HİÇLİKTEN YÖNELMEK

Gözünüzü kapadığınızda karanlığın sınırları nerede? Belli ki bir şey, sonsuz kadar görülmeyebilir ama sonsuz olduğu görülebilir. Sınırsızlığı neden gözümüzü açmaktan ziyade kapamakla daha iyi görürüz? Başka hangi mevcudatı aynasında gördüğünüz halde o aslında karşısında somut olarak gizlidir? Varlığın niceliği hiçliğin niteliği yanında bir hiç midir?

Lao Ts’e, “Hiçlik sıkışık odada bile yer bulur” derken haklıdır. Lakin gözlerimizin şahadeti şartıyla… Duyularımızın dâhil edilmediği kıstaslarda iş değişir. Zihinsel boyutta ele alacaksak yine haklıdır. Lakin teolojik olduğunda da iş değişir. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın haklı olamaz mıyız? Demek ki açımız net olursa haklılığımız da net olacaktır. Sokak dövüşü mazeretle yenişebilmektir. Kalleşlik sokağın bir yasağı değil, yasasıdır. Kalleşlik dövüşün dışına değil, içine aittir.

Bruce Lee dövüşün, “koşulsuz, sınırsız, canlı ve tutarlı bir değişim içinde” olduğunu söyler. Haklıdır. Akışkan zihin düşünce kaçağı yapmayacağı için durdurulamayan zihindir. Ancak böyle sınırsızlaşabilirsiniz. Ancak bir hiçlik önemsemekle önemsememek arasına sıvışabilir. Soru şu: Düşmanı küçük görmemekle büyük görmemenin arasını görebilir misiniz? Düşmanı önemsememekle birlikte küçük görmeyi ve korkmamakla birlikte büyük görmeyi bir araya getirebilirseniz, aslınızı görürsünüz…

Kuvvet, mevcudun birliğidir. Güç kuvvetin fonksiyonudur. Tek bir parmak dahi katılmazsa yumruk oluşamaz. Hele bir de oluşmuş bir yumruğa tüm vücudu ve zihni de katarsak var ya, işte o zaman tam kapasitelik büyük gücü kullanırız. Değil mi ki zaten aptallar bedenleri kadar büyük hedeflerdirler ya da başka bir deyişle bir aptal bedeninin ve aptallığının büyüklüğü nispetinde büyük bir hedeftir. Akıllı adam da aksine, bedeni kadar büyük bir yumruktur…

Zorlamadığınız takdirde doğanız ortaya çıkar. Fakat ustalaşamayanlar düşünce limanından hiçlik okyanusuna kendilerini bırakamazlar. Boğulmaktan korkanlar korkmaktan boğulurlar. Böylece çatıdan betona kendini bırakan biri gibi suya çakılırlar. Kendi halindeki bir tüy için beton yumuşar; korku halindeki iri kıyım bir vücut için su betonlaşır. Yavaşça da bıraksanız betonu suya çarparsınız; fakat fırlatsanız da tüyü, ne betona ne de suya çarpmayacaktır.

Kuru dallara esneklik kazandıramazsınız. O zaman yeşil bir dal bulmalısınız. Rahatlamak mı istiyorsunuz? Şehirden kaçarken yorulmakla işe başlayabilirsiniz. Rahatlamak bile yorulmanın ardında gizlidir. Nasıl mı? Mekanik dünyanızdan alabildiğince uzaktaki bir kırsalda çam kokusunu solurken, yemyeşil meralara yayılmış elvan elvan çiçeklere bakarken, hafifçe fısıldayan rüzgâr, tınılayan yaprak ve şakıyan kuş seslerini dinleyerek… Bu takdirde bir hamakta bir saat uyusanız, uyandığınızda uzun müddet yorulmaya hazır olabilirsiniz. Yoksa siz şehir hayatında yeterince dinlenmeden tekrar yorularak yıprananlardan mısınız?..

Yorulduğunuzda egzersizleri araç ve faydalı olmayı amaç olarak dâhil edebilirsiniz. Böylece hem zihnen, hem ruhen ve hem bedenen beslenebilirsiniz. Vicdanınızı, zihninizi ve bedeninizi rahatlatmasını da çalıştırmasını da bilmelisiniz. Bunları çalıştıramayan rahatlatamaz; dinlendiremeyenin çalıştırmasından verim alınamaz. Haklı olan “vicdanını”, boşlukta olan “zihnini”, doğada olan “bedenini” rahatlatır. Bu üçünü halletmeden yollarda rahatça yürüyebilenler vicdanlı olamayacakları gibi, zihnen ve bedenen de dövüşe hazır olamazlar.

Öncelikle haklı olmalısınız. Sonra buna hizmet edebilecek çevik bir beden elde etmelisiniz. Sonra zihniniz hiçlikte akarak haklı davanıza hizmet edebilmeli. Yok, eğer zaten düzenli antrenman yapan biriyseniz işiniz daha kolay. Haklı olacaksınız ve sadece işinizi yapacaksınız. Yok, eğer bedenen hazır olduğunuz gibi hiçliği de hemen elde edebiliyorsanız, işiniz daha da kolay. Sadece haklı olacaksınız. Yok eğer hem bedenen ve hem zihnen hazır olduğunuz gibi üstelik haklıysanız, kim tutar sizi?.. O farkındasız farkındalıkla gerçekleşecektir. Yeter ki haklı olun; çok ve ölçülü egzersiz çalışın ve hiçliğe değil, hiçlikten yönelin…

 

                                                                                24 Aralık 2009 /YÜKSEL YILMAZ

 

www.bizimkocaeli.com/yazar/yuksel-yilmaz/hiclikten-yonelmek/14529.html

27 Kas 2014


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Fenerbahçe'nin Yeni Teknik Direktörü Spor 04.03.2020
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019