BİLİNÇLİ BİLMEK

İyi bir branş, iyi bir eğitimci ve iyi bir öğrenci üzerinden değerlendirecek olursak birbirini tamamlayan dört ana fonksiyon söz konusudur. Her şeyden önce belirlenmesi gereken şudur:  Ben bana ve amacıma hitap eden bir branşı buldum mu?

Eğer bu sorunun cevabı “evet” ise branşımızdan tatminkârız. Fakat bu yanıltıcı bir tatmin olabilir. Zira insanlar imkânlarının ve bilgilerinin sınırları dairesi içinde tercih ve seçim yapabilirler. Bilediğim bir branş benim asıl aradığım olabilir mi? O halde çerçevenin alabildiğince geniş ve yeniliğe açık tutulması gerekir. Nihayet şunu diyebilirsiniz: Ben bildiklerim içerisinde bunu seçiyorum ama bilmediklerime de açığım. Bu durumda en iyi branş yoktur; en iyi tercih vardır. Zira herkesin amacı aynı değildir.

Sorgulamalardan sonra arayacağımız üç özellik ve uygulayacağımız bir özellik dört ana fonksiyonu teşkil edecektir. İlk soru şudur: Ben ciddi bir insanım; peki ciddi bir branşta mıyım? Dövüşü oyunlaştıracak kadar genç ve neşeli değilim. Sokağa hatta harp meydanına bile uygunluk istiyorum. Yani “gerçekçilik.” İçinde bulunduğum branş gerçeğe ayarlı mı? Yoksa sadece bir spor ya da sanat mı yapıyorum? Çıplak ve ciddi bir yumruk burnuma indiğinde sporum faul ya da diskalifiye ile bozulacaksa yahut gerçek bir yumruk karşısında sanatımın estetiği bozulacaksa hiç kıymeti yok. Şu halde gerçeğe ayarlı olmalıyım; gerçeğe hazırlanmalıyım. Yani gerçekten işime yaramalı. Hayatımı kurtaracak kadar hayati bir kıymeti olmalı. Salt bir oyun, bir yarışma ya da bir gösteri olmamalı. Gerek maddi gerek manevi varlığımı korumalı. Eğer bu tamamsa bile yetmiyor. Demek ki: Sokağa uygunluk ve gerçekçilik…

Sokakta düz bir boksör ya da başka bir klasikçi de zaman zaman başarılı sonuç alabilir. Fakat bunu rastlantısal olmaktan kurtarmak gerekir. Başarının nedeni düşmanın beceriksizliği değil, sizin beceriniz olmalı. Siz çok çalışkan ve yetenekli olduğunuz için elde ettiğiniz performanstan dolayı başarmış olmalısınız. Bunun için de sokağın o çok değişken ve farklı olan şartlarına ayak uydurabilmek önemlidir. Bazen yakın bazen uzak, bazen yüksek bazen çökük, bazen ayakta bazen yerde, bazen silahlı bazen silahsız, bazen teke tek bazen kalabalığa karşı tek, bazen gardlı bazen gardsız başlayıp gerçekleşebilen dövüş çeşitli şartlarda ve çoğu zaman hayati kıymette olur. Bütün bu farklı şartlara derhal uyum sağlayabilecek kadar hazır olmak çok önemlidir. Bunun için de bu şartlara uygun antrenmanlar yapmak akıllıcadır. Eğer her şarta uygun olmak sokağın bir realitesiyse, deme ki farklı şartlarda ve komplike çalışmalıyız. Gerçeğe ayarlı olan bizler bu kez şunu sormalıyız: Komplikelik ve uyum içinde olabiliyor muyum? Olamıyorsam demek ki antrenmanlarım yanlıştır. Zira antrenman programım amacıma hizmet ve hitap etmek zorundadır. Demek ki: Komplikelik ve uyum…

Bu da yetmeyecektir. Gerçeğe ayarlı, sokağa cevap verebilen, komplike dövüşen ve şartlara derhal uyum sağlayabilen başka kimseler de hasım olabilirler. İyi dövüşçülere karşı strateji belirleme ve manipülasyon konusunda tecrübeyi, şartları ve ilhamı değerlendirerek başarılı olunabilir. Ne kadar tehlikeli olduğunuzu en fazla siz bilmelisiniz. Ne kadar bilinirseniz o kadar okunur ve çözülürsünüz. Eğer sırlarınız varsa güven seviyesine göre açmalısınız. Öğrencileriniz sizin ustalık sertifikalarınız ve eserlerinizdir. Sırrınız fazla olursa kendinizi çok iyi ifade ve ispat edemezsiniz. Belki ispat zorunluluğunuz yoktur ama ya ifadeniz? Değerlendirmeler sizi ifade ettiğiniz kadarıyla tanımlayacaktır. Aksine sırrınız ne kadar az olursa herkesin malumu olursunuz ve sizde gördükleri teknik bilgiler takdirle değil, kibirle karşılanır. “Ben zaten biliyordum” der; neyse. Demek ki: Strateji ve hileler…

Sorgulamalardan sonra arayacağımız üç özellik işte bunlardır. Uygulayacağımız özelliğe gelince: Çok çalışmak ve verimlilik… Ne demek çok çalışmak? Çok çalışmak egzersizler demek. Doğru yapmak yetmiyor. Egzersizlerle doğruyu daha hızlı ve güçlü uygulayabilmek gerekiyor. Herkesten daha hızlı uygulayabiliyorsanız –ki hız güçle müşterektir- hem de gerçekçi olabiliyorsanız ve komplike ve de stratejistseniz, mesele yoktur. Demek ki: Çok çalışmak ve verim elde etmek… Çok çalışmak da tek başına yetmiyor; çünkü boşu boşuna da çok çalışılabilir. Sağlığa branşın amacına uygun olarak çalışılırsa verimli olur. Aksi halde yanlış binaya dayanan bir merdiveni çıkarsınız. Demek ki: Verim getiren çaba…

İşte felsefemiz bu olmalı ki hayatımızın ve branşımızın bir anlamı olsun. Anlamlı yaşayalım. Maddiyatı çok önemsemeyelim. Neslimize hitap edelim. Akıllı, uyanık, güzel ahlaklı, dürüst, merhametli, çevik bir nesil hazırlayalım. Manevi kazanımlarla vicdanen rahatlayalım. Bilinçli bilelim…

www.bizimkocaeli.com/yazar/yuksel-yilmaz/bilincli-bilmek/16648.html    7 Oca 2016

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019
Galatasaray,ın Fetret devri Spor 04.04.2019
Futbolda Bedava Tiyatro! Spor 10.02.2019