16 NİSAN ÜZERİNE

Selamun aleyküm.
Yazacaklarım sadece kendi fikrimdir.
Yorum tartışması yapıp kalpler kırılsın istemiyorum. Tartışmak için özelden yazın lütfen. Gerektiğinde telefon numaramı da verdiğimi, dışarıda buluşup bu konuları kardeş kardeşe konuştuğumu herkes biliyor.

Öncelikle 16 Nisan'ın bir sistem değişikliği olduğu gerçeğini görürsek, tartışmaları Erdoğan şahsından değişikliğe çevirirsek daha iyi olacaktır.
En çok tartışılan maddeleri naçizane açıklamak istiyorum. Zira yargıya tarafsızlık ilkesi, milletvekili sayısının 600'e çıkması, ve seçimlerin 5 yılda 1 ve aynı gün yapılması değişikliğini tartışmanın pek bir mantığı yok.

1-) 18 yaş mevzusunu ileri dönemler için iyi bir adım olarak görüyorum. 15-20 yıl sonra 18-25 yaş arası gençlerin daha etkin rol oynayacağı kesin. 60 yaşındaki ısmarlama vekil emeklinin hakkını savunurken, 18-20 yaşında genç öğrenci neden hakkını savunamasın? Yıllardır gelmeyen parasız eğitimin de genç vekiller ile anca gelebileceğini düşünüyorum.

2-) Değişen 5 ve 6. Maddeler kuvvetler ayrılığına ters düşen güvenoyu uygulamasını ortadan kaldırıyor. Milletin oyuyla seçilen hükümetlerin mecliste tekrar güvenoyu alması saçmalığı son buluyor. Özellikle 6. Madde ile cumhuriyet tarihi boyunca sadece 3 kez uygulanan, meclisin işlevselliğine set olan gensoruyu kaldırıyor. Bunun yerine yazılı soru, meclis araştırması ve genel görüşme ile denetim de kapsamlı hale geliyor.

3-) 7.Madde mevcut durumdaki geniş yetkilere sahip ama sorumsuz ve millete hizmet etmeyen cumhurbaşkanını aktif kılıyor. Aynı zamanda millete 100.000 imza ile istediği kimseyi Cumhurbaşkanı adayı gösterme yetkisini tanıyor.

4-) 8.Madde hem yargının tarafsızlığı hem Cumhurbaşkanının aktif siyasete girmesi ile iç içe. Yasama Yürütme ve Yargı ayrımı bakımından yargıyı tarafsız ve bağımsız kılarken, yürütmeyi Cumhurbaşkanına, yasamayı meclise bırakıyor.

5-) 9.Madde ile Cumhurbaşkanı ve hükümetin yargılanmasında sınırlar belirleniyor. Mevcutun aksine her türlü suçtan yargılanabilecekler artık. Salt çoğunluk ile yargı yolunun açılması ve 400 vekille yüce divana gönderilmeleri söz konusu oluyor. Bu sayılar üzerinde çokça tartışma yaşandı lâkin bu paket ilk MHP'ye geldiğinde 450'li sayılar konuşuluyordu. Yüzde 13'lük MHP bu oranlarda değişiklik yaptırırken anayasa görüşmesi bile yapmayan CHP'nin bundan dem vurması da ironiktir.

6-) 11.Maddede yenileme kararı karşılıklı oluyor. Cumhurbaşkanı ve Meclis kriz zamanlarında ülkeyi tümden genel seçime sokuyor. Hakkında soruşturma açılan Cumhurbaşkanı yenileme kararı alamıyor. Yani bu madde sıkışan cumhurbaşkanının limanı olmayacak.

7-) Madde 14'te HSYK üyelerinin atanması durumu var. 13 üyenin 4'ünü mevcuttaki gibi Cumhurbaşkanı seçiyor. 2'si Adalet Bakanlığınca atanıyor. Yenilik şu: Artık 7 üyeyi ne idiğü belirsiz kurul üyeleri değil bizzat milletin seçtiği vekiller belirliyor.

8-) 15.Maddede Cumhurbaşkanına bütçe hazırlama yetkisi tanınıyor. Cumhurbaşkanı'nın bütçesi kabul edilmezse bir önceki dönemin bütçesi yeniden değerleme oranıyla yürürlüğe girecek. Yıllardır bütçe görüşmelerinin meşgul ettiği meclisi rahatlatacaktır.

9-) Bir de son dönemde ortaya çıkan eyalet tartışmalarına 8. Maddede yazan şu cümle güzel bir cevap olacaktır sanırım:
"Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz."
Yani ilk 4 maddenin teminatı da esasında bu madde oluyor.

10-) Diğer maddeler akıllarda kalmasın diye söyleyeyim: askeri vesayet ve sıkıyönetimin tarih olmasını konuşmaya gerek duymadım. Yine hükümetin şekli gibi konulara da aynı sebepten değinmedim.

Ekseri olarak değerlendirdiğim bu maddelere yorumum şudur: #EVET