JAMES YİM LEE’NİN ÖNSÖZÜ

Bruce Lee’nin orijinal öğrencilerinden James Yim Lee, Bruce Lee’nin 1963 yılında yazdığı ilk kitabı olan “Chinese Gung-Fu: The Philosophical Art of Self Defense” isimli kitabının önsözünde, “Modern Kung Fu-Karate” adlı kitabında kırışlar ve “Demir Pençe” çalışmaları Kung Fu antrenmanının gerekli parçaları değildir. Bu kitapta sadece Kung Fu ve kendini savunmayla ilgilidir” dedikten sonra diyor ki:

“Benim yayınladığım kitaplar Kung Fu hakkında bir şeyler bilen fakat çok da iyi bilmeyen birisi tarafından yazıldı. Bu yüzden Bruce Lee’nin böyle bir kitap yazmasına çok sevindim. Bruce Lee bugün Amerika’da Kung Fu konusunda en önemli otoritelerdendir. Amerika’ya 1959’da Çin’den gelmiştir. Çin’de genç yaşta çeşitli ustalardan Güney ve Kuzey Kung Fu stilleri çalışmış, 13 yaşında Wing Chun büyük ustası Yip Man’la tanışmıştır. Ondan sonra kendisini bu stile adayıp yıllarca her gün çalışarak ve çeşitli karşılaştırma müsabakalarına katılarak usta seviyesine gelmiştir. Böylece Wing Chun’un uzun süren geleneğinde bu unvanı alan en genç dövüşçü olmuştur.”

Burada James’in bahsettiği “Demir El”(İron Hand)kendisine özgü güçlendirme antrenmanının özel bir şeklidir. Onun bu kabulünü Wing Chun’cular uzun yıllarca sindirememiş olup Bruce Lee’nin sadece birkaç yıl Wing Chun çalıştığını ve Wing Chun’unun eksik olduğunu iddia etmişlerdir. Bruce Lee 13 yaşında iken yıl 1953’tür ve 1959’a kadar zaman süresi çok uzun olmamakla beraber çok kısa da değildir. Yanılmıyorsam Wing Tsun’da şimdikiler standart 5 yılda 1 TG alıyorlar.

James şöyle devam ediyor: “Amerika’ya geldikten sonra Bruce Lee öğrencilerinin antrenmanlarıyla ilgilendi. Birçok Judo ve Karate karakuşak sahipleri ve Kung Fu dövüşçüleri arasında öğrencileri oldu.”

Bruce Lee’nin farklı branşlarda antrenör seviyesinde öğrenciler edindi. Onları etkilemek her babayiğidin harcı olmamalı. Bruce Lee’nin sürekli evriminde bunun rolü büyüktür.

James diyor ki: “Çeşitli Kung Fu stilleriyle ilgili bilgisinin dışında Bruce Lee dövüş sanatlarının zihinsel kökleriyle de tanışıktır. Taoizm veya Ch’an Budizm ve tabi ki de Kung Fu içeren Doğu felsefeleri ile ilgili bir televizyon dizisinde sorumlu bir pozisyonda görev aldı. Bruce Lee, Kung Fu prensipleriyle kendini savunmayı tüm yönleriyle temsil eden çabasıyla çok eski ve asil bir sanat olan Çin Kung Fu’sunun görünümünü yükselten kişilerdendir. Arkadaşça sparring yaptığımızda asla savunmasını aşamamam veya etkili bir vuruş veya tekme uygulayamamam beni çok etkiledi – hatta bir seferinde gözlerini bağladığında bile ona saldırdığım anda elleri benimkilere ‘yapıştı’.”

Anlatılanlardan anlaşılan Bruce Lee sadece dövüşün bedensel boyutuyla değil zihinsel boyutuyla ve felsefesiyle de çok alakalıdır. Çinliler daha çocukluk çağlarında zaten kendilerini bu felsefenin içinde bulurlar; hatta Japon Zen budizmi Çin’in Ch’an’ından gelişmiştir. Bruce Lee bu kadim felsefeye katkıda bulunma ayrıcalığına sahiptir. Burada geçen “yapıştı” ifadesi Chi Sao denen bir Wing Chun çalışmasından başka bir şey değildir. Nitekim “Chi Sao” da zaten “yapışan eller” demektir. Bruce Lee’nin savunmasının aşılamamasının nedeni “mesafe ayarı” (cadence) yapmasıdır. Ayrıca Bruce Lee’nin kapalı gözle savunma yapabilmek için elleri yapıştırmaktan başka çaresi de yoktur; yapıştırmadan savunabilmesi zaten beklenemezdi.

James Y. Lee şöyle devam ediyor: “Önümüzdeki kitabın hangi prensipler yardımıyla Kung Fu’yu bu kadar etkili bir kendini savunma sistemi yaptığını herkes için anlaşılır kılacağına eminim. Başka dövüş sanatları uygulayanlar da bundan faydalanabilecektir. Çünkü birçok fotoğrafla her adım ayrıntısıyla anlatılmaktadır ki bu çeşitli tekniklerin öğrenilmesi için gereklidir. Oscar Wilde bir keresinde demişti ki: “Taklit en iyi iltifattır.” Eğer bu doğruysa Bruce Lee’ye iyi bir iltifat ettim. Çünkü tüm Kung Fu tekniklerimi onunkilere benzettim. Bana kendi vuruş şeklini gösterdiğinde ki bu iç enerjisine dayanıyordu. Daha önceki “Demir El” çalışmasıyla geliştirdiğim kendi vuruşlarımdan çok daha güçlü olduklarını tespit etmek durumunda kaldım. Onun etkili Kung Fu’su benim yıllarca çalıştığımdan daha üstün. Vuruş gücünün konsantrasyon ve kalçanın katılımıyla oluşturulması ile Bruce Lee benim iddiamı yani taşları parçalama kuvvetinin gerçek yakın dövüşle ilgili yargıya varmaya izin vermediğini ispat eder.”

Kitaptan dövüş öğrenme mümkün olmamakla beraber belki dövüş ustaları teknik ya da taktik konusunda istifade edebilirler. Ama ben bu konuda James kadar iyimser değilim. Sanırım o Bruce Lee’ye iltifat etmeye kendini borçlu hissetmiş.

James Y. Lee önsözünü şöyle bağlayıp nihayetlendiriyor: “Birlikte antrenman yapabildiğimizde her zaman bundan çok faydalandım. Ten rengi din veya uyruk konusunda bir fark gözetmeyen dersleri, kitapları, televizyona çıkışları Kung Fu antrenörlerinin eğitiminde temel oluşturacak bir gelişim sürecini başlatacaktır ki bu dövüş sanatının ticarileştirilmesini ve sömürülmesini önleyecektir. Kung Fu diğer birçok Uzakdoğu dövüş sanatları gibi olmayacaktır. Çünkü Bruce Lee’nin şu sözüne tamamen katılıyorum: ‘Gittikçe daha çok insan otantik Kung Fu tekniklerini öğrendikçe, gittikçe daha az insan kendisini Kung Fu uzmanı olarak tanıtabiliyor olacaktır’.”

Bize bıraktığı bu kazanımdan ötürü James’e iltifat borçlandık…


Başlık Kategori Yayın Tarihi
HOCAM AHMET BAYDAR’DAN TUTTUĞUM NOTLAR (1) Genel 23.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (3) Şiir 13.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (2) Şiir 11.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (1) Şiir 05.02.2020
NEREDE O ESKİ MEYDANLAR VE MEYDAN OKUYANLAR? Spor 31.01.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019