KRİTER BELİRLEMEK ÜZERİNE

Fıkhi bir tartışma için kilise papazları kırk gün “bir atın ağzında kaç diş vardır?” diye kitapları karıştırıp araştırmışlar. Bulamayınca genç bir rahip müdahale edip, “gidip bir at bulun, bakın ağzına, sayın olsun bitsin” deyince, adamcağız aforoz edilerek kovulmuş. Çünkü kilise inancında onların kitaplarında yazmayan bir şey hakikat olamaz ve hakikat olmayan bir şey de araştırılamaz. Aynı kafa bize 21. yüzyılda Avrupa ortaçağı yaşatmak istemektedir. Aslında modern Batının her kutsanan paradigması tartışılmaktadır. Bizimkilerinki de tabi.

            Bağnaz aydın müsvettelerinin yobaz hurafecilerle karşı karşıya gelerek birbirlerinin kelini işaret ettikleri bir karikatür tahayyül edin. Birbirlerine malzeme kazandırıyorlar. Her iki tarafın da birbirine karşı kullanacağı çok sayıda koz var.

            Mahmud Efendi namında bir zat-ı muhterem televizyonların seyredilmesine karşı çıkınca, Türk aydın müsvettelerince mürteci olarak damgalanmıştı. İslamcı kalemler de bu zat-ı muhteremi savunmak için kılıçları bilemeye ve böylece maneviyatsızlarla (!) savaşmaya başlamışlardı. Ne olmuştu? Her iki taraf da usullü yaklaşmayınca bir sonuca varılamamıştı. Bir taraf diğerine göre yobaz olmuştu, diğeri de öbürüne göre bağnaz…

            Oysaki aynı aydın müsvettelerinden bir kısmı yeri geldiğinde televizyonlarda televizyonların kötü durumunu da eleştiriyorlardı. Yani aslında bu kavgacılar sakin olsalar birbirlerini daha iyi anlayabilecekler ve belki ortak bir noktada bile buluşabileceklerdi.

            Mesela zat-ı muhterem deseydi yahut ifadeleri şöyle yansıtılsaydı, “bazı televizyon programları ahlakı, maneviyatı, gençliği bozucudur. Bu tür programlar kaldırılmalı ya da kaldırılmazsa seyredilmemelidir.” Bu durumda hiç itiraz edilmeyecekti. Fakat televizyon belirli programlarıyla değil de tümüyle hedeflenince malum bir tepkiyle karşılaşıldı.

            Bu olayı Ali Bulaç gibi saygın bir aydının kritersizce yanlı olarak değerlendirerek: “Televizyona Mahmud Efendi karşı çıkıyor diye mürteci oluyorsa, o zaman Türk aydınları da mürtecidirler; çünkü onlar da karşı çıkıyorlar” demesi, kendisine haklı olmak yakışacağı halde haksız olmasına neden oluyor. Ali Bulaç hem de adı “Bir Aydın Sapması” olan kitabında, İslamcı taraftara sahip çıkmak ve gönüllerine girmek adına akıl yürütmede usulsüzce davranarak bir aydın olarak bu konuda sapmıştır. Böylece aydın müsvettelerine haklı bir cevap hakkı doğurmuştur. İyi de bu müsvetteler televizyona tamamen karşı değiller ki…  Sakıncalı olan programlarına karşı olduklarını söylüyorlar. Bunda ne mahsur var? Mahmud Efendi’nin Bulaç’ın ifadesinde “sakıncalı programlar” olarak vurgusu yoktur; televizyonun kendisi kaldırılıp atılmalıdır… Televizyona karşı çıkmak söz konusudur…

            Burada biz falanca ya da filanca değil, usulden yanayız. Bizim tepkimizi usul kriterlerini çiğneyenler alır. Senin yanılmanla değil, yanılmana neden olan kriterle ilgileniyoruz.

            Buradan çıkan sonuç şudur: Sevdiklerimizi körü körüne savunmamalıyız. Birilerine sevilelim diye freni kopmuş tır gibi yol almamalıyız. Sevmediklerimiz daha ziyade haksız hatta zalim olursalar ve sadece tek bir konuda haklı olursalar biz de onlara sadece o tek konuda katılacak dirayet ve dürüstlüğü gösterebilmeliyiz. Kriterler belirleyerek tartışırsak ya hiç tartışma olmayacaktır yahut tartışma kısa zamanda uzlaşmaya dönecektir. Akıl yürütürken özgür ve usullü olmalıyız. Aksi takdirde hep sonuç vermeyen tartışmaların içine girilir ama içinden çıkılamaz.                                                                                                                                                                             20.04.2011/YÜKSEL YILMAZ


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019