RAMAZAN AYINDA EGZERSİZ

Arapça “savm” ve Farsça “oruç” ibadetinin bedensel, psikolojik ve sosyolojik faydaları olduğunu; dinimizde emredilmediğini (1) ama farz kılındığını ve nasıl amel edilmesi gerektiğini biliyorum. Eğer orucu toplumda olduğu gibi değil de dinde olduğu gibi tutar ve ölçüyü kaçırmaz isek egzersiz ya da spor yapmamızı engellemeyecektir. 

Önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz:

Sahurda tıka basa doymayın. Bu durumda oruçlu olmak size zorluk mu yaşatacaktır? Zorluk yaşayın zaten. Yaşayın ki hayatı boyunca aç ve susuz yaşayan dünyanın çeşitli yerlerindeki insanların durumlarını daha iyi hissedesiniz. Doymadan kalkın. Fakat gıdanızda çeşitliliğe de dikkat edin ki biyoritim, kan şekeri, tansiyon ya da elektrolit düzeyiniz değişmesin. “Doyma” derken “beslenme” demiyoruz. Sofrada çeşit yiyiniz ama doymadan kalkınız. Bu tabi orucu ibadet olarak tutmayanların ancak toplumdan dışlanmamak için tutanların pek işine gelmeyecektir. Sindirimi kolay gıdalar midede fazla beklemeyecek ve karnınız acıkacaktır. Bırakın acıksın.

Spor düzeninize devam edin. Gündüz yapmak zorunda olduğunuz egzersiz veya spor etkinliğiniz ve bunu kaldırabileceğinize inancınız varsa düzeninizi sürdürün. Çok ağır şartlarınız varsa kaldıracağınız seviyeye kadar düşürebilirsiniz. Fakat sakın egzersizleri ya da sporu terk etmeyiniz. Eğer antrenmanınız akşam saatlerinde ise zaten sıkıntı yok demektir. İş hayatınızın ağır olup olmaması dikkate alınmalıdır. Orucun asabi yaptığı bahanesine de inanmayınız. Orucu hakkıyla tutanlar için oruç teskin edicidir; onu istemeyerek tutanlar bu moral bozukluğu acısını toplumdan çıkarmaya kalkabilirler. 

İftarda tıka basa doymayın. Bu da bazılarına zor gelecektir. Gün boyu açlık çekmiş ve iftar sofrasını krallar gibi donatmış bir gözü doymazın sofradan doymadan kalkması mümkün olmayabilir. Ama bu sağlığa da ve gün boyu fakir fukara için yaptığınız empatiye de aykırıdır. Hele bir de o akşam idmanınız varsa onu da olumsuz etkiler. Kulluk sadece oruçlu ilen söz konusu olmadığına göre orucu bozarken de yemeğe saldırmamak gerekir. Asıl olanın az ama çeşit yemek olduğunu hatırda tutunuz. Sindirimi kolay gıdalar midenizi rahatsız etmeyecektir. İftardan yarım veya bir saat sonra tekrar hafif ama çeşit gıdalar alabilirsiniz.

Gıdanız hafif ama çeşitli olsun. Böyle gıdalar hem besleyici olurlar hem de çabuk sindirilirler. Ölçü doymak değil, yeterli ve dengeli olmasıdır. Yeterince yağar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve mineraller… Doymuş yağ oranı yüksek besinleri daha az tüketirken yeterli miktarda doymamış yağ almaya dikkat ediniz. Yağsız yoğurt, yağsız et, kuru baklagiller, beyaz eti, az yağlı süt ve süt ürünleri tüketiniz. Aşırı şekerli gıdalardan kaçınınız ve çay türlerini şekersiz içiniz veya şeker miktarını azaltınız. Yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığınız günlük tuz miktarı bir tatlı kaşığını (6 gr.)  geçmemelidir. Sahur ve iftarda yiyecekleri iyice çiğneyiniz ve midenin 1/3’ünü boş bırakınız ki sindirimi kolaylaşsın; gününüz acıkmadan geçmesin. Midenizi katı gıdalarla doldurmayın ki dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaşsın ve sindirim zorlaşmasın. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi olan glikoz meyvelerde hazır haldedir. Meyveleri aç karnına yemek doğru olacağından Ramazan ayında yemeklerden 30 dakika önce yiyemeyeceğiniz için iftardan 3 saat sonra alabilirsiniz. Mide doluyken alınan meyvelerin midede kalıp besin değerinin kaybolduğunu ve orada mayalanıp tüm sindirim sistemimizi yorduğunu unutmayın. Özellikle çocuklar ve ağır iş çalışanlar taviz vermeden ruhsatları kullanabilirler. Oruç tutunuz, ama dengeli besleniniz. 

Oruçlu iken uyumayınız. Uyurken herkes oruçlu (!) olduğuna göre yani uykuda (rüyada değil) yiyip içmediğine göre oruçlu iken uyumamak gerekir. Oruç fakir fukaranın halini düşünme, şefkat ve empati yapma ibadeti olduğuna göre vaktin nasıl geçtiğini anlamayacağınız uyku asıl amacı anlamsız kılacaktır. Yine de ağır çalışmaktan dolayı elinde olmadan uyuyanlara bir şey diyemem. Ama gece geç saatlere kadar sohbet yapan veya avundukları için uykusuz kalıp gündüz uyuyanlara tavsiyem bir fiil değil amel yapmak niyetinde isler hakkını versinler; en başta kendilerini kandırmasınlar. Oruç sağlığı kaybettirmemeli; aksine kazandırmalı. Oruç psikolojiyi bozmamalı; aksine sakinleştirmeli. Oruç sıradan bir açlık olmamalı; aksine merhamet ve şefkat kazandıran bir ibadet olmalı.

Oruçlunun sporu değil, sporcunun orucu söz konusudur. Hareketin önemine değinmeme gerek yok. Bu yüzden mutlaka ya sporcu olmalısınız yahut düzenli egzersiz çalışmalısınız. Spor zaten düzenli egzersiz içermektedir. Fakat eğer sporcu değilseniz size özel bir egzersiz programınızın olması doktor reçetesi kadar önemlidir. Öyleyse sizin hayatınızda zaten disiplinli bir hareket düzeniniz vardır. Tıka basa doldurulmuş dolu mide, rejim olur diye ihmal edilmiş boş mide, dengesiz beslenilen sahur ve iftarlar gerek sağlığı ve gerek sporu olumsuz etkiler.

Özetle empati için tutulan ve şefkati artıran oruç sporu olumsuz etkilemez ama sultan sofraları sporu olumsuz etkiler. Az ve çeşit yemekle de beslenebilirsiniz ama çok ve çeşitsiz yemekle beslenemezsiniz; beslenmek doymak demek değildir. “Sofraya acıkmadan oturma ve sofradan doymadan kalk” düsturu Ramazan ayında da geçerlidir. Şartlar belirleyici olduğundan taviz vermeksizin ruhsatlar kullanılabilir. Spor ve egzersiz yapmanızı doktorunuzdan başka kimse engelleyemez; nitekim oruç da engel değildir. Oruç negatif olmamızın bahanesi değil, pozitif olmamızın nedeni olmalıdır. Geçen yıl Ramazan ayında Bizim Kocaeli gazetesinde “Oruçlunun Antrenman Programı” başlığı altında neler yazdığımızı hatırlayınız (2).

Dipnotlar: 1. Emir kipiyle buyrulmuyor. Emredilseydi zaruretler orucu engelleyemeyecekti. 2. http://www.bizimkocaeli.com/yazar/yuksel-yilmaz/oruclunun-antrenman-programi/15563.html


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Fenerbahçe'nin Yeni Teknik Direktörü Spor 04.03.2020
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019