Rakı Cemaati

Oldum olası sevmezdim öyle davetleri... İnsanları severim. Hayın olsalar da. Hayın olmasalar da her an barındırırlar hayınlığı. Gel hoca derler idi. Gelmem derdim. Ben hoca değil miyim derdim. Hayın olduklarından değil. Hoca talimatı. Ben hoca değil miyim derdim. Tek kişilik bir cemaatim derdim. Siz gelin derdim. Gelmeseniz de tek kişilik cemaatim derdim. Rakı koyarım, içerseniz için, içmezseniz şerbet vereyim derdim. Nabzınız normal olur o zaman, günaha da girmezsiniz derdim. Baktım gelen giden yok, en iyisi eskiler dedim, konsept olsun diye üzümün yaşından bir de ufak rakı ile yollandık Babil'in asma bahçelerine yine. Turhal'ın bütün içicileri de oradaydı. Cılız kiraz ağacı öbür tepede kalmış dibine işetirken harala gürele daldık orta yerinden hayat sorgulamalarına. Yosmalar dan girdik, derin felsefelere, Kürtlere açılandan felsefe kapılarına; kavunsuz,meyve tabaksız, tuzlu fıstıklı,ekşimsi yoğurtlu hayat sorgularına. Havanın serin olduğu rivayet edilse de kalın tabakam engelledi soğuğu yeli. Tin iyiyse zaten sallanır bu adamlar deyip, biraz da baskılara uyup alkol mu çalmışlardı şişeden fakat dediğim gibi iç iç bir şey anlamıyorduk.Zaten bahaneydi, anasonun kokusu. Duyduk anasonun kokusunu, başladık yosmalara veriştirmeye. Ben Manisa'dan, Çorum'dan Ankara'dan..tüm haspalardan; cemaatin talipleri de girdi Amasya'dan, Tokat'tan,Samsun'dan tüm haspalardan.Tüm soylarına yetecek küfürleri yığdık kulaklarının çınlayan kapılarına. Şen şakrak şarapçılar, şen şakrak fahişeler. Ve gece yarısından sonra açıkhava kerhanesi olan bu tepeler güzeldi yine de. Karışanın yok, edenin yok. Film gibi adamlar, koy koy izle şebekleri. Utanmadan bu gece ışıklarını yakan bu medeniyet, bu gürültü, bu fabrika dumanları yalan. İman da yalan, yalan da yalan. Fabrika dumanları tütmeyecek mesela. Ekmek güzel idi, gece vardiyalarında terli ve namuslu işçilerin evlerine sabahın serinliğinde bir türkü gibi gidişleri de güzeldi. Tornalar, küspe makineleri, alın teri , baca dumanları yakında olmayacak mesela. Öyleyse efkâra fon bu dumanlar da yalan. Aşk da yalan. Olsa idi gerçek eğer...Eğer ki içseydik biz hep, veya içmeden sarhoş olsaydık bu dumanlara, bu yosmalara insan gibi sarhoş olsaydık, fahişelerini türkülerini de utanmadan söylese idik... veya onlar mı yoktu bilemedik. Dumanlar ve film gibi adamlar, onlar mı yok aslında. Bilemedik. Bizi tükürüp atan bu film... Film gibi adamlar bunlar, koy koy izle. Zaten rakıdan da bir şey anlamadık; görülen lüzum üzerine rakı cemaatini kurup bir iyi ayini icra fikrinde sabit kaldık. Pazar sohbetleri, cumartesi sohbetleri... Gerisi vallahi yalan...

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.