HERKES HAİN Mİ?

Türkiye ve İslam dünyası olarak 15 Temmuz2016 tarihinde çok ağır bir İhanet hareketiyle karşı karşıya kaldık.
Ülkede CİA adına Türkiye’deki kuklaları aracılığıyla bir darbe girişimi yaşandı.
Türkiye’de daha önce defalarca CİA adına darbeler yaşanmıştı. Bu, İlk defa olmuyordu! İlk defa olan şey ise CİA’nın partnerinin bu defa kendisine “İslami”  diyen bir yapılanma olmasıydı.
Allah rızası için, Altın bir nesil oluşturma gayeleri olduğunu söyleyenlerin ve sırf bu sebeple dünyanın dört bir tarafında okullar açanların Türkiye’de bir darbe girişimi ilk defa yaşanıyordu.
Normalde CİA’nın darbelerdeki partnerleri İslami hayat görüşünü kendisine “düşman” olarak bilen Laik Kemalistler ve Ulusalcı Sol hareketler olurdu.

Bu durum ülkede İslami hareketler ve İslami hareketlere yakın Akparti Hükümetinde ciddi bir şok etkisi yaratıyordu. Çünkü daha önceki darbelerde bile daha önce Meclis bombalanmamış, halka direkt ateş açılmamıştı.

Bu durum Akpartiyi sevenler nazarında ciddi bir travma yarattı.
Bir zamanlar her istedikleri makam kendilerine adeta altın tepside sunulanlar, önce küçük küçük, sonra giderek dozu artan bir şekilde, MİT Müsteşarını tutuklama, Mit Tırlarının alıkonulması, Gezi olaylarına destek ve 17-25 Aralık ihanetleri ve şimdilik son olarak ta 15 Temmuz İhanetini gerçekleştirmeye çalışmışlardı.
 Ne yazık ki, Bir zamanlar asla düşünülemeyecek, tahmin bile edilemeyecek bu durum 17-25 Aralık sonrasında ise artık beklenen bir gelişmeydi.

Şimdi Abd'ye ve Batı’ya çalışan bu Fetö mensupları yüzünden paranoyak ötesi bir psikolojik vaka haline geliyoruz.
Fetö'nün yaptıkları sayesinde tüm cemaatleri ve müntesiplerini sanki Batının birer ajanı ve kuklası sanıyoruz.
Cemaatler içinde hükümete muhalif olanlar olabilir, bu, gayet normaldir…
Ama unutmayalımki, Hükümete Her muhalif olan vatan veya Ümmete ihanet içinde değildir.
İhanet içinde olanlar varsa, elbette ki gereken ceza verilmelidir.
15 Temmuz akşamı gördük ki, sokağa ilk koşanlar içinde çok sayıda Hükümet muhalifi cemaatlere mensup insanlarda vardı.
Mesela Anadolu Gençlik Derneği (AGD) normalde Saadet Partisini destekliyor, ama ilk dakikalardan itibaren meydanlardaydı.
Hükümetin İsrail ile anlaşmasına mesafeli olan İHH, hani o bazı aklı evvellerin “Hırsız, Çete v.s” diyerek suçladıkları İHH Darbenin ilk dakikalarından itibaren sevenlerini meydanlara davet etti, tanklara karşı savaştı ve tankların üstüne çıkan ilk kişilerden biri İHH Başkanı Bülent YILDIRIM oldu.
Bugün bazı şaşkınların 2. Fetö olacak dedikleri Nurcular meydanlardaydı, aralarından 3 kişi şehid oldu, onlarca Nur talebesi gazi oldu, halen mensuplarını her akşam meydanlarda görüyorum…
Demek ki Hükümete veya Hükümetin bazı uygulamalarına, politikalarına karşı olan, çekincelerini belirten her STK hain olmuyormuş, bilakis Hükümetin en zor zamanlarında canları pahasına Hükümetin yanında, Darbecilerin karşısında yer aldı…

Şimdi bu büyük İhanet girişimi sonrası paranoyak bir ruh hali ile tüm cemaatleri kötü görmeye, tüm cemaat mensuplarını “Hain” görmeye başladık.

“Nurcular kötü, derhal derdest edilmeli”,
“Mustafa İslamoğlu camiası kötü, hemen yok edilsin”
“Menzilciler kötü, devletten atılsın”
Radikaller kötü, Ilımlılar kötü v.s gibi argümanları artık Kemalist Ulusalcılardan çok kendisine İslamcıyım diyenlerden duyuyoruz, hem de yüksek sesle…
Oldukça ilginç geliyor tabi!…
Elbette ki, Devlet Dairesinde çalışan bir Memur eğer kendi daire amiri yerine Cemaatindeki bir şahsın emrini dinliyorsa bu asla kabul edilmemeli ve gereği yapılmalıdır. Devlet kurumundaki Amiri yerine Cemaatteki bir şahsın sözlerini dinlemek bir SUÇ olarak kabul edilmelidir, gerekiyorsa işten atılmaya kadar giden bir Disiplin soruşturması yapılmalıdır

Ancak, sırf bir Cemaate mensuptur diye tüm dindarların devlet dairelerinden tasfiyesini istemek, bu görüşü savunmak Kemalistlerin bile aklına gelmeyen müthiş bir Faşizm örneğidir...
2-3 kötü örnek için tüm Müslümanları Devlet Dairelerinden atmayı akıl etmek bir akıl tutulmasıdır…

Adalet hepimize lazım.
Bugün Adalet’i görmezden gelenlerin yarın Adalet’i aramaya hakkı olamaz.

Suçların şahsiliği ilkesini göz ardı etmeden, devlet makamlarına alınacak kişilerde Cemaatinden ve Cemaatinin referansından ziyade “Emaneti EHLİNE veriniz” düsturu gereği LİYAKAT ve Devletine karşı SADAKAT aramalıyız…
 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
RAMAZAN PİŞKİN MESELESİNE DAİR Sosyal 05.06.2020
GENÇLER NEDEN EVLEN(E)MİYOR? Sosyal 22.05.2020
CORONA GÜNLERİNDE TOPLU ULAŞIM Sosyal 28.04.2020
SOSYAL YARDIMLAŞMADA TEKELLEŞME SORUNU Sosyal 23.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ayasofya Sorunu Sosyal 15.06.2020
SOSYOLOJİK VİRÜS "IRKÇILIK" Sosyal 04.06.2020
Neden Hala İnsan Olamadık? Sosyal 28.05.2020
ESKİ RAMAZANLARI UNUTMAYALIM Sosyal 15.05.2020
Önce İnsan Olmak Sosyal 09.05.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.