ORUÇLUNUN ANTRENMAN PROGRAMI

Oruç Farsça bir kelime olup mukaddes kitabımız Kur’an’da “savm” olarak geçer. Kur’an’ın “savm” dediği bir ibadete neden onun dilini değil de Farsçayı kullanırız – cevabını biliyorum ama spor köşesi yeri değil. Antrenmanlarımızı iptal etmeden gerçek orucu nasıl tutabiliriz? Sorunun cevabını birlikte değerlendirelim.

Antrenman programınızı iptal etmeyin! Türkiye’de çeşitli branşlarda dövüş sporcuları akşamın ilk saatlerinde haftada en az 2 ve en çok 6 gün olmak üzere en az 1.5 ve en çok 4 saat antrenman yapmaktadırlar. Sporcuların on bir aydan beri düzenli olarak çalıştıkları antrenman programları Ramazan ayının gelmesiyle etkilenmektedir. İftar saati birçok branşın seansına denk geldiğinden ya Ramazan ayı boyunca antrenmanı tamamen kaldırmakta yahut seans ya da antrenman saatini düşürmektedirler. Burada yapılan en büyük hata oruç bahanesiyle antrenmanları tamamen iptal etmektir.  Saatlere bir ayar çekilmesi daha uygundur.

Doymak için değil beslenmek için yiyin! Sofranızdan açlığı giderdikten sonra mideyi tıka basa doldurmadan sofradan kalkın; korkmayın bir şey olmaz. Hint fakirleri açlıktan ölmüyorlar; hatta kanser hücreleri özellikle büyümemize yarayan hayvansal gıdalarla beslendikleri için o fakirler kanser de olmuyorlar. Afrikalılar gibi günlerce aç kalmadıkça, sahurda ve iftarda antrenmanınızı etkilemeyecek kadar az yedikçe, gıda çeşitliliğiyle temel besin maddeleri tedarik edildikçe ve molekül zinciri oluşturan uygun gıdalar aynı anda tüketildikçe sorun olmaz. Hatta fazla kilolu olanlar için gündüz oruç ve akşam antrenman bulunmaz bir fırsattır. Ramazan ayı dışında bile sofradan doymadan kalkmak ve acıkmadan sofraya oturmamak gerekir; bu konuda hadisler de vardır (1). Kuran midemize ve bel altına değil aklımıza ve vicdanımıza hitab ederek düşküne, yetime ve esire isteyerek yemek yedirenleri över (2) ve yoksula yedirmeye teşvik etmeyenleri yerer (3). Maalesef biri namaz mezhebi, biri cihad mezhebi, biri hadis mezhebi olarak parçalara ayrılmış durumdayız; ama dinimiz kesinlikle garibanların dinidir. Kur’an’a göre Cehennemdekilere sorulduğu zaman, “Sizi bu cehennem ateşine sürükleyen nedir?” diye, verdikleri cevap şudur: “Onlar derler ki: "Yardım (salât) edenlerden değildik. Yoksulu doyurmuyorduk. Boş şeylere dalar giderdik…"(4).

İftarda tıka basa yemek yemeyin! Eğer doğru oruç tutulursa antrenmanlar olumsuz etkilenmeyecektir. Gündüz aç kalmanın acısı iftar saatinde tıka basa yemek yiyerek çıkarılmamalıdır. Dolu mide ile antrenman yapılması doğru olmaz; antrenmansız kalmak gibi bu da sakıncalıdır. Orta yol yemekten ve idmandan kısmaktır. İftar sofraları özenle kurulduğu ve gündüz açlık çekildiği için az yiyip kalmak zor gelebilir. Ama hiç olmazsa antrenmanın olduğu akşamlarda iftarda fazla yemekten feragat edilmelidir. Mineral, vitamin, protein ve sair ihtiyacınız çok yemekle değil, az ama çeşit yemekle tedarik edilmelidir. Antrenman esnasında pet şişeniz yanınızda olmalı ve ara sıra yudumlayarak susuzluğunuzu bastırmalı ama yudumu fazla artırmamalısınız. Suyun korunması bakımından pet şişeniz cam olmalıdır. Tıka basa dolu bir mide uykunuzu da olumsuz etkileyeceği ve uyurken dinlenmenizi engelleyeceği için bu sorunu da yaşamamış olacaksınız. Biz antrenmandan 4-5 saat önce yenmesini öğütlüyoruz.

Sahurda tıka basa yemek yemeyin! Diyeceksiniz ki, “İftarda yeme, sahurda yeme, ne zaman yenecek?” Biz de bu soruyu şu soruyla yanıtlarız, “Biz tokluk hissi taşımak için mi yiyoruz, yoksa besin ihtiyacımızı gidermek için mi?” Doymadan kalkmak işimize gelmese bile aldığımız gıdanın çeşitli olmasıyla temel besinleri yeterince almış oluruz ki bu da bize yeter. Peygamberin nasıl oruç tuttuğu dikkate alınırsa biz yanlış oruç tutuyoruz. İki örnekle yetinelim: Biz sadece Ramazan ayında oruçluyuz;  bazı rivayetlere bakılırsa o bütün yılın sadece birkaç günü oruç tutmuyor. Biz gündüz acıkmayalım diye sahurda tıka basa yiyoruz; o acıkıp fakirin halinden anlasın diye sahurda da az yiyor. Öyleyse gündüz bir yandan açlık çekin ve diğer yandan fakiri fukarayı düşünün ki merhamet ve şefkatiniz artsın. Şişmanlamayın! Kontrollü açlık kontrolsüz tokluktan daha sağlıklıdır. Oruçlu iken iç salgı bezleri, dolaşım sistemi, sindirim sistemi, boşaltım sistemi, solunum sistemi, sinir sistemi ve sair diğer bütün organlar dinlenirler. Dışarıdan besin gelmeyince bağışıklık sistemi iç beslenmeye geçerek daha önce depolanan birikintileri parçalar, kullanır ve dışarı atar. Ünlü sağlık geliştirme teorisyeni Dr. Katsuzo Nishi (5) sağlık oruçlarının faydalarından ama tedaviden ziyade hastalık önleyici olmasından bahseder. Oruçta ana gaye kendimizi karşımızdakinin yerine yardımsız koyan empatiyi değil, karşımızdakinin yanına yardımcı koyan şefkati geliştirmektir; kulluk bunu gerektirir; işin sağlık boyutu ana gayenin ardından gelen sadece dünyalık bir nimettir.

Notlar1. (Tirmizi, Zühd 47; İbnu Mace, Et’ime 50); 2. (İnsan, 8); 3. (Fecr, 17;  Hakka, 34); 4. (Müddesir, 43-45). 5.“Katsuzo Nishi, “The Nishi System of Health Engineering”, Kessinger Publishing, LLC (September 10, 2010).


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019
Galatasaray,ın Fetret devri Spor 04.04.2019
Futbolda Bedava Tiyatro! Spor 10.02.2019