HALK İHTİLALİ

  16 Nisan referandumuyla Türkiye yönetim biçiminde değişikliğe gitti. Türkiye yaklaşık 141 yıldır uyguladığı parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş yaptı. 1876'da I. Meşrutiyetle parlamenter sisteme geçen Türkiye 1908 II. Meşrutiyet ve 1923 cumhuriyetin ilanlarıyla parlamenter sistemi güçlendirmişti. 16 Nisan'da ise yepyeni bir sistemle tanıştık. Bu sistem değişikliği her şeyden önce toplumsal tabanı sağlam bir halk hareketidir. Türkiye ilk kez yönetim biçimini kanlı bir ihtilal ya da bir savaş sonrası değil de halk iradesiyle revize etti. Parlamenter sistemde nasıl sancılar yaşandıysa bu sistemde de sıkıntılar yaşanacaktır. Sistemin oturması bugünden yarına gerçekleşmeyecektir. Sistem teoriden pratiğe döküldüğünde zamanla eksikleri tamamlanacaktır. Halk desteğinin beklenenden düşük çıkması ise halkın değişime tedirgin bakmasından kaynaklanıyor. Halkımızın muhafazakar yönü ideolojilerinin önüne geçti ve kıl payı bir sonuçla karşılaştık.  
  Referandumda ilginç sonuçlarla karşılaşık. Hükümetin ve cumhurbaşkanının son iki yıldaki milliyetçi söylemlerine rağmen Ak parti ve Mhp'nin güçlü olduğu yerlerde oy kaybına uğranıldı. Şüphesiz kayıplar iki parti tabanından da kaynaklandı. İstanbul ve Ankara'nın kaybedilmesi Ak Parti'nin başarısızlığıdır. Mhp tabanının ekseriyetinin ise parti kararına uygun hareket etmediği görüldü. Diğer taraftan doğu ve güneydoğunun hemen hemen tamamında Ak Parti'nin 1 Kasım'daki oy oranının 15-20 puan üzerinde evet oyu çıktı.Bu sonuç kayyumların, vekillerin tutuklanmasının bölge halkını devletten kopardığı iddiasını çürüttü. Tabi bunda Erdoğan faktörü de öne çıktı. Bölge halkı iktidar ve Erdoğan'ın milliyetçi söylemlerine rağmen dini hassasiyetleriyle cumhurbaşkanına sahip çıktı. Gördük ki pkk bölgede tabanını yitirmiştir. Bundan sonrası için özellikle iktidar partisi temsilcilerinin ve hükümete yakın medyanın 'gereksiz içi boş milliyetçilik' yapmaması bölgenin devletiyle kucaklaşmasına ve pkk ve siyasi uzantısının tarihe gömülmesine vesile olabilir. Sonuç olarak Referandum için Ak Parti ve Mhp'nin mağlubiyeti; sistemin parlamentoya sunulmasını sağlayan Bahçeli ve meydanlarda 'evet' sonucunu koparan Erdoğan'ın zaferi diyebiliriz.

  Artık yapılması gereken uyum yasalarını bir an önce çıkarmak ve özellikle siyasi partiler kanunu değiştirip parti içi disiplini gevşetmek olmalıdır. Particilik anlayışının son bulması açısından bu hayati önem taşımaktadır. Seçim barajı en az yüzde 5'e çekilmelidir.
  Evetçi-hayırcı dönemi kapanmıştır. Bu sistem değişikliği 80 milyonun kazanımıdır. Başta iktidar olmak üzere muhalefet ve medya ayrıştırıcı söylemleri terk etmelidir. Zaten referandum sonuçları da göstermiştir ki Türkiye'de ideolojiye dayalı ayrıştırıcı siyaset son bulmuştur. Yeni sistem etnik milliyetçi gruplara, aşırı sol ve radikal İslami gruplara iktidar kapısını sonuna dek kapatmıştır.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
HUKUKTA KÖPRÜNÜN ALTINDAN SU AKMAZ Politika 21.06.2017
CAM KÜREDEN İHANET ÇIKTI Politika 07.06.2017
NE MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE Genel 03.05.2017
YERLİ VE MİLLİ İSLAMCILIK (!) Genel 25.04.2017
EMPERYALİSTİN İYİSİ OLMAZ Politika 07.04.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AKP'NİN DUYARSIZLIKLARI VE GELİŞMELER Politika 22.07.2017
15 TEMMUZ'U SULANDIRMAK... Politika 21.07.2017
SÖZÜM KENDİME PAY ALACAK BUYURSUN Politika 20.07.2017
Bir Temmuz Masalı Politika 18.07.2017
Darbe ve ''MİLAT'' Politika 16.07.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.