JOE COLWES İÇİN ÜCRET İKİNCİ PLANDAYDI

Bruce Lee’nin orijinal öğrencisi ve kendi JKD konsepti olan Wu Wei Gung Fu’nun kurucusu Joe Colwes dövüş sanatında maddi geliri ikinci planda bırakmıştı. Onun maddeyi ne kadar arka plana attığını ortaya koyacağımız bu makalemizin her dövüş sanatı eğitmenine örnek olmasını tavsiye ve umut ediyoruz. Bunu bizim deme hakkımız pratikte böyle yapıyor olmamızdan doğmaktadır.

Joe Colwes, “Bruce Kaliforniya’ya James Lee’yi ziyarete gittiğinde Seattle okulu hala faaldi. Geri geldiğinde oldukça mutluydu…” der ve şöyle devam eder: “Elbette o ve James iyi arkadaş oldular ve James, Bruce’un ilk kitabını yayınladı; ‘Chinese Gung Fu – The Philosophical Art Of Self Defense’. Bruce benim kitabımı pis bir bodrumda bulunan Chinatown okulunda imzaladı. Bir öğrenci olmadığınız sürece orada bir okul olduğunu bilemezdiniz. Seattle okulu aslında Bruce Kaliforniya’ya taşındıktan bir süre sonrasına kadar dağılmadı. O zamanlar Seattle körfezinin karşısında oturuyordum ve Chinatown okuluna antrenman yapmak için feri (feribot) ile gidiyordum. O zamanlar Bruce Kaliforniya’da meşgul olduğundan dersi Taki Kimura veriyordu. Fakat o (Bruce) da ara sıra ziyaret ediyordu. O zamanlar onu nadiren görüyorduk. Onu en çok Taki görüyordu.”

Bruce Lee ve grubunun okul şartlarının kötülüğü dikkate şayandır. Tıpkı bizim bir zamanlar Barbaros Spor Merkezi’nin ve sonraki adıyla Şangay Spor Merkezi’nin durumu günlerimiz gibi. Ne gariptir ki daha kötü okullarda daha modern okullarımıza nispeten daha becerikli öğrenciler yetiştirdik. Şu anlaşıldı: Zor şartların altından zorlu, kolay şartların altından kolay hasımlar çıkar.

Colwes “The Green Hornet” isimli filmde Bruce Lee’nin adının Van Williams’ın altında olması ve filmde az görünmesi gibi bizi ilgilendirmeyen yakınmalarından sonra bizi ilgilendiren şu açıklamaları yapar: “Derslerim için ücret alıyorum. Çünkü değerli bir şeyi paylaştığımı düşünüyorum. Fakat (mesele) reklam yapmak veya büyük ölçekli iş yapmaksa bu tür şeyleri yapmıyorum. Ayrıca Batılılara ücret almadan bir şey öğretirseniz öğrettiğiniz şeyin iyi olmadığını düşüneceklerini düşünüyorum. Bazı kişilere ders verirken böyle tecrübem oldu ve bıraktım…”

Colwes’ın parayı ön plana koymaması da dikkate şayandır. Amerika gibi kapitalist bir ülkede paranın onun için önemsiz olması onun erdemini gösterir. Bu haliyle bizler için iyi bir örnektir. Şartlara göre hareket ettiğini sözlerinin devamından daha iyi anlıyoruz: “Eğer birisi ödemede zorlanırsa iyi müşterilerle değil iyi öğrencilerle ilgilendiğimi söyledim. Uygun oldukları zaman ödemelerine imkân veririm. Hatta ödemedikleri zaman da çalışabilirler. Ben bu şekilde çalışıyorum. Bu bir çeşit onur sistemidir.”

Tıpkı Colwes gibi biz de hep böyle yaptık… Sanatın idamesi için elektrik, su ve sair giderler elbette ücret gerektirmiştir. Şahsıma ait bir spor okulu asla açmadım. Fakat spor okulu sahiplerine ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerimle ilgili ne zaman ricada bulunsam hep idare ettiler ve asla beni kırmadılar. Özel spor okulu sahipliği yapan Barbaros Fıral, Kadir Öztürk, Harun Şükrü Yavuk ve rahmetli Sinan Balkan gibi isimler spor okulu işletmeciliğini hep merhametle yaptılar; gariban öğrencileri hep idare ettiler. Belediyelere ait spor salonları da öyle… Örneğin SEKASEM’de belediye meclis kararı nedeniyle öğrencilerden aidat alınmıyor.

Colwes, “Diğer öğrencileri ne yapıyor bilmiyorum; Dan İnosanto ve Richard Bustillo hariç ve bunların birçoğu dersler için ücret alıyorlar ve bunda yanlış bir şey görmüyorum. İyi bir ürününüz varsa ücret almak yanlış değildir; fahiş olmadığı sürece. Eğer öğretmen fahiş ücret alıyorsa ki bu tür şeyler de gördüm (Lee’nin gerçek öğrencileri değil ama başkaları) bu biraz mide bulandırıcı oluyor. Yüksek seviye iddia etme ve her şeyi ticarileştirmede çok aşırıya gidiyorlar. Bunun gerçek dövüş sanatları üzerinde kötü etkisi var. Sadece konuşmak ve dövüş hikâyeleri anlatmak yerine gerçekten dövüşmeyi öğrenmek isteyenler de var” diyor.

Okulu ayakta tutacak kadar ya da JKD’yi yayma yolunda masrafları karşılayacak kadar bir gelir zaten hayatidir. Burada önemli olan suiistimal etmeden parayı ikinci plana atmaktır. İmkânınız varsa elbette bedava eğitim de verebilmelisiniz. Fakat öğrenciler de bu durumu suiistimal etmemelidirler. Para araçlaşan bir unsur olarak görülmelidir. Zira aidat toplanan yerlerde herkes ücret verirken varlıklı oldukları halde bir kısmı ücret vermezlerse verenlere haksızlık söz konusudur. Prensipleri okula masraf yapan kişi yani sahibi belirler. Dışarıdan birilerine bedavacılık makul gelebilir; ama elektrik, su, doğalgaz faturası “bedava eğitim” isteyene değil okulun sahibine gelmektedir. Geriye tek bir şey kalıyor: Elde edilen geliri abartmamak.

İnosanto ve Bustillo gibi maddeci olmayan ustaların seminerlerinin paralı olması organizatörle alakalıdır. Organizatör Avustralya’daki bir İnosanto seminerini cepten karşılamak istemeyeceği için hiç olmazsa zarar etmemek adına elbette cüz’i bir ücret belirleyecektir. Colwes’tan anlaşıldığı kadarıyla bu ustaların parada gözü yoktur. Biz de öğrencilerimizden bırakınız para istemeyi yeri geldiğinde buradan söylemeyi uygun görmediğimiz almanın aksine nice durumlar yaşadık. Maddi ve manevi katkımız olan öğrencilerimizin büyük çoğunluğu öylesine efendi oldular ki bizi onurlandırdılar; hatta bizim çok az sayıdaki nankör öğrencilerimiz bile özünde temiz ve efendi çocuklardır. İnosanto ve Bustillo gibi paraya hiç değer vermeyen örnek ustaların tüm ustalara örnek olmaları temennisiyle…

www.bizimkocaeli.com/yazar/yuksel.../joe-colwes...ucret-ikinci-plandaydi/16286.htm... 30 Eki 2015


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Fenerbahçe'nin Yeni Teknik Direktörü Spor 04.03.2020
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019