YÖNETENLER ve YÖNETİLENLER

İnsanlar nerede durmaları gerektiğini bilmeliler. İnsanlığın mahvının en büyük sebebi mülk edinme arzusudur. Bu arzu toplumda sınıflı yapıları oluşturmaktadır. Sınıflı yapılarda ise mülkiyeti elinde bulunduranlarla ona bağımlı yaşayan (işçiler, yoksullar, gençler, kadınlar vb. tüm emekçiler) arasında adaletsiz (kapitalist) bir dünya oluşmuştur.

Oluşan bu yapıda mülk sahipleri yönetme hakkını da daima ellerinde bulundurmuşlar, haksız yasalar yoluyla hem mülklerini hem de iktidarlarını garanti altına almışlardır.

 

 

Yönetenler hep kendi saflarında yerlerini alırken, Yönetilenler ise olması gereken safta olmamıştırlar. Maalesef saflarını hep karıştırmaktadırlar. 

Yöneten - gücü elinde bulunduranlar hep yarattığı “kendi hukukunu” yönetilenlere dayatmaktadır. Yönetilenlerse çaresizlik içinde “yönetenlerin hukukuna” sığınmaktadır.

Bir tahterevalli düşünün yönetenler ve Yönetilenlerin tahterevallinin iki ucuna binseler, yönetenler (resimde fareyle temsil edilmiştir) az sayıda olmalarından havada kalırlar. Ama gerçek hayatta yönetenler bunu hep dengede tutmaya çalışırlar. Aksi halde yönetilenler kendi hukukunu oluşturup yönetenin hukukunu askıya alacaklardır.

Bu muazzam gücün farkında olan yönetenler yönetilenleri sağ, sol, milliyetçi mukaddesatçı cenahlara ayrıştırılarak güç kaybetmelerini sağlamaktadırlar.

Ülkemizde çalışan ve üretenlerin büyük çoğunluğu yönetilen olmasına karşın yönetenin yanında yer alması yönetilenlerin dini ve milli duygularıyla hareket etmelerinden kaynaklanmaktadır.

Yönetenler bu argümanları kullanılırken maalesef yönetilenlerin kendi aralarında gerici, ilerici, tutucu, liberal milliyetçi, dinli, dinsiz vb şekilde ayrıştırılması önemli bir etken olmuştur.

Oysa mağdur olan hep çalışan, üreten ve yönetilen kesimlerdir. Yöneten kesimler yönetileni en hassas yerinden yakalıyorlar. Bizim ülkemizde hiçbir kişi ne dinine nede milliyetine toz kondurmaz.

Popüler sıfatlarıyla sağ veya sol cenahtan hiçbir yönetilen bu ülkenin yaşanamaz bir ülke olmasını istememiştir. Sağ veya sol cenahtan insanların amacı hep aynı, özgür bir vatandaş olarak çalışmasının karşılığını alan mutlu müreffeh bir vatandaş olarak vatanına milletine daha iyi nasıl hizmet edebilirim mücadelesi olmuştur.

Ne sağdaki ne soldaki yönetilenler haindir. Esas hainler konu memleket sorunları olunca hiçbir fikrim yok diyenlerdir. Memleket meselelerine sırtını dönenlerdir.  TBMM’nin eş anlamlısının parlamento olduğunu bilmeyenlerdir. Yarınlarımıza yön vermek üzere eğitim aldığını sanan, ancak (son yıllarda sanayisi hızla gelişmiş yıldız şehrimiz Kayseri 'de Pakize Sudanın bir TV programında vatandaşlara) bir yılda kaç hafta vardır sorusuna doğru cevap veremeyenler (büyük çoğunluğu ne yazık ki aynı zamanda gençler) zavallılardır.

Bu insanlar seçim sandıklarda kullandıkları oylarıyla hepimizin kaderini olumsuz yönde belirliyorlar.

Bu insanlar “cahil cüretkâr olur “ söylemine uygun olarak düşünen okuyan okuduğunu anlayan söyleyecek bir sözü olan insanlara sağcı solcu veya hain yaftasını çok kolay yapıştırıyorlar.

Yönetilenlerin içinde okuyan, okuduğunu yorumlayabilen ve eleştiri sunabilen önemli bir grup “sosyal adalet” istiyor. Yönetilenler özgürce fikrini söylemek istiyor. Yönetilenler “gecikmiş adalet” istemiyor. Yönetilenler insan onuruna yakışan yaşam koşulları istiyor. Ama tüm bunları ifade ederken farklı söylemlerle ifade ediyorlar. İşte o zaman da yönetenlerin dilinde sıfatları ya sağcı ya solcu oluveriyor.

Yöneten istediği faydayı sağlamak söz konusu oldukça yönetilenleri dinli dinsiz olarak ayırmaz. Yönetenin dinlisi dinsizi var sanıyorsanız aldanıyorsunuz.Kapitalist sistemde yöneten sadece verdiğinden fazlasını yönetilenden almak için kurgulanmıştır.” Yönetenlerin siyasi ikballeri söz konusu olunca çekinmeden dini kullanmışlar.

Abdulhalik ÇİMEN


Başlık Kategori Yayın Tarihi
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018
DİN OLMALI MI? Politika 09.12.2018
ÖZTÜRK YILMAZLAR BİTMEZ Politika 25.11.2018
GENEL BAŞKANLIK SEÇİMLERİNE DOĞRU CHP… Politika 20.01.2018
"AYIYI İNİNE SOKACAĞIZ” Politika 23.12.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
23 Haziran seçimleri. Politika 12.07.2019
AK PARTİ MUHALEFETİ Politika 11.07.2019
Siyasi Teoriler (Sisler Devri) Politika 05.07.2019
3 YILI DEVİRİRKEN FETÖ İLE MÜCADELEDE GELİNEMEYEN NOKTA…! Politika 28.06.2019
İstanbul Değişimi (3) Son... Politika 27.06.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.