bir paşa olarak kabul etmişlerdir.O büyük insandan başka bu ülkeyi kimse kurtaramazdı benim şahsi fikrim.Sonuçta o müthiş dahi ve şehitlerimizin şehadetleriyle kurtuluş savaşı başarıya erişmiş,düşman tam manasıyla denize dökülmüştür.İzmir marşlarıyla,İzmire giren ordu halk ile bütünleşmiştir.Tabii ki 1920-1923 arası anlatacaklarım vardı ancak uzun olmasın diye kesiyorum.Vahdettin'in sürgün olayı ise,kendisinin talebiyle gerçekleşecektir.Saltanat'ı o kadar badire ve olaylardan sonra kaldırmamakta ısrar eden idraksız meclis'e Mustafa Kemal oturduğu 19 numaralı masanın üstüne çıkarak;Efendiler içinde bulunduğumuz şartlara rağmen diye başlayan ve fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir diye biten bu konuşmadan sonra saltanat kaldırılmıştır.Ancak salatanat'ın kaldırılması Vahdettin'in bizzat Atatürk tarafından yurt dışına gönderilmesi demek değildir.Vahdettin bir çok din adamından muhafazakar kesimden tehdit mektupları almıştır.''Sen islam dünyası'nın halifesi olamazsın niçin Mustafa Kemal'e destek vermedin'' gibi bir çok hakaret içeren mektuplara daha fazla dayanamayan Vahdettin,Mustafa Kemal ve hükümete mektup yazarak ayrılmak istediğini beyan etmiştir.Ancak o mektup ortada yok haliyle!.Bunun üzerine istemeyerek de olsa Mustafa Kemal onay vermiştir.Halifelik makamının kaldırılması da son halife olan Abdülmecid efendi'nin Ankara hükümetiyle iyi geçinememesi ve neredeyse iktidar kavgasına tutuşmak istemesi üzerine kaldırılmıştır.Hatta bir mektubunda''Ben İslam ümmeti'nin halifesiyim.Bir kanun yapmadan evvel bana danışmanız gerekmezmi'' gibi bir cümle kullanmıştır.Bu mektupta orta da yoktur.Tabii ki halkın onu Topkapı sarayı'nda tahta oturtması da etkin rol oynamıştır.Bu iki hususta bizzat derin devlet paşaları'nın takdirleri ve bilgileri dahilinde uygulanmıştır.

 1923-1938 arası Türkiye'ye bakacak olursak,kimilerine göre kemalist devrim, bana göre Cumhuriyet devrimleri.O devrimlerin hepsi derin devlet paşaları'nın bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır.Harf İnkılabı öncesin de okuma yazma oranı,%8 ile %20 arasındayken,İnkılaptan kısa bir müddet sonra bu oran %40'ın üstüne çıkmıştır.Şapka devrimi,medeni kanun,Tevhid-i tedrisat,Türk dil kurumu,Anayasalar,Kılık kıyafet,Kadının seçme ve seçilme hakkı,Tekke ve Zaviyelerin kapatılması,Soyadı kanunu gibi daha bir çok İnkılap halk tarafından baskı olmadan gönül rahatlığı içinde kabul edilmiştir.Bunların hepsi derin devlet paşaları'nın izni ve onayı ile gerçekleşmiştir.Bu İnkilaplara karşı çıkanlar,bugün ki radikal İslamcı kesimden olanların dedeleridir.Bunlar İskilipli Atıf hoca gibi hainlerdir.Her zaman azınlıkta kalan bu zümreyi muhafazakar vatan millet sevdalısı kardeşlerimden ayırıyorum.Bana göre muhafazakarlık ile aşırı radikalcilik ayrıdır.Tıpkı kemalistlik ve Atatürkçülük gibi.

Daha anlatılacak çok şey var,ancak ana başlıklarıyla anlatmış oldum.Ayrıntılarına girsem çok uzun sürebilir.Biz Atatürk sevgisini,Osmanlı sevgisinden ayırmadığımız takdir de bu milletin önünde hiç bir güç duramaz.Yeter ki tarihçiyim diye ortalar da gezen bu çapulcu takımı,gerçekleri bu millete anlatsın.

Gazi Mustafa Kemal Paşa Osmanlı derin devleti paşasıdır.

 

Not:Ayrıntıları çekmiş olduğum video'mda izleyebilirsiniz.Link'i aşağıda paylaşıyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=YNlzvyQ7xGA&t=7s



Yazıya yapılan bütün yorumlar

Sertan Güneş 13.12.2017

Çok güzel bir yazı olmuş tebrikler.Atatürk Osmanlı Derin Devleti'nin bir adamıydı bende aynısını düşünüyorum.Rahmetli Erbakan hoca da aynı şeyi düşünüyordu.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.