Mehmet PAMAK ve HÜKÜMET

Sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; Mehmet PAMAK bu ülkenin ve bu Ümmetin onurudur.
Kimdir Mehmet PAMAK?

1950 yılında Van Erciş kökenli olup Çanakkale Ezine’de sürgün yaşayan bir Kürt ailesinin oğlu olarak Ezine Pınarbaşı köyünde dünyaya geldi.
Tercüman, Hergün, Ortadoğu, Yeni Düşünce gibi ırkçı gazetelerde yazılar yazdı.
"Ülkücü Kadro" dergisini çıkardı. Bu arada 3 kitabı yayınlandı.
1981 yılında Darbe sürecinde Çanakkale’den Danışma meclisine seçildi.
Danışma Meclisi üyeliğinden sonra özellikle Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan başta olmak üzere birtakım Milliyetçi, Muhafazakar ve Müslüman çevrelerin teşvik ve desteğiyle 1983 yılında bugün adı MHP olan Muhafazakar Parti'yi kurdu ve ilk Genel Başkanı oldu.
Yani, hayatının bir döneminde Irkçı, Milliyetçi bir görüşe sahip olmuş, 1986 yılından sonra ise Tevhidi, Ümmetçi bir bakış açısı ile İslamı benimsemiş ve eski Cahili, Irkçı, Kemalist görüşlerinden beri olduğunu ve tevbe ettiğini haykırmış bir insandır.
Yeni döneminde Zaman GazetesiYeryüzü DergisiSelam Gazetesi ve Haksöz Dergisi başta olmak üzere değişik İslami yayın organlarında yazılar yazmıştır.

Kürt Sorunu konusunda yaptığı İslama uygun, Mükemmel tespitler İslami Camiada çığır açmıştır.
1993 yılında yayınladığı "Müslümanlar ve Kürt Sorunu" adlı kitabı o dönemde çok beğenilen bir kitaptı. 

İnsan Hakları konusunda pek bir çalışması olmayan İslami Kesim içinde, Mazlumder'in kurulmasına ön ayak olmuş ve ilk yıllarında da 1,5 yıl boyunca Genel Başkanlığını yürütmüştür.

Mehmet PAMAK'ın İslamı ülkemizde en müspet yorumlayan nadir insanlardan biri olması hasebiyle gözaltına alınmasını doğru bulmuyorum. Birileri göz altına alınacaksa bunlar Adnan OKTAR ve kedicikleri gibi İslamı açıkça canlı yayınlarda fuhşiyata çevirmeye çalışan sapıklar ve İslam üzerinden televizyonlarda dandik ürünlerini Allah, Peygamber isimlerini kullanarak Para kazanmaya çalışan haysiyetsiz din tüccarları göz altına alınabilir, hatta idam bile edilebilir!!!

“İslam” adı altında insanlarımızı resmen ve alenen ifsad etmeye çalışan bunca şerefsiz, sapık görüşlü mahlukat orta yerlerde dolaşırken Mehmet PAMAK gibi bir Alimin göz altına alınmasının hiç bir izahı olamaz...

İLKAV Vakfı daima yasal çalışan, Hiçbir yasadışı faaliyet içinde olmayan bir Vakıftır.

24 yıldır düzenli olarak Cuma günleri Cuma namazı saatinde Cuma Hutbesi verilen bir yerdi.

28 Şubat sürecinde dahi Cuma Hutbelerine devam eden bir vakfa Cuma Namazı saatinde baskın yapılması asla doğru bir yöntem değildir.

Belliki Hükümet veya Emniyet içindeki Kripto birileri Referandum öncesi Akpartiyi zor durumda bırakmak için devreye girmiştir.

Bundan önceki KHK'larda da görüldüğü gibi birileri İslami şahsiyetli kişileri özellikle hiç bir suçları olmamasına rağmen görevden ihraç etmekte, Alimleri göz altına almakta ve bu yolla da Akpartinin İslami Camialar nezdindeki itibarını ayaklar altına almaya çalışmaktadırlar.

Bu yolla bir taşla resmen kuş katliamı yapılmaktadır;
1.) İslami hareketler içerisinde yasal, meşru ve halk nezdinde itibarı olan “aktif” çalışanların tasfiyesi sağlanmaktadır,
2.) Hükümete olan güven zedelenmektedir,
3.) KHK’ların sulandırılması sağlanmakta ve KHK’ların meşruiyeti tartışmaya açılmaktadır,
4.) Camialar arası ihtilaflar oluşturulmakta, Camiaların Akparti’ye olan bakış açısının Müspetten, Menfiye dönüştürülmesi istenmektedir.
5.) At izinin İti izine karıştırılması sağlanmakta ve bu yolla gerçek suçluların kamufle edilmesi sağlanmakta ve “Dost” bilinenlerin de “Düşman” safına geçmesi sağlanmaktadır.
 

Akpartinin ve hükümetin bu konuda ciddi bir çalışma yapması ve bu şekilde, özellikle provokatif işlemler yapanlar hakkında işlem yapması gerekmektedir...

24 yıl boyunca 28 Şubat süreci dahil hiçbir kesintiye uğramadan Vakıf merkezinde sürdürülen bir Cuma namazı sırasında baskınvari bir gözaltına alma girişimi provokatif amaçlıdır ve insanların Polise karşı çıkması ve arbede çıkması istenmiştir.

Bundan önceki süreçte KHK'lar ile Özgürder Antalya İl Temsilcisinin, Memur Sen'e bağlı Bürü Memur Sen Diyarbakır İl Başkanının, Memur Sen'e bağlı Eğitim Bir Sen Hakkari İl başkanının ve benzeri yüzlerce insanın hakkının hukukunun çiğnenmesine sebep olunmuştu.

Bu hak ihlallerini bile isteye yapan görevlilerin görevden alınmaması ve görevlerine devam etmelerinin bir sonucu olarak bu kripto görevliler giderek daha da fazla insanı bilerek mağdur etmeye çalışıyorlar.

Bu duruma sebep olan görevlilerin mutlaka açığa çıkması ve görevden el çektirilmesi gerekmektedir.

Durum Akparti ve Hükümet açısından giderek daha vahim bir hal almaya doğru gidiyor.

Bir an önce tedbirler alınmazsa sıkıntıların büyüyeceği aşikardır...
Avrupa’nın, ABD’nin ve dünyanın tüm Emperyal güçlerinin ülkemizi ve Akparti iktidarını yok etmek üzere seferber halinde olduğu bir zaman diliminde bize düşen şey ihtilafları arttırmak değildir.
İslami Camiaların birbirine daha fazla kenetlenmesi ve bu kurulan tuzakları boşa çıkarması gerekmektedir.
Kurulan tuzak bellidir, İslami Camialara en fazla alan açan bu Hükümet ile İslami Camiaların arasını açmak istemektedirler. Hükümetin her taraftan ağır bir baskı altında olduğu unutulmamalıdır.
Dünya Mazlumlarının hamisi iddiasındaki bir Hükümetinde “Dostları” ile “Düşmanları” arasındaki “farkı” ayırabilecek bir ferasete, bakış açısına ve kadroya sahip olması gerekmektedir.
Umarız bu yanlışlar tez elden düzeltilir ve bir daha da tekrarlanmasına fırsat verilmez...
 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
RAMAZAN PİŞKİN MESELESİNE DAİR Sosyal 05.06.2020
GENÇLER NEDEN EVLEN(E)MİYOR? Sosyal 22.05.2020
CORONA GÜNLERİNDE TOPLU ULAŞIM Sosyal 28.04.2020
SOSYAL YARDIMLAŞMADA TEKELLEŞME SORUNU Sosyal 23.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 01.07.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 17.06.2020