NEDEN BRUCE LEE GİBİ OLUNAMIYOR?

İnsanlar dövüş sanatı tarihinden bu güne kadar Bruce Lee’ye hayran oldukları kadar kimseye hayran olmadılar. Onu hayran kılan en önemli özelliklerinin başlıcaları estetiği, hızı, çabuk sonuç alması ve sempatik oluşuydu.  Ne sahte Bruce Lee’ler ve gerçek ustalar ne de Lee’nin orijinal öğrencileri aradan geçen uzun yıllara rağmen bu başarıyı yakalayamadılar. Şüphesiz Bruce Lee’nin en büyük başarısı jeet kune do’dur (JKD).

Seyircilerden farklı olarak beni onun JKD felsefesi etkilemiştir. Bana bu felsefeyle ne yapacak olduğum önemli gelmiştir. Yoksa bu felsefeye vakıf olmadan tilmizlerinin bile olsa programlarına uymakla onun gibi olmak mümkün değildir.

JKD çalıştığını söyleyen kaç kişi sinema ve internet dünyasına rahatça çıkıp boy gösterip milyarları etkileyebilmiştir?  Bir Bruce Lee’nin toplamda kaç defa talep gördüğüne bakın bir de onun izinden gidenlerin… Neden aynı ilgiyi görmüyorlar? Bruce Lee kendini keşfetmiş biri olarak tüm taklitçilerden ayrılıyordu. Amerikan Tae Kwon Do’sunun babası Jhoo Rhee onu öve öve bitiremiyordu. Profesyonel boksörlere göre de Bruce Lee’nin jabbing’leri mükemmeldi. Dan İnosanto’ya göre, “Çoğu insan bunun farkında değildir ama Bruce Lee çokça boks içineydi. Bilimsel boks.” Mütevazı wing chun’cular da trapping’lerini çok beğeniyorlardı. Olimpik sporcular da sparring’lerini… Sadece yer dövüşlerinde takdir gördüğünü duymadım. Ama chin na, ju jutsu, judo konusunda fikri olduğunu biliyorum.

Lee’den direk olarak ders alanlar bırakın Lee’nin seyirciye bıraktığı etkiyi; Tony Jaa, Steven Seagal, Jet Lee, Jackie Chan, Van Damme, Donnie Yen gibi “sinema yönü” dövüşçülüğüne biraz daha ağır basan aktörler kadar bile maalesef etki bırakamıyorlar. JKD felsefesi talep olursa kapitalizm içinde modifikasyonlarla piyasada pazar edilmek istenmektedir. Ekonomide bu DMİ = D (Pi, Ps, Pc, GO, GD, U)’dir.

Bu denli komple birinin tilmizi iddiasında olmak başka tilmizi olmak başka şeylerdir. Takip eden onun gibi özgür olmak zorundadır. Onun gibi kendini keşfederek kendisini sergilemek zorundadır. Onun gibi antrenman delisi ve fikir çilelisi olmak zorundadır. Onun gibi komple bir dövüşçü olmak zorundadır. Onun gibi takip edilenin kendisi olmak ve yolculuğunda tek başına bulunmak zorundadır.

Yoksa taklitçi kalabalığından geçilemeyecektir. Bu yeteneksiz taklitçiler JKD’den umudu kestireceklerdir. Başka branşlardan yetenekli kişilere madara olacaklardır. Sokak gerçeğine karşı hazırlıksız olacaklardır. Bunlar kondisyonsuz olacak, şişmanlayacaklardır. Bunlar olgun, erdemli, hikmetli olmayacak; hatta birlik bile olamayacaklardır. Genetiği değiştirilmiş organizmalar gibi doğallığa aykırı düşecektir. Şımarık, tekdüze, maddiyatçı olacaktır.

Bruce Lee gibi olmak neredeyse imkânsız bile olsa ondan iyi ya da ona alternatif olmak mümkündür. JKD sokakta yarayan bir felsefedir. Size verilen programdan ziyade tüm birikimlerinizi katmanızı ister. Sokak en kesini söyler; asla yanlış sonuç vermez. En büyük problemlerden biri JKD’yi temsil etme cür’etidir ve bu temsiliyet sahibinden başkasına yakışmaz. Bu konuda kitap yazmak, videolar yayınlamak ve takdir görmek ancak kendine güvenenlerin işidir.

Aksi takdirde şöyle olur: Bizi beğenmeyenler kendilerini sergilerler ama görülür ki bizden iyi değildirler. Biz dedik ki, “kardeşim, bizi beğenmeme hakkına sahipsin, sergile kendini hele bir de seni görelim bakalım ne kadar iyisin”, ama gördük ki lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar hiç de öyle ahım şahım bir şey değilmişler, böbürlenmelerine değer bir haltları yokmuş, eğer daha iyi olsaydılar bizi beğenmemeyi ancak o zaman hak ederdiler.

Nitekim uzun yıllar bizimle JKD çalıştıktan sonra başkalarından kısa bir süre JKD dersi alanlar hemen JKD dersi vermeye başladılar. Ya bunların JKD’leri çok kısa sürüyor ve içi boş yahut bizden aldıklarıyla idare ediyorlar. JKD’nin ölçülerini uzun yıllardır söylüyoruz. Çalışmalar zamanla ve kişiden kişiye değişebilir ama bizim naklettiğimiz ölçüler değişmez.

Değişime açık olmayan bir JKD başka bir şeydir ve gelişime de açık olamaz. Gelişime açık olarak değişmeniz sizi sergiler. Başkasını sergiledikçe taklitçi olursunuz ve en başarılı taklitçi bile kötü bir JKD’cidir. JKD taklitçiliği tekrarcılıktır. Bruce Lee kendini bile tekrar etmedi. Kendini tekrar etmeyen bir adamı sen nasıl olur da tekrar edebilirsin? Sen ne başkasını ne de kendini tekrar etmemelisin ki gelişebilesin. JKD felsefesi teoriler üzerindedir; bu teoriler yanlış ve yetersiz çalışılabilir. Teoriler bellidir. Fakat pratikler kalıplaştırılırsa işte orası JKD’nin saptırıldığı yerdir. JKD kalıbı, JKD değildir. İşte bu yüzden okulumuza gelenler JKD’den çok hızımızı ve tekniğimizi görerek “Ben de bunu bu şekilde yapabilmek istiyorum” diyorlar. Yeni jenerasyon öğrencilerimizin yarısı Bruce Lee’yi bilmez bile. Geçenlerde “Bruce Lee’nin filmlerini hiç izlememiş olan var mı?” diye sorduğumda yaşı küçük olanların tamamı ellerini kaldırdılar.

JKD’yi çalışıp kötü sergileyen JKD’ci değildir. Tekniklerinde itici olanın hala öğreneceği çok şey vardır. Teknikleri yavaş sergileyen JKD’yi temsil edemez. Her JKD’ci noksanıyla veya fazlasıyla sadece kendini temsil edebilir. Tekmesi Bruce Lee gibi değil, yumruğu Bruce Lee gibi değil kalkmış Bruce Lee’yi temsil edecek; hadi ordan! JKD’yi kötü temsiliyet ona hıyanettir; ancak onun gibi hızlı ve etkili olup kendini keşfeden onu onurlandırabilir.

Yetersizler şımarırlar; yeterliler çaba gösterirler; çünkü yeterlilik asla kemal bulmaz; çünkü kemalatın sonu yoktur.

NOT: Bu makale 18.04.2011 tarihinde kaleme alınmıştır


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019
Galatasaray,ın Fetret devri Spor 04.04.2019
Futbolda Bedava Tiyatro! Spor 10.02.2019