DİYARBAKIR YETİM…

Osmanlı yıkılıp Cumhuriyet kurulurken Diyarbakır Türkiye’nin 3. büyük sanayi şehriydi.
Diyarbakır o zamanlar bir “GÜL” şehriydi.
150 yıl önce Diyarbakır ile Siverek arası o kadar fazla sık ormanlarla kaplı idiki Vali Kurt İsmail Paşa yol açılsın, insanlar rahatça Siverek’e gidebilsin diye baltacılardan oluşan bir ekip kurmuş ve Ormanda yol açmış.
Diyarbakır Bingöl arası da yine çok sık Ormanlarla kaplıymış o yıllarda.
Şimdi o Siverek yolunda birkaç ağaç yan yana görürsek çok şaşırıyoruz!
Çok değil, daha 20-25 yıl öncesine kadar da Diyarbakır "Doğu’nun Paris’i" olarak anılırdı…

Cumhuriyet dönemi Hükümetlerinin tamamı Diyarbakır’a yatırım yapmamayı temel ilke edinmişlerdi ama Diyarbakır sevdalısı Siyasetçi ve Bürokratların zorlamasıyla bir Üniversite ve bazı ufak tefek yatırımlar şehre getirilmişti.
Doksanlı yıllarla beraber Diyarbakır çok ciddi bir tahribata maruz kaldı.
Köyleri yakılan, yıkılan çevre il ve ilçelerden yüzbinlerce insanımızın sığındığı, sığınmak zorunda kaldığı bir şehir olarak Kültürel, Sosyal ve Ekonomik travmalara maruz kaldı.
Bir anda gelen bu büyük göç dalgasına karşı hazırlıksız olan Diyarbakır bu ciddi felaketi kaldıramadı.
Bu yıllarda şehir içinde yaşanan faili meçhuller ve PKK-Hizbullah çatışmalarından kaynaklı ciddi Güvenlik problemleri yüzünden Diyarbakır sevdalısı bir yığın insan yerleşmek için Batı illerine gitti.

Diyarbakır’ın zenginleri, Diyarbakır’ın Kültürel zenginliği olan Kültür ve Sanat adamları şehri terk edip İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep ve Mersin gibi Batı illerine yerleşmeye mecbur kaldılar.
Devlet kimliği kullanan Jitem gibi birileri ve PKK-Hizbullah gibi yerel örgütler adeta işbirliği halinde korkuttuk, bunalttık adam gibi adamları, adeta kaçırttık Diyarbakır sevdalılarını.

Sadece bir isim olsun, bir örnek olsun diye belirtmek gerekirse, Diyarbakır’a ilk yerli Süper Marketi olan DİMAR’ı açan, Diyarbakır’a mükemmel bir Gıda Toptancılar Sitesini kazandıran, Diyarbakır’ın ilk Çerez fabrikasını açan, Diyarbakır’dan Van ve Hakkâri’ye kadar Toptan gıda satışı yapan ve iyi bir Diyarbakırspor sevdalısı olan Yesari KOÇAR gibiler şimdi Eskişehir’de el üstünde tutuluyor… Diyarbakır’ın elinde tutamadığı ufku açık bir değerini şimdi Eskişehir halkı el üstünde tutuyor. Daha açıkçası, Biz kaybettik, Eskişehir kazandı…
Maalesef Yesari KOÇAR gibi yüzlerce örnek var.
Rahat, Huzur göremeyen çoğu İş Adamı ve Sanatçımız şehrimizde yok şimdi.
Diyarbakır bu değerlerine sahip çıkamadı maalesef.
Ve şehrimiz şehrimizi dert edinmeyen yabancıların elinde kaldı.
Şimdi artık kendi şehrimizde bir Diyarbakır sevdalısını bile seçemiyoruz. Vekillerimizi seçmekten, kendi vekil adaylarımızı genel merkezlere dayatmaktan bile aciziz.
Düşününki bu şehirde en çok oy alan iki partiden birincisinin vekil adaylarının ile 5 sırasında bir tane bile Diyarbakır yerlisi YOK!
Diğer 2. En çok oy alan partide ise 11 kişilik listemizde komşu bir tane şehirden 3 tane vekil adayı var!
Yabancıların şehrimizde bizden çok daha fazla söz sahibi olmasını engelleyemiyoruz.
Vekillerimizin çoğu yabancı, bizi temsil etmiyorlar.

STK’larımız duyarsız.
STK’larımız şehri kalkındıracak projeler yerine kendi örgütsel menfaatlerinin peşinde. STK’larına mülk edinme, SODES’lerden pay kapma derdinde…
İnsanlarımız duyarsız.
Şehirlerini kalkındırmak gibi bir dertleri kalmamış.
Şehirlerinin Kültürel, Sosyal ve Ekonomik kalkınmışlığı yerine kendi kişisel menfaatlerinin/menfaatlerimizin, ikballerinin peşinde koşuyorlar/koşuyoruz.

Diyarbakır ile aynı nüfusa sahip Kayseri bugün 4. Büyük Organize Sanayisini kurmuş, 4 adet Üniversite ile şehir kalkınmış ve fazlasıyla gelişmiş.
Oysa aynı nüfusa sahip Diyarbakır’ımda bırakın 4. Organize Sanayiyi, var olan bir tanesinde bile epey bir sayıda mülk Halı Yıkama Fabrikası olarak çalışıyor! Millet Organize sanayilerinde Halı üretirken biz ancak halıyı yıkıyoruz!
Organize Sanayi mülklerini Halı yıkama Fabrikası olarak kullanan herhalde tahminim dünyada tek şehir biziz!
Şimdi Diyarbakır’ım sahipsizlikten dolayı resmen Can çekişiyor, Sahip çıkan yok...

Bürokraside, Medyada, Siyasette herkes Rantizmin esiri olmuş, herkes birşeyleri tırtıklama derdinde...

Şehrin dört yanında Tefeciler, Bahisçiler, Uyuşturucu satıcıları fink atıyor, bunlar yüzünden aileler parçalanıyor, kimsenin umurlarında değil...

Gayet rahatlar, pis işlerine karışan, engelleyen yok...

Diyarbakır'ımızın dört bir yanı parsel parsel yağmalanıyor...

Tarihi eserlerimiz yol olmaya terk edilmiş...
Tarihi ve Sembol Köprülerimizin altına beton dökülerek Rant aracı haline getiriliyor.
Şarkılara, Şiirlere konu olmuş Kırklar Dağı hepimizin gözleri önünde, hepimizin suskunluğu içinde Beton yığınlarına teslim oldu, biz sadece seyirci kaldık…

Vekillerimiz, Valilerimiz, Kaymakamlarımız, Belediye Başkanlarımız, Bürokratlarımız yabancı…

Yabancı olunca maalesef dertlerimiz umurlarında değil, herkes günü kurtarma telaşında.

Herkes gününü doldurma, cebini doldurma derdine düşmüş.
Diyarbakır’ı kalkındırmak umurlarında değil.
Diyarbakır’ın gelişmesi umurlarında değil.
Tayin olarak gelmişler ve başka bir yere tayinleri çıkana kadar da kendilerini meşgul gösteriyorlar.
Ciddi bir yatırım yok.
Ciddi bir kalkınma hamlesi yok.
Ağzımıza bir parmak bal çalmak babından, “Sus payı” gibisinden minnacık, göstermelik işler yapıyorlar…
Oysa biz günü kurtaracak Balık değil, Balıkları yakalamak için, geleceğimizi şekillendirmek için “Olta” istiyoruz. Bize gereken Olta’dır, bize olta verilirse biz kendi balığımızı kendimiz yakalarız.
Olta Fakültelerdir, Olta Fabrikalardır (Halı Yıkama Fabrikası değil) ,
Yazık, Diyarbakır ölüyor, çığlığını duyan yok...

Şimdi Diyarbakır sahipsiz...

Şimdi Diyarbakır öksüz...

Şimdi Diyarbakır yetim...

Diyarbakır’a, Diyarbakırlıların el atma, sahip çıkma zamanı gelmedimi?
Hala bu sahipsizlik karşısında 3 maymunları oynamaya devam mı edeceğiz?
Gerçek Diyarbakırlıların yabancı hegemonyasına karşın kendi değerlerine sahip çıkması gerekiyor?


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
RAMAZAN PİŞKİN MESELESİNE DAİR Sosyal 05.06.2020
GENÇLER NEDEN EVLEN(E)MİYOR? Sosyal 22.05.2020
CORONA GÜNLERİNDE TOPLU ULAŞIM Sosyal 28.04.2020
SOSYAL YARDIMLAŞMADA TEKELLEŞME SORUNU Sosyal 23.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 01.07.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 17.06.2020