YARI-ÖZERKLİK VE BİZ

Türkiye’de sporun sevk ve idaresinden Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü sorumludur. Bu kurum yasalarımızdaki sporla alakalı maddeleri gözden geçirerek en mükemmel hale getirme yolunda girişim başlatmalıdır. Bugün en doğru olan yarın geçerliliğini yitirebileceğinden güncelleme çok önemlidir. Öyleyse maddelerle alakalı olarak özellikle şu iki hususta hassas davranılmalıdır:

-Maddelerin gözden geçirilerek noksanlıkların giderilmesi ve tezatlıkların kaldırılması, 
-Güncellemelerin geciktirilmemesi.

Mesela Anayasanın 59. maddesindeki “devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder ve başarılı sporcuyu korur” maddesi de tekrar değerlendirilmelidir. Bu maddede Arapça bir sözcük olan “ruh” kelimesi mukaddes kitabımızda geçen anlamıyla değil, halkın asli anlamıyla alakasız olarak kullandığı anlamda kullanılmıştır. Burada ruh sözcüğünden psikolojik sağlıklılık ve erdemli olma anlaşılmaktadır; oysaki asli anlamı tümüyle hidayetle alakalı ve yine bütünüyle dini bir kavramdır. Bu madde içinde kastedilen ise “erdem”dir. Şöyle denebilir: “devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının bedensel, zihinsel ve psikolojik sağlığını koruyup geliştirerek daha çok olgunlaştıracak tedbirleri alır…” Maddenin devamındaki “…sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder ve başarılı sporcuyu korur” kısmı da tekrar gözden geçirilmelidir. Zira sporun yayılmasının teşviki derken kurumu bir reklam kuruluşu gibi göstermektedir. Burada “spora katılımın teşviki” esas alınmalıdır; çünkü kurumun yüzü topluma dönüktür. Kurum reklam ve tanıtım kuruluşu olmadığı için sporun ne olduğunun yayılması gibi bir görünüm söz konusu olmamalıdır. Ayrıca başarılı sporcunun korunması ifadesi de güncelleşmelidir. Bu kısım şöyle toparlanabilir: “…toplumun tamamını spora katılmaları için teşvik eder ve başarılı sporcunun geleceğini garanti altına alır.” 

Nihayet şöyle oldu: “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının bedensel, zihinsel ve psikolojik sağlığını koruyup geliştirerek daha çok olgunlaştıracak tedbirleri alır; toplumun tamamını spora katılmaları için teşvik eder ve başarılı sporcunun geleceğini garantiler.”

Federasyonlarda çağın hızla değişen şartlarına ayak uydurabilmek için yapısal değişime uğrarlar. Özerklik merkezden yönetim ve bürokratik çalışmanın sakıncalarını gidermek veya azaltmak için düşünülen zaruri bir yönetim şeklidir. Amatör veya profesyonel branşlarda yapılan spor müsabakalarında oluşacak itilafların çözümlenmesi nasıl spor hukuku ile sağlanıyorsa, münhasır özelliğiyle dövüş sporlarının bu hukuk içerisinde ayrıca bir “do hukuku” kısmı yer almalıdır. Do hukukunda branşın ana vatanının özgün ve kültürel özelliklerinin etkisinin yanı sıra bizim milli kültürümüzün de yansımaları bulunmalıdır. Spor hukuku Türkiye’de yeni ve gelişmekte olan bir disiplin olarak ileriye atılmış önemli bir adımdır. Do hukukunun buna dâhil edilmesi bunu ileriye atılmış daha uzun bir adım yapacaktır. Spor hukuku spor branşlarında oluşacak itilafların çözümü için bir gereksinim ve zorunluluk olsa bile “Do ahlakı” ihtimal ihtilafların önünde bir fren görevi yapacaktır. 

Özerklik bir kişinin, bir topluluğun kendi uyacağı yasayı kendisinin koyma hürriyeti olup aynı zamanda kurumun kendine özgü bir yasası bulunması ve kendini yönetmesi hasebiyle tüzel ve töreseldir. Özündeki hür iradeden dolayı insan doğası gereği bir ihtiyaçtır. Çağımızda özerklik sadece bireylere değil, teşkilat ve kurumlara da uygulanmakta olup kurumsal olduğunda örgütlere ve kurumlara özgü bir yapı ve yönetim işlevidir. Günümüzde her ülkeye ve idareye uyabilecek tek tip özerklik formülü olmadığından asıl olan temel ilkelerde anlaşmadır. Özerklik hizmetlerde etkin ve verimliliğe yardımcıdır; hizmetlerin basit, çabuk, ekonomik ve daha iyi yürütülmesini sağladığından gecikmeleri önleyip kurumlara zararı engeller. 

Türkiye’de Bruce Lee’nin ölümünden (1973) beş altı sene sonra duyurmaya çalıştığımız,80 ve 90’larda kadrolaştığımız, 2000’lerde kitleleştiğimiz Jeet Kune Do felsefesi nihayet 2015’te devletleşme aşamasına gelmiştir. Nelson Mandela’nın dediği gibi; “Yapılana kadar her şey imkânsız görünür.” Tüm branşlar gibi biz de bu güne kadar geçmişinde yetim muamelesi görmüş, özerk olmamakla dışlanmış, şımarıklara karşı susup sabretmiş bir branşız. Amacımız akraba bir branş olan Kung Fu’nun çatısı altında zikrettiğimiz 59. Maddeye hizmet etmektir. JKD Kulelkavido önce “güzel ahlak” ve “maneviyat”ı esas alacaktır. “Adab” güzel ahlakla ve “akıl” maneviyatla bir arada olacaktır. “Adalet” yarışmalarımızda kazanan olacaktır. Mesela her yıl Asya Jeet Kune Do Federasyonu (Jeet Kune-Do Fedration of Asia) Genel Sekreteri Sifu Lion Gihara tarafından davet edildiğimiz “Dünya Savaş Sanatları Oyunları’na (World Martial Arts Games) şimdiye kadar katılamadık; bu yarışmalara özellikle JKD’ciler katılmakta olup gelecek yıllarda JKD dalında ülkemize birincilikler getirmek istiyoruz. Türk JKD’si yurt dışında dikkat çekecektir. Türkiye seminer trafiğiyle JKD hakkında her şeyi öğrenecek tüm dallardan izler ve izlenimler taşıyan JKD Türk dövüş sporlarına renk katacaktır. Yurt dışında JKD Kulelkavido seminerleri vermeyi düşünüyoruz. Aşağılık kompleksimiz olmadığından elbette kendimizi beğeniyoruz; ama kendimizi kibirlenmeden ve şımarmadan en doğal bir şekilde beğeniyoruz. Aşılması gereken ilk kişinin ve yenilmesi gereken en yakın kişinin nefsimiz olduğuna inanıyoruz. Ünlü atlet Jesse Owens, “Önemli savaşlar altın madalyalar için verilmez. Esas önemli olanlar, kendi içimizde savaştığımız görünmez zorluklardır” der. Düşmez kalkmaz tek olan Allah’ın “dünya kitabı”nda şımaranları nasıl mahcup ve rezil ettiğine tanık oluyoruz. Başarılarımız çabamıza karşı Allah’ın yardımı iledir. Bizim uzun yıllar önce sıkıntılarla diktiğimiz bu ağaç bizden sonrakilere gölge yapacaktır. Sporcularımız dünya yıldızı sporcular gibi ilk izleri bırakacaklardır. Kendilerine örnek alacakları sporculardan bir olan Muhammed Ali Clay’ın dediğini diyeceklerdir, "Antrenmanların her dakikasından nefret etmiştim. Ama kendime, 'vazgeçme; şimdi acı çek, ama hayatının geri kalanını bir şampiyon olarak yaşa' dedim."


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Fenerbahçe'nin Yeni Teknik Direktörü Spor 04.03.2020
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019