9 LEYL SURESİ (1-21)

1 Vel leyli izâ yagşâ.

1.            ve: andolsun, düşün

2.            el leyli: gece

3.            izâ: olduğu zaman, olduğu an, olacağı an

4.            yagşâ: örtecek

“Düşün geceyi, örteceği zaman…”

Açıklama: Yani “düşün zamanın nasıl da gelip geçip gece olduğunu…”

2 Ven nehâri izâ tecellâ.

1.            ve en nehâri: ve gündüze

2.            izâ: olduğu zaman, olduğu an, olacağı an

3.            tecellâ: tecelli edecek, parıldayıp aydınlanacak

“Ve tecelli edeceği an gündüzü…”

Açıklama: Yani “düşün zamanın nasıl da gelip geçip sabah olduğunu…”

3 Ve mâ halâkaz zekera vel unsâ.

1.            ve mâ: ve şeye

2.            halaka: yarattı

3.            ez zekere: erkek

4.            ve el unsâ: ve dişi

“Ve yaratılışını erkeğin ve dişinin.”

Açıklama: Yani “erkeğin ve dişinin nasıl yaratıldığını düşün. İnsanın varlığına ve devamlılığına hizmet eden vesileleri düşün. Bunlar tesadüf eseri olacak kadar disiplinsiz değiller.”

4 İnne sa’yekum le şettâ.

1.            inne: muhakkak

2.            sa’ye-kum: sizin çalışmalarınız, sizin çabalarınız, gayretleriniz

3.            le: mutlaka, elbette, gerçekten

4.            şettâ: dağınık, çeşit çeşit

“Muhakkak ki sizin gayretleriniz mutlaka çeşit çeşittir.”

Açıklama: Yani “siz çok çeşitli hedefler peşinde gayret içindesiniz. Sürekli bir ümit, amaç ve çaba içindesiniz.”

5 Fe emmâ men a’tâ vettekâ.

1.            fe emmâ: fakat

2.            men: kim

3.            a’tâ: verdi

4.            ve ittekâ: ve takva sahibi oldu

“Fakat kim verdi ve takva sahibiyse...”

Açıklama: Yani “her kim başkaları için harcar ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşırsa, tehlikeye karşı kavi durursa…”

6 Ve saddeka bil husnâ.

1.            ve saddeka: ve tasdik etti, doğruladı

2.            bi el husnâ: hüsna'yı

“Ve kim tasdik ederse güzelliği...”

Açıklama: Yani “ve güzel olana güzel derse, güzele çirkin demezse, ön yargısızca dobra olursa, nihai güzelliğin gerçekliğine inanırsa, takva olmanın bedelinin iyi olacağına inanırsa…”

7 Fe se nuyessiruhu lil yusrâ.

1.            fe: o zaman, o takdirde

2.            se-nuyessiru-hu: biz ona kolaylaştıracağız

3.            li: için

4.            el yusrâ: kolaylık, kolay

“O zaman biz ona kolay olanı kolaylaştıracağız .”

Açıklama: Yani “onun için nihai huzura giden yolu kolaylaştıracağız. Allah zorluk dilemeyeceği için ona bu kolaylığı hissettireceğiz.” Yani “cömerte ikram ederek ve yardıma ihtiyacı olup dua edene yardım ederek destek olacağız, yolumuzda olana yardımcı olacağız.”

8 Ve emmâ men bahıle vestagnâ.

1.            ve emmâ: ve fakat

2.            men: kim

3.            bahıle: cimrilik etti

4.            ve istagnâ: ve kendini müstağni gördü, hiçbir şeye muhtaç olmayan, yeterli

“Ve fakat cimrilik yapan kimseye ve kendini müstağni görene…”

Açıklama: Yani “cimrilik yapana ve kendi kendine yeterli olduğunu zannedene gelince… Kendini yeterli görüp de azana gelince…”

9 Ve kezzebe bil husnâ.

1.            ve kezzebe: ve yalanladı

2.            bi el husnâ: hüsna'yı, güzel olanı, ahretteki malum güzelliği

“Ve yalanlayanı hüsna’yı…”

Açıklama: Yani “ve nihai güzelliği yalanlayana gelince…”

10 Fe se nuyessiruhu lil usrâ.

1.            fe: o zaman, o takdirde

2.            se-nuyessiru-hu: biz ona kolaylaştıracağız (onu başarılı kılacağız)

3.            li: için, ...u

4.            el usrâ: zorluk, zor olan, zor

“O takdirde biz ona kolaylaştıracağız zorluğu.”

Açıklama: Yani “onun için zorluğa giden yolu kolaylaştırırız.”

11 Ve mâ yugnî anhu mâluhû izâ teraddâ.

1.            ve mâ yugnî an-hu: ve ona fayda vermez

2.            mâlu-hu: onun malı

3.            izâ: olduğu zaman

4.            teraddâ: reddoldu, düştü, yuvarlandı, helâk oldu

“Ve ona fayda vermez onun malı tereddi edeceği zaman.”

Açıklama: Yani “onun malı mülkü onu korumaz, serveti onu korumaz mezarda ya da ahrette.” Burada sonraki dünyada lazım olacağına inanarak mezarlarına mallarıyla gömülenleri de hatırlayabiliriz.

12 İnne aleynâ lel hudâ.

1.            inne: muhakkak

2.            aleynâ: bizim üzerimizde, bize ait

3.            le: mutlaka, elbette, gerçekten

4.            el hudâ: hidayet

“Muhakkak ki bize aittir elbette hidayet.”

Açıklama: Yani “doğru yolu gösterme yetkisi bizdedir; doğru yola girmenize ancak biz yardımcı olabiliriz.”

13 Ve inne lenâ lel âhırate vel ûlâ.

1.            ve inne: muhakkak ki

2.            lenâ: bize aittir, bizimdir

3.            le: mutlaka, elbette, gerçekten

4.            el âhırete: ahiret, ahir olan, sonraki

5.            ve el ûlâ: ve evvel, önce olan, önceki

“Ve muhakkak ki bizimdir elbette ahret ve öncesi.”

Açıklama: Yani “hem öteki dünya ve hem de bu dünya hayatı üzerindeki hâkimiyet bizimdir. Allah nasıl bu dünyada her şeye hâkim ise diğer dünyada da her şeye hâkim olacaktır.”

14 Fe enzertukum nâran telezzâ.

1.            fe: öyleyse, işte

2.            enzertu-kum: ben sizi uyardım

3.            nâren: ateş

4.            telezzâ: alevleri çoğalan, yakıcılığı gittikçe artan

“İşte sizi yakıcılığı gittikçe artan bir ateşle uyardım.”

Açıklama: Yani “öyleyse ben sizi uyarıyorum alevler saçan ateşe karşı.”

15 Lâ yaslâhâ illâl eşkâ.

1.            lâ yaslâ-hâ: ona yaslanmaz, atılmaz

2.            illâ: den başka

3.            el eşkâ: çok şâkî olan

“Ona yaslanmaz çok şâkî olandan başkası.”

Açıklama: Yani “ona eşkıyalık yapandan başkası atılmaz; ancak hak edenler atılır.”

16 Ellezî kezzebe ve tevellâ.

1.            ellezî: o ki

2.            kezzebe: yalanladı

3.            ve tevellâ: ve yüz çevirdi

“O ki yalanladı ve yüz çevirdi.”

Açıklama: Yani “hakikati yalanlayan ve ondan yüz çeviren azgınlar girer cehenneme.”

17 Ve se yucennebuhâl etkâ.

1.            ve se-yucennebu-hâ: ve ondan uzaklaştırılacak

2.            el etkâ: çok takva sahibi olan, etkin

“Ve ondan uzaklaştırılacak çok takva sahibi olan.”

Açıklama: Yani “Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde olanlar (ateşten) uzak kalacak.”

18 Ellezî yu’tî mâlehu yetezekkâ.

1.            ellezî: o ki

2.            yu’tî: verir

3.            mâle-hu: malını

4.            yetezekkâ: temizlenir, arınır

“O ki verir malını, arınır.”

Açıklama: Yani “arınmak için servetinden başkalarına harcayanlar…”

19 Ve mâ li ehadin indehu min ni'metin tuczâ.

1.            ve mâ: ve olmaz, değildir

2.            li ehadin: bir kimseye

3.            inde-hu: onun yanında

4.            min nimetin: bir ni'met

5.            tuczâ: karşılığı olsun, cezası

“Ve değildir bir kimseye onun indinde bir nimet karşılığı.”

Açıklama: Yani “ve takva sahiplerinin bir kimseye malını vermesi onun indinde ‘bir nimet karşılığı olsun’ diye değildir.” Yani gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak değildir. İyilik gördü diye iyilik yapıyor değildir çünkü iyilik yapmak onun kişiliğinden gelir, çıkarcılığından değil. İyiliği Allah nimet versin diye de değil, - sonraki ayetten belli ki - Allah’ı rızasını elde etmek için yapacaktır.

20 İllâbtigâe vechi rabbihil a’lâ.

1.            illâ: ancak, sadece

2.            ibtigâe: ibtiga etti, istedi, diledi

3.            vechi: vech, yüz, zat

4.            rabbi-hi: onun Rabbi

5.            el a’lâ: yüce

“Sadece ibtiga etti Yüce Rabbinin vechini.”

Açıklama: Yani “yalnızca yüce Rabbinin rızasını kazanmak için. Rab yüzünü çevirsin (razı olsun) diye.”

21 Ve le sevfe yerdâ.

1.            ve le: ve mutlaka

2.            sevfe: yakında olacak

3.            yerdâ: razı olacak

“Ve mutlaka yakında razı olacaktır.”

Açıklama: Yani “böyleleri de zamanı geldiğinde sevinci tadacaklar. Zaman hızla akıp geçtiği için ahrette ödülün gelmesi de yakındır.”

ALINAN MESAJ: Tabiat kanunlarına ve mahlûkata bakarak tefekkür etmeliyiz. Allah cömert ve takva olup da hakka riayet edene yâdım eder. Bunların aksini yapanların başına da bunların aksi gelir. Dünyada sahip olduğu güç ahrette ona fayda vermez. Hidayet Allah’tandır. Dünyanın da ahretin de sahibi Allah’tır. Bizi akıbetimizin kötü olacağı hususunda uyarmıştır. Ancak kötü kimselerin akıbeti de kötüdür. İyilerin sonu da iyi olacaktır. İyiler menfaat için değil, Allah rızası için cömert olurlar.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019