KADİR MISIROĞLU SÖZLERİNE ELEŞTİRİ

“Hayatta gerçek dostIar edinememek büyük bir mahrûmiyettir. Lâkin asıI ve ondan daha büyük bir mahrûmiyet, gerçek düşman sâhibi oIamamaktır.” Vallahi çok doğru.

“Düşmanın senin için asâIetsizIiği nisbetinde tehIikeIidir.” Vallahi bu da doğru.

“Şöhret afettir. Ben şöhretten daima kaçtım.” İyiler de şöhretli olmuşlardır. Şöhret mi peşinden geliyor, sen mi şöhretin peşindesin? Bu önemli.

“FethuIIah GüIen’in kaIbi gâvurdan yanadır. İddiaIı oIma!. AkIın kadar tedbir aIabiIirsin! ÇareIer gibi maniIer de sonsuzdur.” Gülen’in kalbini okuyan Kadir beyin düşüncesi böyle. Ama Gülen’e zamanında sonsuz mani olmalardan hiçbiri yapılmamıştı. Siyasetten pek tiksinen Gülen, Erbakan Hocanın zor günlerinde her nasılsa siyasete karışarak mani olmuştu.

“Sadece bir gözümüzün şükrünü eda etmek için, bir ömür secde etsek yetmez!” Herhalde yani, her Müslüman çocuk dahi bunu biliyor.

“Cesâreti yüreğindeki kadar değiI, eIde edebiIeceğin netice kadar kullan.” Harika.

 “Samimi dinsize saygı duyarım ama tezadIı MüsIümana saygı duymam! MüsIüman MüsIüman gibi oImaIı.” Maalesef bu konuda en tezadlı Müslümanlardan biri bunu söylemiş oldu.

“Askeri mahkemenin ne maI oIduğunu ben biIirim! ŞahidIerimin hepsini hapsettiIer! Şahid hapsediIir mi?” Enteresan. Üzerine gidilmesi gereken bir durum.

“YarasaIarın hatırı için, güneş doğmaktan vazgeçmez.” Harika, çok veciz olmuş.

“Necip Fazıl tanıdığım en zeki adam, tanıdığım en cesur adam ama tanıdığım en ahlaksız adam!” Herhalde hurafeci olduğu için en zeki adamdı. Kendisinden daha cesur olanlar idamla yargılandılar veya öldürüldüler. Ahlakına gelince, ondan daha ahlaksızları görmek istiyorsan Necip Fazıl’ın kapıştığı komünistler arasında aramalısın.

“Ben Âkif yanlış bir şey söylediyse tenkit edemez miyim? Bu nasıl şey? Böyle anlayış mı olur? Bu taassup, bu taassup! Yunan'la öç için mi dövüştün? Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl diyorsun İstiklâl Marşı'nda. Bunları hiç düşünmemişler. Seksen sene sonra Yunan'ı hâlâ Sakarya'da mı vehmediyorsun da 'korkma' diye başlatıyorsun. Niye korkacağım lan dünya benden korksun desene! Mehmet Âkif... Serserinin teki!” Bu tenkidi gerçekten bu seviyesizlikle yaptı ise yazıklar olsun. Mehmet Akif “korkma” der. Çünkü Kur’an’la ahlaklanmıştır; senin gibi zan ve rivayetlerle değil. Peygamberlere bile korkmamaları söyleniyor (Tâhâ, 68; Kasas, 25). Daha bunu bilmiyorsun. Hiçbir serseri Mehmet Akif’in yazdığı şiirleri yazamaz ve en bilgili cami imamları bile Kur’an’a onun kadar vakıf olamaz. Sen kendine bak; hışımla ayağa kalkıp ölçüsüzce konuşma.

“Evlat, kardeş katli ümmetin selameti için ihtiyar olunmuş, ailemin fedakârlığıdır.” Onu geçeceksin. Evladın düşman ordusunda olsa neyse, kundaktaki bebek öldürülüyor. Ayete bak, “Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman…” (Tekvir, 8-9). Dikkat et Kadir Bey, öldürülen suçsuz ve çocuk olduğu için nasıl öldürüldüğü değil, hangi suçtan dolayı öldürüldüğü soruluyor. Saltanat aşkından dolayı Kur’an’a ters olma.

“Karl Marx bir cinnîdir. Benden duyun. Ben onun doğup yaşadığı yeri gördüm. Trier'de doğmuştur, Almanya'da. Trier, minare boyu kayalıkların olduğu bir yerdir. Trier, onun çocukluğunun geçtiği yerdir. O kayalıkların dibine gider, düşünürmüş. Ona Das Kapital'i yazdıran şeril cinnilerdir. Şeril cinnilerdir. Ben böyle birini daha size ifşa edeyim de, kimse bilmez. Ahmet Cemil Akıncı diye bir emekli albay vardı. İlk kitabını ben yayınladım, Hilallerin Gölgesinde diye. Bundan elli sene evvel, ilk başladığım sıralarda. Bu Ahmet Cemil Akıncı'ya desen ki, bana Hz. Ömer hakkında bir kitap yaz, Ömer hakkında. Ertesi günü gelir sana, üç yüz sayfalık bir kitap verir, bir tek harf hatası yok! Yav bir adam üç yüz sayfa daktiloyla yazı yazacak, a yerine b'ye basmış olmayacak, bu inanılır şey değil. İki üç defa başımdan geçti, bunu ben sıkıştırdım. Dedi ki, bunları ben yazmıyorum. Ben kağıdı koyuyorum, cinniler tuşlara basıyor, yazıyor. Ben mevzu veriyorum. Ben mevzu veriyorum. Bu böyle Hz. Hatice hakkında bir kitap yazdı, artistin biri de ona bakıp da İslam'a dönmüş de meşhur oldu bir zaman, gençler bilemez, çok satıldı.” Kesinlikle tedavi olması lazım. Halkın anladığı cin ile Kur’an’ın anlattığı cin arasında hiç alaka yoktur. Halkımız maalesef mesiyyat nedeniyle Hıristiyanlar gibi ve İsrailiyyat nedeniyle de Yahudiler gibi bir cin algısına sahiptir. Müslümanları Marksistlere karşı bile rezil eden bir açıklama. Hurafeden Allah’a sığınmalı.

“Alman Harbi devam ederken Komünist Rusya'da Stalin emretti: 'Kumlara Ayet el-Kürsi okuyun, Alman ordusunun üzerine serpelim.' En azından maneviyat takviyesi için komünist bunu yaptırdı.” Stalin’in bunu emrettiğine kaç kişi inanır?

“Haber dinlerken duyduğum reklamlardan bîzârım. 'Açken sen, sen değilsin.' Serseri, niye ben değilim? Sen açken sen değil, başka biri misin ya? Tekrarlayıp duruyor. 'Eve giden hiçbir yol, yol değildir.' Yol diyorsun ya. Mükemmel değildir desen bile madem hiçbir diyorsun, o bile doğru olmaz. Çünkü bu aslında mükemmeldir. 'Kirlenmek güzel şeydir.' O zaman niye Omo kullanayım öküz? Omo reklamı yapıyor, kirlenmek güzel şeydir. On senedir her torbasının üzerinde yazılı. Belki bu şirkette iki bin kişi çalışıyor, biri demiyor ki 'yav kirlenmek güzelse Omo'ya lüzum yok.' Akla bu gelir. Herif diyecek ki 'kirlenmek mühim değil, çünkü Omo var.' Şu farkı görmeyen gerizekalı... Türkiye bir tımarhane!” Şu değerlendirmeye bakınız yahu. İnanamıyorum. Artık acımaya başladım. Yorum yok deyip geçmeliyim.

“Türkiye'nin de, İslam dünyasının da, bütün İslam ümmetinin de İran'dan daha büyük düşmanı yoktur. Daha tehlikeli düşmanı yoktur. Ben bunları yazdım, söyledim ve söylüyorum. Çünkü anlaşılması zor bir düşmandır. Tek gayesi vardır: Ehli Sünnet Müslümanlığı yok olsun. Ehli Sünnet Müslümanlığını ayakta tutan ülke kimdir, Türkiye. 1 numaralı düşman. Ne ABD ile işi vardır, ne başkasıyla. Bütün hedefi Türkiye'dir. Halk böyle midir, halk zavallıdır. Bu Ahundların işidir, Şia Acem ırkçılığına mâkestir.” Müslümanları ayıracak değil bir araya getirecek ifadeler sarf etmeliyiz. Ehli Sünnet Müslümanlığı da ne demek? İslam’dan başka Müslümanlık yoktur. Mezheb din değildir. Kadir beyin çok sevdiği Sayın Tayyip Erdoğan da bunu demişti: “Bizim Sünnilik diye bir dinimiz yoktur. Bizim Şia diye bir dinimiz yoktur. Bizim tek dinimiz İslâm'dır.” İşte bu gibi ifadeler bölmez, birleştirir. Senin mezhepçiliğin kimlere benziyor biliyor musun Kadir Bey? Fethullah Gülen de İŞİD de senin gibi Sünni mezhepçidir. Ama ne Begoviç, ne Malcolm X, ne Yusuf İslam, ne Ebu Hanife, sahabe ne de sevgili Peygamberimiz mezhepçi değildirler. İran’daki birtakım alevi mezhepçilerin o taraftan böldüğü gibi sen de bu taraftan bölüyorsun.

“İran'ı tanımayan, bu zamana kadar İran'ın gerçek hüviyetini tanımayan varsa şimdi gözünü açsın. İran diyor ki dünyaya karşı: "Benim gavurum Ehli Sünnet Müslümanından daha iyidir." Çünkü Caferi Mezhebi'ne yani İran'ın resmi mezhebine göre de Nusayriler kafirdir. Gulat-ı Şia'dır. Hz. Ali'ye Allah demektedirler, inançları budur. Düşmanı Ehli Sünnet Müslümanıdır diye Suriye'deki gavur idareyi İran'ın desteklemesi, İran için kendi içinden çıkan gavurun, Ehli Sünnet Müslümanından daha makbul olduğunu ispattan başka bir şey değildir. Şu hareketiyle İran'ı anlamayan bir daha anlayamaz.” Sen İran’ı anladığını sanıyorsun. İran’da inşaatta çalışmaya giden değil, İran’da kültür gezisi yapmaya giden tek bir Sünni bulamazsınız ki Kadir beye hak versin. Buyurun gidin görün…

“İslam henüz dünyaya egemen olmadı, çünkü Müslümanlar şeriata layık durumda değil. Kuran'dan yüz çevirdiler. Ne zaman İslam'ı yaşayış biçimleri düzelir, iyi bir Müslüman olarak yaşarlarsa o zaman İslam egemen olur.” İslam’ı iyi yaşamaktan evvel İslam’ı senin anladığın gibi anlamamak ve daha doğru anlamak gerekiyor. Yanlış inanılan İslam’ı iyi yaşasan ne fayda?

“Kainatta her zerre, kaderin hem memurudur hem mağlubudur. Bazısı mağlubiyeti büyük hadiselerde bilir.” Anlaşılan Kadir Bey de “kader” sözcüğünü Kur’an’ın tanımladığı manada bilmiyor; halkın bildiği gibi biliyor.

“İslam ile mizan etmek şartıyla, kendi milliyetini hatta kendi ırkını beğenmeye bir mani yoktur. Çünkü insan psikolojisi, halet-i ruhiyesi bunu gerektirir. Hiç kimse kendi çocuğunu sevdiği kadar, komşusunun çocuğunu sevemez. Nitekim, Peygamber Efendimiz bile şefaat hakkını öncelikle kendi kabilesi olan Kureyşliler için kullanacağını söylemiştir.” Al işte Kadir Bey de uydurma olan hadisleri uydurma olmayanlardan ayıracak basirete sahip değildir. “Şefaatin tümü Allah’ındır” (Zümer, 43, 44; Bakara, 48, 123; Enam, 52, 70, 94;  Secde 4; Furkan, 30; Araf, 6, 53). Onun korunmasız ve uydurma hadisine karşı biz korunmuş ayetleri kaynak gösteriyoruz.

“Çocukluğumda ne dava ettiysem, bugün de onu dava ediyorum.” Belki sende ön yargı vardır da ondan. İnsanın sonradan vaz geçebileceği düşünceleri mutlaka olmalıdır.

“Ben Osmanlı tipi bir münevverim.” Kendine aydın diyene de ilk defa rastlıyorum.

Fethullah Gülen bu ümmetin sülüğüdür.” İfadeye bakar mısınız?

“Necip Fazıl'ı anlatsam lağım patladı zannedersiniz.” Bu da çok ağır oldu. Yakışmıyor.

“Lozan, Mustafa KemaI’in hiIafeti övmesi üzerine inkîtâya uğramıştır. Çünkü, Mustafa Kemal ile İngiIizIer hilafeti kaldırmak üzerine anlaşmıştı.” Bu konuyu Prof.Dr Halil İnalcık ve Prof.Dr İlber Ortaylı gibi tarafsız akademisyenlere danışırım. Her yerden bir şey biriktirene değil.

“Yunan ordusu İzmir’e hilafet pazarlığından dolayı çıkmıştır!” Bunları da.

“Yunan harbindeki şehitlerimiz nereden bilsin sonradan baştaki adamın Yunan’ın yapamayacağını yapacağını?” Bunları da.

 

(NOT: Bu sözleri kaynaklarından değil paket halinde hazır olarak bularak değerlendirdiğimi itiraf etmeliyim. Bu yüzden değerlendirme yazarın orijinal yazılarından ziyade servis edilene olduğunu nazar-ı dikkate alınız.)

 

                                                                                                     YÜKSEL YILMAZ


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SEVGİLİ DEDEM: HALI YIKAMA MAKİNESİ SAÇMALIĞI (ÖYKÜ) Edebiyat 06.09.2019
EYLÜL MÜ HÜZÜN MÜ? Edebiyat 05.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
KABRİSTAN Edebiyat 29.08.2019
EY SEVGİLİ Edebiyat 22.08.2019