ZAMANIN TARİHİ -7

Kambriyen Patlama

Milyarlarca yıl yaşam neredeyse durağan iken bir iradeyle aniden bu sakin dünya yaşamın tarihindeki en coşkun patlamalardan birini yaşadı. Fosil kayıtları farklı yaşam formlarının son derece sıra dışı olarak arttığını ortaya koymaktadır. Kaya tabletlerinde kabuklu ve iskeletli hayvanların ortaya çıktı. Okyanuslarda yeni yaşam formları, Proterozoik dönemin temel yaşam formu olan eski stromatolitlerin kitlesel tükenişiyle paralel olarak gelişti. Çok hücreli yaratıkların çeşitli ve çok sayıda ortaya çıkışı yeryüzünün görüntüsünü değiştirdi. F. H. T. Rhodes şöyle yazmaktadır: “Fosiller ilk olarak alt Kambriyen çağının kayalarında ortaya çıkmış olup yaklaşık 600 milyon yıl öncesine aittir. Daha eski çağlara (Prekambriyen) ait kayalar çok eski organizmaların bazı izleri dışında neredeyse tamamen fosilsizdirler. Paleontolog prekambriyen katmanlarını ne kadar araştırırsa araştırsın hiçbir şey bulamayabilir ama Kambriyen çağında fosiller dünyasına girer. Gözle görülür bir düzen ve sıralanmışlık içinde yavaşça ortaya çıkmaktan çok jeolojik bir patlamayı andırarak ortaya çıkarlar” (1).

Kambriyen patlamayı kabullenemeyen ve tedrici bir evrim anlayışına sımsıkı bağlı kalan Darwin bu ani sıçramanın yalnızca öyle göründüğünü ve fosil kayıtlarının tamamlanmamış olmasından kaynaklandığını kabul etti. Paleontolojide yeni ve önemli keşiflerin olması evrimin yorumunda büyük bir revizyona yol açtı. Kesintisiz tedrici değişim süreçli eski evrim düşüncesine özellikle Stephen Jay Gould meydan okudu. Onun Britanya Columbia’sındaki önemli bir fosil bölgesi - fosil kayıtları üzerine yürüttüğü araştırmalar paleontolojiyi dönüştürdü.

Yaşam Stephen Jay Gould’un kesintili denge olarak tanımladığı bir süreçten geçerken görünüşte istikrarlı olan uzun denge dönemleri türlerin kitlesel imhasıyla karakterize olan ani ve kataklizmik değişim dönemleriyle kesintiye uğradı. 500 milyon yıl boyunca jeolojik dönemlerin sınır çizgileri, bazı türlerin yok oluşunun diğerlerinin çoğalıp gelişmesinin önünü açtığı büyük ve ani değişimlerin damgasını taşırken dağların oluştuğu ve kıtasal kaymaların yaşandığı jeolojik süreç yaşandı.

Darwin’in klasik teorisindeki 500 milyon yıl önceki Kambriyen patlamanın gerçek olmadığı anlaşıldı. Gould ve diğerlerinin araştırmaları yeryüzündeki yaşam tarihinin üçte ikisi boyunca –takribi 2,5 milyar yıl– yaşamın, kayıtlı en düşük karmaşıklık düzeyiyle (prokaryot hücreler) sınırlı kalarak başka bir şeyin olmadığını gösterdi. Daha büyük ve çapraşık ökaryot hücrelerle bir 700 milyon yıl daha geçtiyse de çok hücreli hayvan yaşamına kümelenme gerçekleşmedi. Sonra 100 milyon yıl daha geçti… Sonra trajedilerle dolu 500 milyon yıldan fazla bir süreç daha geçti…

Demek ki karmaşık çok hücreli organizmaların ortaya çıkışı, uyum sağlayıcı değişimlerin yavaş ve tedrici evrimsel birikimiyle değil, ani ve nitel bir sıçramayla gerçekleşmiş. Bu evrim değildi ama gerçek bir biyolojik devrimdi! Kambriyenin başlangıcına yakın bir jeolojik zamanda neredeyse modern filumların tamamı çok daha büyük bir düzenlilikle ilk kez ortaya çıktığından bu yana anatomik deneylerin ömrü uzun olmadı. Kambriyen döneminde önce dokuz deniz omurgasızları filumu yani hayvanlar âleminde farklılaşmanın temel birimi ortaya çıktı. Bu dokuz filum hem hayvan hem de bitki özelliği gösteren protozoaları; denizanası ve deniz anemonları gibi selenterleri; omurgasız hayvanlar olan süngerleri; ahtapot, midye, salyangoz, sümüklü böcek gibi yumuşakçaları ve eklembacaklıların fosil sınıfı olan trilobitleri içerir. Omurgasızlar filumuna girenlerin evrimi yaklaşık 120 milyon yıl aldı. Öte yanda ise 2 milyar yıl boyunca tortu tanelerinin bir araya gelip yapışması, birikmesi ve donması ile sığ sularda oluşan genişleme eğilimli katmanlı yapılar olan yani yaşamın esas biçimi diyebileceğimiz stromatolitlerin ani yok oluşuyla karşılaştık…

Modern çok hücreli hayvanların fosil kayıtlarında ilk kez belirmesi yaklaşık 570 milyon yıl önce olup patlamayla kendisini gösterir. Bu “Kambriyen patlama”, modern hayvanların neredeyse tüm büyük gruplarının ortaya çıkışını sergiler. Bunlar jeolojik açıdan birkaç milyon yıllık küçücük zamanda gerçekleşir (2).

S. J. Gould’a göre düzgün gelişme diye bir şey bulamayız. Gerçekte uzun göreli sükûnet dönemleri arasında hızlı başlangıç ve kitlesel tükeniş dönemleriyle kesintiye uğratılan bir dünya var (3).

Yaşamın tarihi bir gelişim sürekliliği kısa ve kimi zaman jeolojik olarak ani, kitlesel tükeniş ve çeşitlenme dönemleriyle kesiklilikler gösterir. Fosiller kayaların zamansal sıralanışını belirlememizde başlıca kriter oluşturduğundan jeolojik zaman ölçeği bu tarihin ayrıntılarını sergiler. Zaman ölçeğinin bölümleri bu büyük kesikliklere oturtulur, çünkü kitlesel tükenişler ve hızlı çeşitlenmeler fosil kayıtlarına bu belirgin imzaları bırakmışlardır (4).

Kaynaklar:

1. F. H. T. Rhodes, The Evolution of Life (Yaşamın Evrimi), s.77-8.

2. S. J. Gould, Wonderful Life (Harika Yaşam), s.60, 64 ve 23-4.

3. S. J. Gould, Ever Since Darwin, s.14; Darwin ve Sonrası, TÜBİTAK Y., Mayıs 2000, s.V.

4. S. J. Gould, Wonderful Life, s.54.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yalıtım (İnşaat) Bilim / Teknik 09.09.2019
TEORİ Ve İNANÇ FARKI - 8 Bilim / Teknik 14.07.2019
FARKI BİLMEK ve FARKI FARKETMEK FARKI -7 Bilim / Teknik 16.05.2019
ALGI ve VERGİ FARKI - 6(Bir tanım, bir soru, bir tez ya da teori) Bilim / Teknik 10.05.2019
Ölümü yenebilir miyiz? Bilim / Teknik 03.05.2019