FARABİ SÖZLERİNE ELEŞTİRİ

“Erdemlerin en büyüğü bilimdir.” İşte bu bilimi tabulaştırmak yani tanrılaştırmaktır.

“Bir eylemin ahlaklı olduğunu bilip de ona uygun davranmayan kişi, o eylemin ahlaklı olduğunu bilmeden ahlaklı davranan kişiden daha üstündür.” İki aşağılıktan hangisinin daha üstün olduğu değil, hanginsin daha alçak olduğu konuşulabilir.

“İyi bir insan öldüğünde ona ağlamayın. Asıl onu kaybeden topluma ağlayın.” Çok doğru. Ama zaten çok yakınından başkaları ağlamayacaktır ve ateşin düştüğü yerden bunu isteyemezsiniz.

“Hiçbir şey kendi kendinin nedeni olamaz, çünkü nedenin kendisi oluşandan öncedir.” Allah’tan başka her şey bir nedene bağlıdır. Allah bir nedene bağlı olmadığından o nedenden öncedir ve tüm nedenlerin yaratıcısıdır.

“İnsan bazen bir tesadüfle güzel işler yapar. Bazen de bu güzel işleri isteyerek değil, herhangi bir baskı altında yapmış olur. Böylece yapılan işler mutluluk getirmez.” Ne diyelim, doğrudur. Buradan bir yere varamadık.

“Yalancı bilge, kalp akçe gibidir.” Bana çok doğru gelmedi. Yalancının vakıfmış gibi konuşması her zaman söz konusu değildir. Cümlenin sağlam bir bütünlüğü yok.

“Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir.” Adalet yeterli olsaydı iyilerin kısa ve zalimlerin ise uzun ömürlü devletleri olmazdı. Millet koyun olursa adaletin olmaması da devleti devam ettirir.

“Hiçbir şey kendiliğinden yok olmaz, böyle olsaydı var olmazdı.” Doğrudur. Ben de şöyle diyeyim: Hiçbir şey kendiliğinden var olmadığı için kendiliğinden yok da olamaz.

“Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir. Önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.” Muhteşem. Bu sözü yıllar önce de Farabi’yi anlatan bir kitapta okumuştum; unutamadım.

“Uzun konuşanı kısa dinlemeli.” Baktın bir şeyler veriyor uzun dinle; baktın vermiyor kısa da konuşsa dinleme.

“Bir eylemin ahlaklı olduğunu bilip de ona uygun davranmayan kişi, o eylemin ahlaklı olduğunu bilmeden ahlaklı davranan kişiden daha üstündür.” Bana göre bir eylemin ahlaklı olduğunu bildiği halde bile bile ona uygun davranmayan kesin olarak alçaktır. Ama o eylemin ahlaklı olduğunu bilmediği halde tıpkı henüz Müslüman olmamış bir hanif gibi bilmeden ahlaklı davranan alçak değil, aksine faziletlidir. Çünkü bildiği halde yaşamıyor. Bu tipler inandığı değerlerden nefret de ettirirler. Fakat diğeri bilmese de zaten ahlaklı olduğu için bildiğinde fıtratına uygun olanı seçebilir. Sakın ikincisi olan ahlaklı hidayette değil ama birincisi olan ahlaksız hidayette diye düşünmeyin. İkisi de değil. Ama unutmayalım ki Peygamberimiz ve çevresindeki birçok sahabe İslam olmadan önce de ahlaklı davranmışlar.

“Toplum sevgi ile kaynaşır, adaletle yaşar, dürüstlükle ayakta kalır.” Adalet dürüstlüğü kapsayıcı bir ifade olduğu için ikisi ayrı ayrı pek gitmemiş. Ayrıca yaşamak da ayakta kalmayı kapsayıcı bir ifadedir.

 

(NOT: Bu sözleri kaynaklarından değil paket halinde hazır olarak bularak değerlendirdiğimi itiraf etmeliyim. Bu yüzden değerlendirme yazarın orijinal yazılarından ziyade servis edilene olduğunu nazar-ı dikkate alınız.)

 

                                                                                    YÜKSEL YILMAZ


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SEVGİLİ DEDEM: HALI YIKAMA MAKİNESİ SAÇMALIĞI (ÖYKÜ) Edebiyat 06.09.2019
EYLÜL MÜ HÜZÜN MÜ? Edebiyat 05.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
KABRİSTAN Edebiyat 29.08.2019
EY SEVGİLİ Edebiyat 22.08.2019