11 DUHA SURESİ (1-11)

1 Ved duhâ.

1.            ve: andolsun

2.            ed duhâ: kuşluk vaktine

“Düşün aydınlık sabahı.”

Açıklama: Yani “nasıl ki doğdun ve her şey için bir başlangıç varsa…”

2 Vel leyli izâ secâ.

1.            ve el leyli: ve gece

2.            izâ: olduğu zaman

3.            secâ: zifiri karanlık çöktü (gecenin karanlığının en derin, en sessiz zamanı)

“Ve gece olup zifiri karanlık çöktüğünü.”

Açıklama: Yani “ölüm ya da her şey için bir son da var.”

3 Mâ veddeake rabbuke ve mâ kalâ.

1.            mâ veddea-ke: sana veda etmedi, seni terk etmedi

2.            rabbu-ke: senin Rabbin

3.            ve mâ kalâ: ve darılmadı

“Sana veda etmedi senin Rabbin ve darılmadı.”

Açıklama: Yani “Rabbin seni terk etmedi, senden vaz geçmedi." Belli ki bir süre vahy kesilmiştir. Böyle bir durum üzerine anlaşılan şudur: "Bir süredir sana vahyetmedi diye kalbinden geçirdiklerin doğru değildir; hayır Rabbinin seni unuttuğunu ya da sana darıldığını sanma. Bu davayı başlattıktan sonra seni yalnız bırakacak değilim. Onlar çektiğin sıkıntıları sana ceza olarak verdiğimi zannediyorlar ama öyle değil. Biz seni onların baş edemeyecekleri bir hale hazırlıyor yetiştiriyoruz.”

4 Ve lel âhıratu hayrun leke minel ûlâ.

1.            ve: ve

2.            le: mutlaka, elbette

3.            el âhıratu: ahiret, bundan sonraki

4.            hayrun: daha hayırlı

5.            leke: senin için

6.            min(e): ...den

7.            el ûlâ: evvel

“Ve elbette ahiret hayırlı senin için evvelkinden.”

Açıklama: Yani “aydınlık sabahın ve zifiri karanlık gecenin varlığı gibi bu dünyanın bir ahreti de var ve ahret ebedi olarak sınavı kazananlar için daha hayırlıdır.”

5 Ve le sevfe yu’tîke rabbuke fe terdâ.

1.            ve: ve

2.            le: elbette, mutlaka

3.            sevfe: yakında olacak

4.            yu’tî-ke: sana verecek, ihsan edecek

5.            rabbu-ke: senin Rabbin

6.            fe: böylece

7.            terdâ: sen razı olacaksın

“Ve elbette yakında sana vermiş olacak senin Rabbin böylece razı olacaksın.”

Açıklama: Yani “yakındır Rabbinin sana yardımı ve bu yardımdan memnun olacaksın.”

6 E lem yecidke yetîmen fe âvâ.

1.            e: mi?

2.            lem yecid-ke: seni bulmadı

3.            yetîmen: yetim

4.            fe: sonra

5.            âvâ: barındırdı

“Seni bulmadı mı yetim, sonra barındırdı.”

Açıklama: Yani “sen yetimken Allah sana sahip çıkıp korudu, sığınma imkânları verdi.”

7 Ve vecedeke dâllen fe hedâ.

1.            ve vecede-ke: ve seni buldu

2.            dâllen: dalâlette olanların arasında olma, dalâlette olma, hidayette olmama

3.            fe: sonra

4.            hedâ: hidayete erdirdi

“Ve seni buldu dalâlette sonra hidayete erdirdi.”

Açıklama: Yani “şimdi sana vahyetmekte olduğumuz ve olacağımız hakikatleri bilmediğin halde iken sonra sana vahiylerle kılavuzluk yapacağın yolu gösterdi; seni şuurlandırdı.”

8 Ve vecedeke âilen fe agnâ.

1.            ve vecede-ke: ve seni buldu

2.            âilen: yokluk

3.            fe: sonra

4.            agnâ: gani kıldı, zengin kıldı

“Ve seni buldu yoklukta, sonra gani kıldı.”

Açıklama: Yani “bütün bu sahip olduklarından mahrumdun; sonra Allah sana sahip olduğun her şeyi verdi; zenginleştirdi.”

9 Fe emmâl yetîme fe lâ takher.

1.            fe: artık

2.            emmâ: amma, fakat

3.            el yetîme: yetim

4.            fe: bundan sonra

5.            lâ takher: kahretme, üzme

“Ama artık yetimi sonradan kahretme.”

Açıklama: Yani “öyleyse sahip olduğun imkânlarla sen de yetimlere sahip çık.”

10 Ve emmâs sâile fe lâ tenher.

1.            ve emmâ: ve amma, fakat

2.            es sâile: isteyen (kimse)

3.            fe: bundan sonra

4.            lâ tenher: azarlama

“Ve ama isteyeni sonradan azarlama.”

Açıklama: Yani “muhtaç olanlara yardımcı ol, yardımsız geri çevirme.”

11 Ve emmâ bi ni’meti rabbike fe haddis.

1.            ve: ve

2.            emmâ: amma, fakat

3.            bi ni’meti: nimetini

4.            rabbi-ke: senin Rabbin, Rabbin

5.            fe: artık

6.            haddis: bahset, anlat, söz et

“Ve ama Rabbinin nimetinden artık söz et.”

Açıklama: Yani “bütün bu imkânları vereni unutma ve Ona şükret; Onun verdiğini bil.”

ALINAN MESAJ: Aydınlığı ve ardından aydınlığın da bir sonu olduğunu düşünmeliyiz. Daimi olan ahret geçici olan dünyadan daha hayırlıdır. Allah en muhtaç zamanlarımızda çeşitli vesile ve imkânlarla yardımcımız olur. Öyleyse yardıma muhtaç olanlara bakıp şımaracağımıza Allah’ın yardım vesilesi olmalıyız. Nimetlerin Allah’tan geldiğini unutmayıp Ona şükretmeliyiz.

Mayıs 2017


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019