FEDERASYON GİDİŞATI

Mücadele ve savunma sporu olarak önce 1923 yılında Güreş sporunun federasyonu kuruldu. Ata sporu olarak federe olmakla gururlanan Güreş’ten 1 yıl sonra 1924’te Boks sporu federe oldu. Uzun yıllar mücadele sporu olarak bu ikisi vardı. 1966’da Güreş sporu federe olarak Judo sporunu doğurdu. Judo federe olduğunda Türkiye’de aynı zamanda ilk defa bir Uzak Doğu savunma sanatı spor oluyordu. Bununla çok gururlandı. Diğer Uzak Doğu sporları üvey evlat ama o öz evlat idi. Hele başarılı sporcuların yetişmesiyle şımarmayı hak bile ediyordu. Yıllar sonra 1980 tarihinde Karate sporu Judo’dan koparak federe oldu. Artık Uzak Doğu kökenli öz evlatlar ikiye çıkmışlardı. Diğerleri üvey idiler. Karate de şımarmayı hak edecek kadar başarılı oldu. O da Judo gibi tepeden bakabilirdi; baktı da. 1 yıl sonra 1981 yılında Tae Kwon Do sporu da federe oldu. Sayısı üçe çıkan Uzak Doğu kökenli sporlar uzun yıllar şımarık zengin çocukları gibi Kung Fu’ya ve diğer savunma sanatlarına “sizin federasyonunuz yok” deyip ötekileştirdiler. Oysaki düne kadar onların da yoktu ama oldu; bundan sonra Kung Fu ve başkalarının da federasyonu pekâlâ olabilirdi… Nihayet 2006’da Wu Shu dalında bir Kung Fu branşı Karate’den koparak federe oldu. Aynı yıl Kick Boks da Boks’tan koparak federe oldu. Kendilerine “sizin federasyonunuz yok” denilenler federasyona kavuşunca federe olmayanlara “sizin federasyonunuz yok” demeye hep devam ettiler. Önceki durumlarını pek çabuk unuttular… Fakat devletimiz istenilen nitelik ve belirli bir niceliğe gelmeden öyle her önüne geleni federe etmemekte haklıdır; biz de bunu hak etmeye çalışıyoruz, başaracağımıza olan inancımız da tamdır. Bizim mücadelemiz aynı zamanda her şeyin para olmadığının ispatının da mücadelesidir.

1980’li yılların sonlarından beri İzmit’in merkezinde Jeet Kune Do prensipleriyle antrenman yapıyoruz. Bruce Lee’nin tam istediği gibi JKD prensiplerine aykırı olmaksızın kendimizi de katıyoruz. Bu zamana kadar yüzlerce çok sağlam eğitmenler yetiştirdik. Kimsenin karşısında mahcup olmadık. Bize karşı çıkanlar az sayıda olduysa bile onlar verimsiz olup silinip gittiler. Biz sağlam adamlar yetiştirip işimize baktık. Tertemiz bir sicilimiz var. Bizimle ilgili bir yüz kızartıcı suç, bir müsabaka mağlubiyeti, pedagojik hata isnat eden yalan söyler.

Hırslı olmadığımız için 2009’a kadar teşkilatlanmadık. Nihayet bazı öğrencilerimizin teşvik ve telkiniyle Avrasya Jeet Kune Do Federasyonu’nu kurduk. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İzmit Belediyesi’nin sporculara verdiği imkânlardan yararlanmaya çalıştık. Türkiye’nin pek çok ilinde teşkilatlandık. Uluslar arası bağlantılar kurduk.

AJKDF’nin özerkleşme çalışmaları devam ediyor. Her ne kadar iç yönetim sorunları bizi şimdiye kadar yavaşlatmışsa da Eylül 2014’teki son oluşumuz çok daha umut vericidir. Son oluşumun toplantıları çok kaliteli bir kadro tarafından manen güçlü bir atmosferde gerçekleşiyor. AJKDF’nin tarihçesi yazılıyor. Yeni yönetim daha disiplinli, daha maneviyatlı ve daha kaliteli kişilerden oluşuyor. Hırs yok; azim var. Artık ‘Do’ prensipleri işliyor. Yönetimde herkesin mazisi temiz.

Do prensiplerine yahut güzel ahlak kurallarına aykırı olanlarla yollarımızı ayırdık. Biz güven verici bir marka olduk. Türkiye’nin en iyi dövüşçülerini yetiştirdik; hem de yüzlerce. Bunlardan özellikle asistanım olanlar çok dikkat çektiler. Hepsi temiz sicilli bir maziye sahip oldular. Mağlup ve mahcup olmadılar. Topu topu üç usta eğitimci (sifu) yetiştirdim. Ama hiçbiri imtiyazlı olarak derece (grade) almadı. Hepsi gladyatör ve gerillalara taş çıkartan zor bir eğitimden geçtiler.

Bütün bunlara rağmen bize de çamur atılmak istendi. Fitneye meydan okuduk; geri adım atmadık. Sahte isimler ve kim olduğu meçhul nick’lerle ve ad soyad baş harfleriyle eteklerinin arkasına saklananlar dil uzattılar. Fehim Başaran’ın resmi diye bana mail attılar; bu resme sahipleneceğimizi umdular; sahiplenseydik o resmin bir body bulding’ciye ait olduğunu söyleyeceklerdi. Öylesine küçük ve belirsiz bir resimdi ki hata yapabilirdik. Tony Jaa adıyla mail attılar; maile cevap yazdım; ardı arkası gelmeyince kuşkulandım. Heyecanla bu maili paylaşacağımı sandılar. Emin olamadığım için sabretmenin faydasını gördüm ve tuzağa düşmedim.

Bize alternatif oluşumlara yeltendiler. Referans olmadığım halde bizim isim ve resimlerimizi bile kullandılar. Türkiye’de en önemli mercilerden şu cevabı aldılar: “Biz Türkiye’de Yüksel Yılmaz’ı tanırız.” Ya da şu versiyonla karşılaştılar: “Biz Kocaeli’nde Yüksel Yılmaz’ı tanırız.” Birinci ağız yetkililer bize bunları taşıdılar. Demediklerimizi dediler; dediklerimizi sakladılar. Bizimle alakası kesilenler bizim sırtımızdan geçinmeye çalıştılar. Biz Avrasya Jeet Kune Do Federasyonu’nun kefiliyiz; başka da JKD federasyonu tanımıyoruz. Taklitlerimizden sakınınız. Dünyaca ünlü Jeet Kune Do’cu saygıdeğer Tom Keplar İzmit’e geldiğinde nasıl “Türkiye’de Jeet Kune Do’nun babası Sijo Yüksel Yılmaz’dır” dediyse ülkemize davet edeceğimiz diğer ustaların da bunu diyeceğinden kuşkumuz yoktur. Biz Bruce Lee’nin ve orijinal öğrencilerinin tüm müfredatlarına sahibiz ve JKD Kulelkavido’nun müfredatı bu programları içermektedir.

Biz ispatlayamayacağımız şeyleri söylemeyiz; ama bir sırrı da ispata yeltenmeyiz. Herhangi birinin sırrını ya da ayıbını açıklamaya mecbur edilsek bile saklarız.

 

www.bizimkocaeli.com/yazar/Yüksel%20Yılmaz/Federasyon%20gidişatı/14167.html   16 Eyl 2014


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019
Galatasaray,ın Fetret devri Spor 04.04.2019
Futbolda Bedava Tiyatro! Spor 10.02.2019