GENÇLİK VE SPOR PARADOKSU

1990’lı yılların ortalarına doğru ve ortalarında Milli Gençlik Vakfı’nın Spor İl Başkanlığı’nı yaptığım zamanlar vakfın çıkardığı Gençlik Dergisi’nde “Gençlik ve Spor”ile “Beden Terbiyesi” gibi birtakım çelişkili ifadeleri eleştirmiştim. Bu konudaki en eski kayıt olan bu eleştiriyle şu söyleyeceğimin belki alakası yoktur; orasını bilemem ama Selim Sırrı Tarcan’ın öncülüğünde kurulan “Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü” adı kalktı ve değişerek “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü” oldu; sonradan bakanlık haline bile geldi. Şimdi “Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü” deniyor. Zihinsel, psikolojik, sosyolojik boyutu olan sporun sadece bedensel hatırlanması hem çok yanlış, hem çok noksandı. İnsanlar sirk hayvanları gibi beden terbiye etmiyorlar. İnsanlar akıl ve gönül gibi farklı boyutlar da taşıyorlar ve manen de terbiye oluyorlar. Bu nedenle “Beden Terbiyesi” ifadesinin değişmesi beni mutlu etmiştir. Milletimizin asaletine yakışan da zaten bu idi. Selim Sırrı 1938 yılında bunu düşünememiş olabilir; ama ilklerde eksiklik olması da doğaldır. 1969’da “Spor Bakanlığı” ismi maalesef 1972’de “Gençlik ve Spor Bakanlığı” adı olarak değişmiştir.

“Beden Terbiyesi” ifadesinden kurtulduk ama onun kadar yanlış olmasa bile belki onun kadar noksan başka bir ifade onun yerini aldı. Çünkü “Gençlik ve Spor” ifadesi de çelişkilidir. “Beden Terbiyesi” ifadesi elbette art niyetli konmamıştır ama dikkatli düşünülürse hakaret içermektedir. “Gençlik ve Spor” ifadesi her ne kadar hakaret içermese bile sporda en popüler hem mesaj, hem slogan ve hem de bir ilke olan “sporun yaşı yoktur” algısı karalanmaktadır. Bu mesaj spor elitinin topluma duyurmak istediği birinci öğüttür. Tamam, cümle kusurlu olabilir; kastedilen “spora başlamanın yaşı yoktur” ya da “spor yapmanın yaşı yoktur” mesajıdır. Gerçekten her yaşta başlanabilecek ve her yaşta yapılabilecek bir spor türü mutlaka vardır. Ama son derece ciddi kurumlarda daha hassas davranılması beklenilir. Spor sağlıkla doğrudan ilişkili olduğu ve hemen hemen her türlü hastalıkta bazı uyarılar eşliğinde egzersiz ve spor tavsiye edildiği için spora başlama ya da spor yapma yaşının bahane olamayacağı telkin edilir.

Sporu daha çok gençlerin yaptığı zannı yanlıştır. Bu genç ya da yaşlı olmakla değil bir ülkenin ya da bölgenin insanının gelişmişlik ve bilinçli olma durumuna bağlıdır. Gençlerin gerek ferdi ve gerekse takım olarak sporu profesyonelce yapmaları ve daha medyatik olması bizi yanıltmamalıdır. Futbol gibi bazı Batı kökenli sporlarda daha orta yaşa gelmeden jübile yapılıyor diye yahut futbol daha ziyade genç sporudur diye sporun geneli için bu geçerli değildir. Öyleyse futbol spor genelinin kriteri değildir ve pek çok spor orta yaş ve üstü de yapılabilir. Mesela bir Wu Shu Kung Fu sporu misal olabilir. Spor sadece futbol değildir ve spora katılım denince bizzat yapıyor olmak ile seyirci olmak farklıdır. Futbolda oyuncular sporculardır; gerisi ilgilidir. Ayrıca futbolun egzersiz, sağlık, psikolojik, sosyolojik yönü de tartışılabilir. Seyircilerin doksan dakika sonra sporun sağlık yönünden yararlanmadan oradan ayrılacakları gerçeği ise tartışılmaz.

“Her Yaşta Spor” sloganı eğer çok önemliyse – ki öyledir; neden doğrudan ilişkili kurum ve kuruluşlar “Gençlik ve Spor” ayrımı yapmaktadırlar? “Gençlik ve Spor” ifadesi toplumdaki birçok insanın bilinçaltında şunları demlerine sebep olmaktadır:

_ O genç işi.

_Bu yaştan sonra olmaz.

_ Şimdi genç olsaydım…

“Gençlik” sözcüğü sporun başından kalkmalı ki insanlar onu bir genç işi olarak görmesinler. Böylece herkes yaşı kaç olursa olsun spora katılsın…

Bugün olmazsa yarın her ya da geç bu ifade üzerinde de gereken düzenleme yapılacaktır. Her geçen zaman daha zeki ve bilinçli insanların varlığına gebedir. Günümüzde gelişmiş kaç ülkede bu isimde bir bakanlık mevcuttur?..

Spor yapmayınca genç de olsan hamlaşıyorsan, ama spor yapınca yaşlı da olsan dinçleşiyorsan bu durum sporun sadece gençlikle değil her yaşla alakalı olduğunu gösterir.

Uzak Doğuda Çinliler sabahın köründe her yaşta insan yollara dökülürler ve siz onlara “gençlik ve tai chi” den değil, ancak “dinçlik ve tai chi”den söz edebilirsiniz. Sanat bazen belli bir yaşta olmayı gerektirebilir; fakat bu durum spor için de geçerli değildir. Meslekler de belli bir yaşı isteyebilirler. Spor, egzersiz ve hareketlilik demek ki tümünden farklıdırlar ve her daim gençlikle birlikte anılmaları bağışlanamaz.

Bazı işler tamamen genç olmakla alakalı olabilirler. Mesela buluğ çağına ermek, ilk sakalların çıkmaya başlaması, fizyolojik ve morfolojik değişiklikler gibi. Doğrudan gençlikle alakalı her şey gençlikle beraber anılabilir. Burada ise durum farklıdır ve gençlik sporu değil, spor gençliği içine alabilir. İfadede kapsayıcı olan yeterlidir. Bazı kusurlar bağışlanabilir; ama burada ikazını yaptığımız tebliğ paradoksu ortadan kaldıracağı için gecikmemelidir. “Gençlik ve Spor” demek bir bakıma “sporun yaşı vardır” demektir ve gençliğe vurgu söz konusudur. Yahut bir başka deyişle “spor genç işidir” demektir. Artık bu ezber daha fazla ertelenmeden bozulmalıdır.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Fenerbahçe'nin Yeni Teknik Direktörü Spor 04.03.2020
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019