KENDİNİ BULMAK

Allah muhteşem bir disiplin ve nizamla dönen dünya üzerinde bin bir ibret, öğüt ve delile rağmen kör yaşayıp hala “ate” olanları vahye muhatab bile almamıştır. Böylece inançsızlığını muhatab almayan bir tanrıyı inkâr ederken reddedilmiştir. Belki tanrının varlığına inananların tamamı tatmin değildir; ama kesinlikle ateistlerin hiçbiri tatmin değildir. Mümin inancını sorguladıkça mutmainliğini, ateist inançsızlığını sorguladıkça şüpheciliğini artırır. Şüphe strestir; hem de var oldukça… Üstelik ölüm korkusu ahrete inanılmadığı nispette hissedilir. İnsanlar ölüme aynı hızla yaklaşırlar ama aynı mesafede yakın değildirler. Bu yüzden ne hayatın ne de ölümün şakası yoktur.

Batıda materyalizm niye var? Mükellef oldukları hakka batıl karıştırdıkları için. Hakka niçin batıl karıştırdılar? İlahi buyruklar onların nefislerine uygun gelmedikleri için. Buyruklar niçin nefislere uygun değil? Beşer buyruğu olmadığı için.

Taklid-i zekâ sebebi sorar; tahkik-i zekâ sebebin sebebini sorar; hakiki zekâ cevaplar. Her cevaptan önce soru, her sorudan önce ilgi ve her ilgiden önce bilgi vardır. Bunlar birbirini tetiklerler. En doğru soru doğru cevabı tetikler. Hiçbir resim tablosu ressamını yaratamaz. Hiçbir gölge yalnız değildir. Aklını işletenler için karanlık bile güneşin varlığını gösterir. Gerçeğin ispata ihtiyacı yoktur; aksine ispatın gerçeğe ihtiyacı vardır. Tanrının da avukata, ispata, delile ihtiyacı yoktur.

Elbette bir doğadan geldik ama utanmasını, kastederek iyilik yapmasını, şuurla sevmesini ve saymasını, analitik düşünmesini yapabilen bizler niçin tüm bunlarla alakasız bir solucan gibi doğaya gidelim ve bize ait olmayan bir arzda yapıp ettiklerimizin hesabını vermeyelim? Biz bitkilerden ve hayvanlardan son derece üstün iken ve bu tüm canlılara egemen olabiliyorken niçin sanki onlar gibiymişiz gibi yok olalım?

İnsan şüpheye inanır ama şüpheyle inanmaz; şüphenin olduğu yerde inanç tam değildir. Körü körüne bir teslimiyette şüphenin yokluğu sakıncalıdır. Yolun başındakiler için şüphe asil bir ileri adımdır; yolun sonuna gelindiğinde inadına şüphe etmek şüphe kadar bile gerçek olmadığından geriye atılmış sefil bir adımdır. İnançta şüphe kalmadığında artık o hakiki imandır. İnkâr ise inadına inanmamaktır. Nedense hep unutulur: Allah’ın şakası yoktur.

Delil sorulmayacak yerde bile delil sormak ancak ön yargıyla mümkündür. Önyargı ruhsal bir hastalıktır ve kişinin kendinden başka çaresi yoktur. Dürüst olursan Archimed (M.Ö. 287-212) gibi,“Eureka!” dersin heyecanla; “Buldum!” İman ettikçe de anlarsın ki kayıp olan Allah değil, sensin; kendini buldun. Kendini bulanın Tanrıyı arama ihtiyacı olmaz. Çünkü iman şüphesiz farkındalıktır. İman arınmış kalplerde olur. Umutsuzluğunuzun nedeni sizsiniz. Bulun kendinizi.

Kime ait olduğu bilinmeyen bir şeyin kime ait olmadığı da bilinmiyordur. İnkâr inandığına olur; inanılmayandan husus hâsıl olmaz. Çocuğunun öldüğünü haber alan bir anne inandığı için inkâra hazırdır; onun “hayır” demesi “evet”tir.

Mademki ışık nedeniyle göz kamaşıyor ve varlık görülmeyebiliyor; yine mademki karanlık nedeniyle de varlık görülmeyebiliyor; o halde ışık ve karanlığın dışında bir durum, ışık ve karanlıkta görülmeyen bazı varlıkları gösterebilir. Bir varlığın görülmesi farklı şartlara bağlı olduğuna göre aynı şartlar her varlığı göstermez demektir. Gerçek tecil edilebilir; fakat asla zail edilemez. Şartlanmış bir insan mantıktan yararlanamaz; mantıktan yararlanabilen de zaten şartlanamaz.

Dar bir zihin geniş bir düşünceyi almaz, reddeder; geniş bir zihin dar bir düşünceyi alır; reddeder. Zihnin sınırları zorlandıkça genişler. Allah’ın sana bıraktığı şeyleri Allah’a bırakma. İnsanın engellendiğinin mazereti olmaz; engeli mazerettir.

Allah’ı arayan her ateist kendini arıyordur; kendini bulmadan Onu bilmeleri imkânsızdır. Körü körüne inananlar da kendilerini bulmadıkları için bilinçsizdirler ve onlar aslında Onu biliyordur. Onu bilmek kendini bulmaktan geçer ve O senin kendini bulmana yardım edecektir.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019