ŞAŞKINLARA KLAVUZ

Hayat insana bazen fırsatlar sunar.  O an atacağınız adımlar, alacağınız kararlar hayatın sonraki evrelerinde de etkili olur. Böyle fırsatlar karşısında kahraman olmakta insanın elinde, şarlatan olmakta.

Rabbim bizlere şarlatan olmaktan alıkoyan kararlar vermeyi nasip etsin.

Hayat 2014’te inanılmaz bir fırsatı da Taha Çoban’a sundu. Fırsatların en şereflisini hemde.

Tarihi bir dönemden geçiyoruz. Rüyamızda dahi göremeyeceğimiz olaylara şahitlik ediyoruz. Tüm kozlarını oynayan şer odakları topyekûn saldırılarla vatanımızı işgal etmek istiyorlar.

Öyleki milenyum çağı dediğimiz yeni bin yılın içinde darbe girişimi yaşadık.

15 Temmuz’da canını almaya gelen infaz timleri kaldığı oteli kuşatmışken telefon görüntüsüyle “Halkımı meydanlara davet ediyorum.” Diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı birkaç dakika içinde karşılık buluyor ve milyonlar sokağa akın ediyor.

Dindarı, ateisti, partilisi, partisizi, sağcısı, solcusu, alevisi, Türk’ü, Kürt’ü...

Asla bir araya gelemez dediğimiz her görüşten insan bu çağrıyla meydanlara iniyor ve azap ordusu olup hainlerin tepesine çöküyor.

Çünkü bu çağrı, yeni ve güçlü bir Türkiye’nin bugünlere gelmesi için dikenli yollarda çakallarla mücadele eden o liderin çağrısıydı.

O lider ki bu davayı omuzlarında taşırken defalarca yalnızlığını belirterek sitem etti. Yılmadı. Canına kastedildi, vazgeçmedi. Ailesine kadar varan iftira ve ağır ithamlara maruz kaldı, direndi. Yola çıktığı dostları ihanet edince “Mücadeleme devam edeceğim.” Deyip pes etmedi...

Hasılı bu davaya hayatını adadı...

Türkiye’nin bu buhranlı döneminde onun emeğine ve mücadelesine ihanet eden; onu bu puslu havada yalnız bırakanlar kervanına Ak Parti’nin Van İl Gençlik  Kolları Başkanı Taha Çoban da katıldı.

26.12.2016 tarihinde Van’ın yerel basınına verdiği demeçle isim vermeden birçok kişiyi yolsuzluk ve usulsüzlük suçlamasıyla zan altında bırakmıştı. Taha Çoban’a “Müddei iddiasını ispatla mükelleftir.” Cümlesini hatırlatarak soruyorum:

Kimin haddine?

Millet olarak tarihi bir dönemden geçerken elini taşın altından çekmekle yetinmeyip ağır ithamlarla gerek partiye gerekse Erdoğan’ın kutlu dava sancağına leke çalmak kimin haddine?

“Benim bu Dünya’da önemsediğim tek şey vardır. O da milletimin gönlünde yer edinebilmek.” Diyen bir lideri ve partisini; 15 Temmuz’da çağrısına kulak vererek sokağa inen Van halkının gözünde muammada bırakmak kimin haddine?

Halkın PKK terörüne karşı tarihin en kararlı duruşunu sergileyerek vatan-millet olgusuyla kenetlenmesinde büyük payı olan İl Başkanı Zahir Soğanda ve ekibini ağır ithamlarla zan altında bırakmak kimin haddine?

“İslam alemi onca sıkıntı, çile ve zulüm altındayken; tüm mazlumların  ve mağdurların umudu bir camiayı (Ak Parti’yi)” üstelik  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dereyi geçerken at değişilmez.” Sözü henüz sıcacıkken yüzüstü bırakmak kimin haddine?

Unutulmasın ki “Vefa sadece kalanın değil, gidenin de omuzunda yüktür.”

Keşke iyisiyle kötüsüyle yürüttüğün görevin finalinde kahraman olmayı tercih etseydin...

Bütün bunlara rağmen “Yolsuzluk ve rant peşinde Ak Parti’ye, davaya zarar veren her kimse alçaktır!” diyoruz ama bunu bildiği halde üç maymunu oynayanlar dahada alçaktır. Ve soruyorum:

1) Ak Parti İç Tüzüğü’ne göre 30 yaş sınırına gelmişken bu açıklamayı yapman bir tesadüf mü?

2) Ak Parti’ye hizmetinden ötürü her dava adamı gibi karşıt görüşlülerin hedefisin. Son anda yaptığın bu anlamsız açıklama ile “Ak Parti’yle ilişiğimi kestim, resti çektim!” imajı vererek hedef olmaktan kurtulmayı düşünmüş olabilir misin?

3) Görevini icra ettiğin süre içerisinde iddiasında bulunduğun usulsüzlükleri hiç işitmedin mi? Eğer işitmiş ve şahit olmuşsan bugüne kadar neden sustun?

4) 15 Temmuz’dan sonra demokrasi nöbetleri sürerken teşkilatında yetkili bir isme “Taha Çoban neden meydanlarda değil? Gençlik neden pasif durumda?” diye sorduğumda bana: “Taha Başkan bilerek uzak duruyor. Partiye kırgın çünkü kendi teşkilatından kimseye iş verilmiyor.” Demişti. ‘Adamcılık’tan şikayetçi biri adamcılık  taleplerine olumsuz bakılmasına neden gönül koyuyor?

5) Demokrasi nöbetlerinin sonlarına doğru meydana gelerek İl Başkanı Sayın Zahir Soğanda ve diğer teşkilat sorumlulularıyla ‘Okçular Tepesi’ndeki milletin ahvalini yokladın. İddialarının doğru olduğu varsayımıyla: töhmet altında bıraktığın Zahir Soğanda ve diğer yetkililerle omuz omuza dolaşman riyakârlık değil miydi? Milletin (Bilhasa genç kesimin) Zahir Beye sevgi seline karşın sana olan sitemlerinden sonuç çıkardın mı?

Ve son olarak;

Başkanı olduğun gençliğin her bir ferdi dava aşkıyla sorumluluk almak üzere gece gündüz meydanlarda saf tutuyordu. Platform ve meydanın tüm sorunluluklarını ailemden birkaç isimle karşılıksız olarak günlerce üstlenip o geçlerin ve milletin taleplerine de elimizden geldiği kadar yetişmeye çalıştık. Görev taksimini yaparken de mutlak yetkisi olan İl Başkanı Zahir Soğanda’ya dayandım. Çünkü ahval vahim, vakit kısıtlıydı. Bütün bu fedakârlığımın karşılığında bir ilçe Gençlik Kolları başkanının teşekkürü esirgeyip aksine ağır ithamlarla beni aşağılaması ve toplantıdan men etmesine neden sessiz kaldın? Hak-hukuk konusunda bu kadar hassas olan birinin sessizliği doğrusu çok çelişkili.

Uzun lafın kısası;

Sen şimdi bütün suçlamalarınla başkalarını töhmet altında bırakarak riyakârca gidiyorsun ya, o suçladıkların bütün o töhmetlerine ve ‘yalnız bırakanlar kervanı’nıza rağmen davayı da yükü de sırtlarında taşımaya devam ediyorlar.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
EĞER Politika 27.10.2017
Bülbülü Öldüremeyeceksiniz Politika 23.02.2017
SİZ HEPİNİZ, BİZ TEK! Politika 04.02.2017
Utanın! Politika 04.12.2016
Pardon Ama Yanlışlıkla Özledim Sosyal 23.10.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANDIK ATATÜRKÇÜLÜĞÜ Politika 16.11.2017
Arakan’da zulüm buhar oluyor (3) Politika 10.11.2017
Derin Devlet ve Yapılanma -4 Politika 10.11.2017
Gönüllerden Gelen Mi Anketlerden Gelen Sevgi Mi? Politika 10.11.2017
Sosyalleşme Politika 09.11.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Zaza şiyar 06.02.2017

Daha beter günler bekliyor sizi baskan. Yiyeceksiniz birbirinizi az kaldı

Omer(şehzade) 17.01.2017

Takipteyiz Hasan Abi ellerine sağlık.

Neslihan 02.01.2017

Akpli deilim ama bu yapılan ülkeye yapılmış resmen... takpteyz devam et

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.