İYİ İNSANIN KAVGASI

Jeet Kune Do Bruce Lee’nin dövüşe bakış açısıdır. Wing Chun’un altyapısıyla ortaya çıkıp üzerine JKD çatısını kurmayan JKD adamı değildir. JKD Bruce Lee’nin ilkeler bütünüdür. Bin bir kişi bin bir türlü çalıştırabilir; yeter ki JKD felsefesine aykırı olmasın.

JKD Bruce Lee’nin yaptığının aynısını yapmak değildir. Kendinden katınca da bilgisizler “bu JKD değil” deseler de “senin Jeet Kune Do’n” kendinden de bir şeyler katmandır. Biz Jeet Kune Do’yu taklit etmiyoruz; biz Jeet Kune Do’yu tekrar da etmiyoruz; biz Jeet Kune Do’ya Jeet Kune Do katıyoruz. Birkaç yıl önce asistanlarımdan İbrahim Uzunbey’in sıfır hizada enfes bir “high kick” resmini facebook’ta yayınlamıştım. Bu havalı tekmeyi gören Tommy Carruthers yüksek tekmenin önemli olmadığını ifade etmek için resmin altına “This is not JKD” yani “Bu bir JKD değil” yazmıştı. Ben de Bruce Lee’nin yüksek seviye tekmeli bir resmini onun yazısının altına atıp resmin altına “This is not JKD too, this is a flexible exercise” yani “Bu da JKD değil, bu bir esneklik egzersizi” yazmıştım. Yanlış anlaşıldığım anlaşılmış olmalı ki uzatmadı… Zeki insanlarla iletişim yorucu olmuyor… Aslında istediği gibi herhangi bir tekme resmi gösterse o da JKD değil; o tekmeyi nasıl gösterdiğin değil, nasıl uyguladığın daha önemli… Mesela zamanlaman doğru muydu? Etkili bir tekme miydi? Ve saire… JKD intizamlı bile olsa bir şekil değil; çabuk sonuç almaktır. Hiçbir resme bakarak “Bu JKD değil” hatta “Bu JKD” denemez ki… JKD fotoğraflanamaz; JKD Bruce Lee’nin dövüş konseptidir; sokakta geçerli ilkeler bütünüdür; yani icraattır; teorileri gibi pratiğinin de geçerli olmasıdır. Hayret ediyorum 2. jenerasyon birinin dahi çok bilmesi gerektiği JKD felsefesine rağmen hem de bir egzersiz fotoğrafına takılmasına…

Siz hepsi konseptleri aynı ve ilkeleri farklı zannederseniz size kesenin ağzını açtırdılar demektir. Dövüş sporlarında eğitimciniz size müşteri olduğunuzu hissettiriyorsa ilk işiniz başka bir okulda eğitimci aramak olmalıdır. Anlamanın yolu: JKD ilkelerinin aynı olduğunu ve erdemli eğitmenin cömertliğini müşahede etmektir. 80’lerden beri JKD diyoruz; 90’lardan beri yayılıyoruz; 2009’da özel federasyon olduğumuzdan beri fitneye maruz kalıyoruz ve 2015’te özerk bir federasyonda branş olduğumuzdan beri de sadece işimize bakıyoruz. Bize karşı da olsa iyi niyetlileri yine de seviyor ama kötü niyetlilere sadece acıyoruz. Anlayacaklar tuttukları yolun ufkunda yeni bir şey olmadığını, bilinenin tekrarından ya da hızlandırılmasından başka geriye bir şey bırakılmadığını… Her ecnebi ülkeye gidenin çok şey bildiğini sanmanın ters köşeye yatırdığını… Bir adamı videolarında beğenmiyorsam tüm 1. jenerasyonların yanında bile poz verse benim için hiçbir şey ifade etmez… Teknikleri nasıl uyguladığını izlemek en büyük referanstır ve beğenmediğim birini dünya bir araya gelse beğendiremez.

Bugün de aramızda olanlardan yarın kim yan çizer bilemeyiz. Ama şunu biliyoruz: Bize öğrenci olan ama bunun yanı sıra dost olmayan elbette yan çizer. Bizim bir yandan yüzümüze gülerken diğer yandan gönlünde neler beslediği önemlidir. Biz acıyacağımız kişiye kızmayız ve kızacağımız kişiye acımayız. Biz iyi niyetli çıkarcılığa karşı değiliz; bizden çıkarınız olsun; ama karakteriniz çıkarcı olmasın. Bunca yıl sonra bile bize değil de inanacaksan yalancıya, sen olmasan da olur… Hatta seninle artık olmaz… Demediğimizi “dedi” diye yayan yalancı, mumunu yak bakalım… Elbette yatsıda görüşürüz… Apaçık bir yalancıya ancak inanmak isteyen inanır…

İçimizdeki temiz yürekliler bazen içimize giren parazitlerden şikâyet ederler: “Böyle biri içimize nasıl girdi? Neden izin verildi? Hiç mi anlaşılamazdı?” Hatta onlarca kişi hep aynı cümleyi birbirlerinden habersizce kullanırlar: “Ben o herifin iyi bir pabuç olmadığını bakışlarından bile anlamıştım” Hakikaten bu konuda bazıları basiretlidirler ve bizi uyarırlar. Biz de bir yandan topluma kazanmaya çalışalım ama diğer yandan da dikkatli olalım diye düşünürüz. Bir fasık içinize girdiğinde baştan bilemeyebilirsiniz; bu suç değildir; fasık olduğunu anladıktan sonra hala içinizde tutarsanız, suçtur. Hiç çekinmeden yalan söyleyen biri hiç kimseyle kalıcı dost olamaz.

Günaha mı girmek istiyorsun? Söveceksin! Günaha mı sokmak istiyorsun? Öveceksin! Sevaba mı girmek istiyorsun? Döveceksin! Ama bu dövme sadece bedenle ve aletlerle olmaz; psikolojik, sosyolojik, yazınsal veya etik de olabilir. Ayrıca iyi insanın kavgası da zaten sadece zulmün olduğu yerde ve zarurette gerçekleşir. Kaliteli insanlar maneviyatlarıyla dikkati çekerler; maddeci olmazlar. Çünkü fiyatları yoktur. İşin içine para girince kalitesi düşük olanlar hemen su yüzüne çıkarlar. Parayı tekeline almak ister ve şeffaflıktan kaçınırlar. Gizli saklı işlere girerler. Teşkilat içinde gizli bir “çekirdek teşkilat” kurarlar. Kul hakkı yemekten hiç çekinmezler. Para onların tanrısıdır. Biz tek olan Allah’ın kulları olarak onların tanrılığına da tanrılaştırdıklarına da yeteriz.

Çirkef, iğrenç koku kadar barizdir; onunla tartışmak çamuru eşelemeye benzer. İyiler kötüler için örnek ama kötüler iyiler için ibrettirler. Kötüler ibret olarak anılırlar ve zihinlerdeki ibret cehenneminde yaşarlar.  İyi (niyetli) insanların gönlünden dışarı çıkan yalnızlaşır. Camiamızın sağlıklı bünyesi hastalığı dışarı atar. Yeryüzündeki cennetimizde şeytanlar ikame edemezler. Kasıtlı olarak kötü oldukları için çirkeflerle tartışılmaz; onlarla tartışıldığında haklı olmanın bile önemi kalmaz. Az sayıda kişi onlara cephe alma cesareti gösterir; bu çamuru eşelemek gibidir. Bu çamuru eşelemekten imtina edildiğinde kendilerinden korkulduğunu ya da fark edilmediklerini zannedebilirler. Ama bilmezler ki en çok bunların ekseninde bizim zor zapt ettiğimiz burnuna kadar dolmuş bezginler dolaşırlar. En amansız fitne bile iki erdemli adamın arasını açamaz. Erdemli adamlar vakur şekilde ve basiretle yaklaşırlar; kimlerin iyi niyetli olduklarını daha iyi okurlar. Zayıf dallar ise çabuk kırılırlar; bu yüzden zarif gönül yoktur, zayıf gönül vardır. Letafet ya da zarafet zayıflılıkla karıştırılmamalıdır. Güçlü gönül sahipleri iyi niyetlileri kötülerin tutumuna bakarak pişman etmeye kalkmazlar.

Adam vardır, yolda adam satar;

Adam vardır, adama yolu satar;

Adam vardır, yolla birlikte adamı satar;

Adam vardır, yolda ölür de adam satmaz…

 

Not: Ne garip bir tesadüftür ki adını bile burada zikretmediğimiz kötü insanın başharfleri İ.T.'dir. Yoksa tevafuktur mu demeliyim?

m.bizimkocaeli.com/yazar/yuksel-yilmaz/iyi-insanin-kavgasi/16425.html     26 Kas 2015


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019
Galatasaray,ın Fetret devri Spor 04.04.2019
Futbolda Bedava Tiyatro! Spor 10.02.2019