GENÇLİĞİMİZE SAHİP ÇIKMAYANLAR

Önce 80’li yıllarda önce Suadiye kasabasında ve sonra Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nin Goodyear deposunun arkasındaki çayırlarda ders vermeye başladık. Resmi yolla açılan bir spor okulunda çalışana kadar öğrencilerimizi bir arada tutma imkânımız olmadığından buralarda Jeet Kune Do dersi alan öğrencilerimi bütün bildiklerimi öğretebileceğim kadar uzun zaman eğitemedim. Yaşımın da çok genç olmasının dezavantajlarını yaşadım. Suadiye’nin ve Paşa’nın gençleri inanılmaz derecede yetenekliydiler. Suadiye kasabası öğretmede en acemi olduğum dönemdi. Keltepe’nin eteklerinde (sonradan adı Kartepe oldu) kirazlıklarda doğal şartlarda ama kısıtlı imkânlarda çalışıyorduk.

Paşa’da ise daha ziyade argo konuşan Kavaklı Caddesi’nin gençleri geliyorlardı. Boyu 1.90’larda olan Laz Recep’in sokaklarda reklam tabelalarına tekme attığını duymuş ve onu bunu bir daha yapmaması konusunda uyarmıştım. O ve diğerleri çok yetenekliydi. Onları Milli Gençlik Vakfı’na üye yaparak sigara, alkollü içki, kavga gibi sonu kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya çalıştım. Evet, her düğünde ve okulların çıkışında kavga onlar için adeta bağımlılık gibiydi. Uzak tutmada ne kadar başarılı olduğumu Allah bilir.

Yaşım tutmadan Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nin seyyar da olsa Refah Partisi temsilcisi olmuştum; bu siyasetin kalbinin attığı mahallenin ilk RP temsilcisiydim. Temsilcilik büromuz bile yoktu. Sonra ağabeylerimiz bir yer tutarak temsilciliği benden aldılar ve Milli Gençlik Vakfı’na spor il başkanı olarak geçtim. Kocaeli’nin 40 civarı belde ve kasabasında siyasi, dini ve sportif seminerler verdim. 18 yaşlarında Derince Milli Gençlik Vakfı’na haftada 1 konferans vermeye gidiyordum. Şevki Yılmaz hocama özeniyor onun gibi herkesin duasını almak istiyordum. Milli Görüş’ün kurmaylarından siyaset ve teşkilatçılığı, eğitmenlerinden ise ahlaki ve dini bilgileri öğreniyordum. Tarih, ekonomi, tasavvuf ve sair her alanda kriter aldığımız üstatlarımız vardı. Her dini cemaat bizimle bağlantı kurduğu halde Fethullah Gülen’cilere ne zaman tebliğ etsek bize gelince siyasetten Allah’a sığınıyorlardı; ama politikacıların nimetlerinden yararlanmaya gelirken bu sığınmadan eser kalmıyor, başörtüsü yasakçısı Ecevit’in sol partisini bile destekliyorlardı.

Jeet Kune Do camiası 1988 tarihinde İzmit’in çarşısında Barbaros Spor Okulu’nda kitleleşme dönemine girmiştir. Ondan öncesi tipik bir kadrolaşma dönemi olup yayılımcı değildir. İlk asistanım ve sifu’m İbrahim Yılmaz çayırlarda yaptığımız dönemin sonuna yetişmiştir ve oradan buraya taşımıştır. Bizimle tanışmasının ilk hareketi ve sonucu sigarayı bırakması olmuştur. Hayatımda tanıdığım en dayanıklı ve dirençli sporcu olan İbrahim Yılmaz sadece bedenen değil manen de sağlamdır. Kocaeli’nin çeşitli yerlerinde çok sayıda güzel ahlaklı ve yetenekli sporcular yetiştirmiştir. O benim özel bir öğrencim, özel bir dostum ve aynı zamanda sparring partnerimdir. Hatırlıyorum da İbrahim Yılmaz Yuvacık’ta yapılan idmanlarda diğer öğrencilerimizle kilometrelerce koşar Yukarı Yuvacık merkezine gelir bizimle birkaç bardak çay içerdi; sonra nihayet diğer öğrenciler yeni yeni gelmeye başlarlardı. Bu koşular hız değil, mukavemet koşularıydı. Onun kadar dayanıklısı yoktu. Herkesin baş belası olan izometrik egzersiz “süvari duruşu”na bile sanki o baş belası olmuştu. “Zor”u tanımıyordu.  Hiçbir antrenman ona ağır gelmezdi. İbrahim Yılmaz benim sırdaşımdır da. Onunla çok ilginç hatıralar yaşadık. Sadece JKD değil genel kültürde de gayet iyi biridir; bilgi yüküdür. Usullü düşünür; bodoslama inanmaz. Sadık ve dürüsttür. Bedenen, zihnen, psikolojik ve kişilik olarak sağlamdır. Gençlerin kötü ortamlardan çekilmesinde en büyük desteğim olmuştur.

O dönem çarşı merkezde olduğu halde spor salonumuzda zaman zaman su borularının üzerinden fareler bile geçiyordu ama en sağlam asistanlar o salondan çıkmıştı. Şimdi daha modern salonlarda ne aynı ağır idmanları kaldırabilecek gençler bulabiliyoruz ne de eskisi kadar çok asistan çıkarabiliyoruz. Zaman ve okullar onların emsalini çıkaramayınca asistanlarımız birer efsane oldular. Çok büyük yetenekler imkânsızlığımızın kurbanları oldular. Bize ya da gençlere değil, işkembelerini şişirmeye yatırım yapan politikacıların kimi öldüler kimi ölmeyi bekliyorlar. Biz gençlere yani Ahirete yatırım yapanlara dua ediyoruz; gençlere değil de makam, mevki, şan, şöhret, para ve çevre edinmeye yani bu dünyaya yatırım yapanları Allah’a havale ediyoruz. Zamanının Bekirpaşa Belediye Başkanı Abdullah Çakmak’a da Körfez Belediye Başkanı Muzaffer Baştopçu’ya da hem de Erbakan Hocanın koruması sıfatıyla makamına gittiğim halde gereken desteği alamamıştık. İşte şimdi arkalarından tarihe kaydediyoruz. Başkan Çakmak’a demiştim ki, “Başkan elini kaldırdığın zaman 500 genç ayağa kalkacak! Bir spor okulu açalım…” Bu onun için önemli olmamıştı ama şimdi de kendisinin bizim için bir önemi kalmadı. Baştopçu’yu ise bütün o kariyerleriyle değil kariyerine hiç yakışmayan bir “aktör problemi”yle anımsayacağım. Bizim Cüney Arkın’a ulaşmamızı sağladıktan sonra sanki belediyesinin personeliymişiz gibi attığımız her adımdan rapor istemeye kalkmıştı. Neden Erbakan efsane olurken birilerinin silinip unutulduğu anlaşılıyor değil mi?.. Fethullahçılara destek olduklarının milyarda biri kadar benim gençliğime destek olsalardı bizi her daim badigard gibi yanlarında ve çevrelerinde bulurlardı…

Allah’ım! Biz bu gençlere hayatımızı adarken yardımcı olmayanları da olanları da sen görüyorsun… Yardımcı olmayanlara bedduamız yok ama, yardımcı olanlardan bu dünyada da Ahirette de razı ol…

07.03.2017


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MHP, KEMALİST BİR PARTİ’YE DÖNÜŞÜR MÜ ? Politika 15.09.2019
ÜLKEMİZDE SU YÖNETİMİ VE ÇARE ! Politika 09.09.2019
Tahir Çalgüner ; YENİ MERKEZ PARTİ 'nin SİNYALLERİNİ VERDİ.. Politika 08.09.2019
Vay Terörist!!!!!! Politika 03.09.2019
Sudan Haberler Politika 02.09.2019