18 FİL SURESİ (1-5)

1 E lem tere keyfe feale rabbuke bi ashâbil fîl.

1.            e lem tera: görmedin mi

2.            keyfe: nasıl

3.            feale: yaptığını

4.            rabbuke: Rabbinin

5.            bi eshâbi: sahiplerine, arkadaşlarına, ordusuna

6.            l-fîli: fil

“Görmedin mi nasıl yaptığını Rabbinin fil sahiplerine?”

Açıklama: Yani “duydun Rabbin fil ordusuna ne yaptı.” ‘Duymadın mı, duydun ya’ demek isteniyor. Belli ki bir sefer hali vardır ve atıf söz konusudur.

2 E lem yec’al keydehum fî tadlîl.

1.            e lem yec’al: çıkarmadı mı

2.            keydehum: onların tuzaklarını

3.            fî tedlîlin: boşa

 “Çıkarmadı mı onların tuzaklarını boşa?”

Açıklama: Yani “fil sahiplerinin tuzaklarını boşa çıkardı.”

3 Ve ersele aleyhim tayren ebâbîl.

1.            ve ersele: ve irsal etti, gönderdi

2.            aleyhim: üzerlerine

3.            tayran: kuşlar, uçan varlıklar, (akbabalar)

4.            ebâbîle: sürü sürü, kalabalık sürüler

“İrsal etti üzerlerine kuşları sürü sürü.”

Açıklama: Yani “üzerlerine kalabalık sürüler halinde uçan varlıklar saldı. (Aç, sefil veya salgın hastalıktan) herhangi bir nedenden dolayı ölen ve ölmekte olan fil ordusunun üzerine leş yiyici akbabaları saldı.” Bütün bir ordunun perişan olmasına neden olacak herhangi bir şey düşünün. Arap âlimler lekeli humma (basbe) ve çiçek hastalığı (cuderi) olabileceğini de söylüyorlar. Bazı otoriteler basbe’nin tifüsü ifade ettiğini ve hatta darbe anlamına geldiğini söylüyorlar. Uçan varlıklara akbaba dememizin nedeni perişan olmuş cesetleri ancak onlar lime lime edebilirler.

4 Termîhim bi hicâretin min siccîl.

1.            termîhim: onları (ya da onlara) atıyorlardı,

2.            bi hicâretin: sertleşmiş taşlara (ya da taşları)

3.            min: …dan

4.            siccîlin: çamur, Allah’ın takdiri olan taş gibi sert ceza darbesi

 “Onları atıyorlardı çamurdan sertleşmiş taşlara.”

Açıklama: Yani “onlardan kopardıkları et parçalarını daha da parçalansınlar diye yüksekten kayaların üzerlerine bıraktılar.”

5 Fe cealehum keasfin me’kûl.

1.            Fe cealehum: nihayet onları yaptı

2.            keasfin: ekin yaprağı gibi

3.            me’kûlin: yenmiş

“Nihayet onları yaptı yenmiş ekin yaprağı gibi.”

Açıklama: Yani “akbabaların saldırılarına uğrayan filler ve sahiplerinin leşleri nihayet onları orduya benzemez hale soktu. Adeta ekin yaprakları gibi oldular.” Bu durum sonraki sureye yansıyacaktır…

ALINAN MESAJ: Allah ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar zalimlerin tuzaklarını boşa çıkararak onları çeşitli vesilelerle perişan edebilecek kadar güçlüdür. Geçmişte böyle şeylere şahit olunmuştur. Böyle ibretli haberler sonraki nesillere intikal etmiştir. Öyleyse asıl güç Allah'ındır.

Haziran 2017


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019