TARİH REHBERLİĞİNDE BİR REFERANDUMA DAHA GİDERKEN

Şükrü Kahraman

sukrukahramannn@gmail.com

        11 Şubat 2017

           Cumartesi

Ülkemiz yeni bir seçim maratonuna girmiş bulunuyor.

Bugün itibariyle ( 11 Şubat 2017 ) başkanlık sistemi ve anayasa değişikliği için gerçekleştirilecek olan referandum tarihi, Cumhurbaşkanının da onay vermesiyle birlikte 16 Nisan 2017 Pazar günü olarak kesinleştirilmiş oldu.

Yani 2 ay gibi bir süre var önümüzde.

2 ay sonra 55 milyon seçmen, 164 bin sandıkta oyunu kullanacak ve Türkiye ya yeni bir sisteme, yeni bir yönetim tarzına “ evet” diyecek, ya da buna izin vermeyerek “ mevcut yönetim anlayışından memnunum, ben buna razı değilim” diyerek mevcut durumun devamından yana olduğunu sandıkta ifade edecek.

Bundan önceki “ Evetçilerden Misin? Yoksa Hayırcılardan Mı?” başlıklı yazımda, 2 ay sonraki referandumla ilgili olarak vereceğimiz bu kararın, hem öncesi ve hem sonrasında bizi ayrıştırmaması, kamplaştırmaması, özgür irademizle vereceğimiz bu kararın bizi belli birtakım kalıplara mahkûm etmemesi gerektiği yönündeki görüşümü bu yazımda da yenileyeceğim.

                                                              ***

Bu ülkeye başkanlık sistemi gelir veya gelmez, Anayasa değişir veya değişmez, fakat halk içerisinde şu an ki yarılmalar artarsa, insanımızın fikirleri, seçimleri dolayısıyla birbirine bakışı, yaklaşımı bu kriterler üzerine şekillenmeye devam ederse, bu kez mecbur kalacağımız çok farklı durumlar için “evet” ya da “hayır” deme noktasına geleceğimiz de işin ayrı bir gerçeğidir.

Şüphe yok ki, siyasilerin, devlet erkânının en başta gelen görevi, halkını birlik, dirlik içinde belli bir düzene göre memnun etmeye çalışmaktır.

Bu yönde halkına hizmet etmenin neticesinde yükseldikçe halkıyla birlikte, yine alçaldıkça da bunu halkıyla birlikte gerçekleştirebilme cesaretini gösterebilmektir.

Bu noktada siyasi tarihimiz bize bir gerçeği de göstermiştir ki, halkından kopuk, halkının değer yargılarından uzak bir siyasi anlayış ve yönetim stratejisi bu topraklarda hiçbir zaman başarılı olamamıştır.

Halkının baktığı zaviyeden bakamayan, halkının gönül dilinden anlamayan ve bu halkın içinden çıkıp ta, içinde yoğrulduğu ortamdan, içinde piştiği bu topraklardan fersah fersah uzaklaşarak ve hatta sırtını dönerek siyaset güttüğünü zanneden, kendini bu halkı yönettiği inancına kapılan hiçbir oluşum, milletin gücünü, engin sağduyusunu aşabilmesini başaramamıştır.

Dolayısıyla kendini bu milletten üstte gören, “ tepeden inmeci” bir zihniyete sahip, efendilerinin çarpık zihniyetlerine hapsolmuş, yollarını bu çarpık zihniyet üzerine çizenler, bu milletten her daim tokat yemişlerdir.

Bu toprakların kimyasını çözemedikleri sürece de yemeye devam edeceklerdir.

Ve fakat yine altını çizerek ifade etmek istiyorum ki; bu referandumdan çıkacak netice bu milleti asla bölmemeli, asla ayrıştırmamalı, asla kamplaştırmamalıdır.

                                                              ***

 

Tarihimiz, nice şan ve şerefle, destansı başarılarla dolu olduğu kadar, siyasi çekişmeler neticesinde maalesef nice kayıplarla da örülüdür.

Tarih, şüphesiz laboratuar ortamına sokulamayan, tekrarı imkânsız, fakat bununla birlikte “ tekerrür “ edebilen sosyal bir bilimdir.

O yüzden yarınlarımızı şekillendirmeye kalkışmadan evvel, öncelikli ve biricik rehberimizin insanlığın en büyük mirası ve kazanımı olan yüce tarihimiz olduğu bilincini canlı tutabilmemiz, hepimizin hayrına olacaktır.

Samimiyet ile...

                                                              ***

Söz Meclisi

“ Milletlerin geleceklerine nasıl bir yön verecekleri, tarihin derinliklerinde izledikleri yolda saklıdır”

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TARİH VE MEDENİYET Tarih 11.06.2017
İSLAM TARİHİ Tarih 29.05.2017
KÖMÜR KARASINDA KAYBOLAN HAYATLAR Anı 13.05.2017
CANLI TARİH Tarih 06.05.2017
BÜYÜK MİLLET OLABİLMEK Tarih 30.04.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AKP'NİN DUYARSIZLIKLARI VE GELİŞMELER Politika 22.07.2017
15 TEMMUZ'U SULANDIRMAK... Politika 21.07.2017
SÖZÜM KENDİME PAY ALACAK BUYURSUN Politika 20.07.2017
Bir Temmuz Masalı Politika 18.07.2017
Darbe ve ''MİLAT'' Politika 16.07.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.