ED HART VE FARKLI JEET KUNE DO

Daha önce Bruce Lee’nin ikinci öğrencisi olarak tanıttığımız Ed Hart’ı birkaç kez konu etmiş ve onun hakkında anlatacaklarımızın henüz bitmediğini söylemiştik. Bu yazımızda konuyu toparlayalım. Bruce Lee’nin orijinal öğrencileriyle röportajlarıyla meşhur Paul Bax’la sıklıkla iletişim halindeyim. Bizim Kocaeli gazetesinde onun röportajlarını yorumladığımı kendisi de biliyor ve Türkiye’ye iyi dilekleri var. Türkiye’de ilk defa sadece bu köşede tarihin en popüler isimlerinden biri olan Bruce Lee’nin orijinal öğrencileri tanıtılıyor; felsefeleri tarafımızdan yorumlanıyor.

Paul Bax’ın, “Tekniklerinizi başarıyla uygulayan öğrencilerinizin sokak dövüşü hikâyeleri var mı?” sorusunu, Ed Hart, “Evet” dedikten sonra şöyle yanıtlıyor: “Birkaç badigart öğrencim bana yazdı ve karşılarındaki adam onlardan iri olmasına rağmen bir hareketin ne kadar iyi işe yaradığını söyledi. Öğrencilerinin çoğu dövüşe karışmaz. Onlara biri sizi çağırırsa dikkate almamalarını fakat saldırırlarsa harekete geçmelerini söylerim. Park alanında saldırıya uğrayan bir öğrencim ona sadece vurdu; bam-bam-bam ve ne kadar çabuk aşağı düştüğüne hayret etti. Bir seferinde de bir öğrencim köpeği döven bir adam gördü ve ona “Ne yapıyorsun, niye köpeği sopayla dövüyorsun?” dedi ve adam “Belki seni dövmeliyim” diyerek saldırınca arkadaşım içeri sıçrayarak bir yumrukla onu devirdi ve sopayı elinden aldı. Adam korkup çekilince sopayla vurup “Sevdin mi?” diye sormuş. Sopayı atmış ve köpeği alıp götürmüş ve etrafındaki insanlar da onu alkışlamış.”

Burada Jeet Kune Do’nun “etkililik” (effective) özelliği dikkate şayandır. Asistanlarımızın sokak konularında serserilere karşı gösterdikleri haklı tepki ve başarılarla tıpkı Ed Hart gibi onurlanıyoruz. Neredeyse her asistanımızın ortalama birkaç sokak dövüşü anısı vardır ve her birinde haklı bir konumdadırlar. Zaten ‘haklılık’ önceliktir.

Jesse Glover dışında Seattle döneminden hangi öğrencilerle temasta olduğu Hart’a sorulunca “Skip Ellsworth ve Leroy Garcia” ile görüştüğünü söylüyor. Taki Kimura’ya da birkaç defa uğramış…

“Bruce Lee’nin dövüş sanatlarının evrimiyle ilgili çok şey söylendi. Siz Jeet Kune Do olarak bilinen şeye gelene kadar yıllar içindeki modifikasyonları gördünüz mü?” sorusuna şu cevabı vermiştir: “Onu yapan birçok kişi gördüm ve hepsi farklı yapıyor.” Yani “I have seen a lot of people doing it and they all do it differently” diyor. Bruce Lee’nin orijinal öğrencisinin bu ifadesi farklı JKD’lerin varlığı anlamına geliyor.

Bunu Bruce Lee’nin hem de ikinci öğrencisinin söylemesi çok önemlidir. Çünkü eski öğrencileri Bruce Lee’nin evrimlerini en iyi bilenler olmalıdırlar. JKD’nin yeni duyulup yayıldığı ülkelerde bu farklılıklar ve özgünlükler doğru anlaşılamamaktadır. Farklılıklardan dolayı “bu JKD değil” suçlamalarıyla teati yapma, gerçeği birlikte görme ve sonra da enformasyon paylaşımı için el birlik hareket etme imkânı engellenmektedir.  Oysaki masaya her şey uluorta yatırıldığında eksik-gedik, farklı-farksız ve uygun-uygunsuz ne varsa zaten kendisini sergileyecektir. Evet, JKD ilkeleri geliştikçe artmış ve müfredat gitgide değişerek bundan etkilenmiştir. İlkeler değişmemiş, ilkelere eklenmiş; ancak dersler eklentilerle değişmiş ve değiştikçe de gelişmiştir. Saygıdeğer dostum Tom Keplar’ın dediği gibi, “çapraz ilişki” kurulmalıdır. Uzaktan martaval okumak yerine teati yapılmalıdır; böylece kimin ne kadar olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Paul Bax iyice irdelemek için, “Bruce’tan öğrendiklerinizden çok mu farklı?” diye sorunca, Ed Hart “Evet” diyor. Bax daha da irdelemek için “Hangi yönde?” diye soruyor. Ed’in karşılığı ilginçtir: “Açıklaması çok zor ama aynı şey değil” diyor. Aynen şöyle: “It's very difficult to explain but it's not the same.”

Ne yapsın? Daha ne desin? Farklı işte… Ama hepsi JKD… Farklı farklı JKD’ler…

Bax daha da zorluyor: “Daha çok mu etkili olduğunu düşünüyorsunuz yoksa daha mı az?” diye sorunca artık Ed pes ediyor: “Bu konuya girmek istemiyorum” diyor. Yani “I don't want to get into that.”

Şöyle bitiriyor sözünü: “Sadece öğretebileceğimin en iyisini öğretiyorum ve iyi bir öğretmen olmaya çalışıyorum. Öğrettiğim şeyin işe yaradığını biliyorum. Kendi işimi öğretiyorum ve başka insanlar ne öğretmek istiyor onu bilmiyorum.”  Yani “I just teach what I teach the best I can and try to be a good teacher and I know that what I teach works so I teach my own thing and what ever other people want to teach, I don't know” diyor Ed Hart. Burada “Kendi işimi yapıyorum” dediği elbette Hart JKD’dir. “Kendi işimi”  diyor,  yani “My own thing”… Öyleyse herkes kendi işini yapsın ve bizim JKD Kulelkavido dediğimiz gibi kendi işine kendi adını koysun.

Ed Hart, kendi yolunu, “Ed Hart Jeet Kune Do” olarak tutmuştu… 

www.bizimkocaeli.com/yazar/yuksel-yilmaz/ed-hart-ve-farkli-jeet-kune-do/15959.html03   Eylül 2015


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019
Galatasaray,ın Fetret devri Spor 04.04.2019
Futbolda Bedava Tiyatro! Spor 10.02.2019