İNTİBAH

Münfesih bir toplumun içinde tahfif olmuş karakterler… Vukelanın antipatik aristokratlardan oluşması memleketin kaderi… Nasıl olsa duygusal eşhastan ibaret millet hüsn-ü telakki eder vaziyyeti… Her kim mukim ise bu vatanda matrut şeytanın sultasında değil… Ey nurdan yaratılan gökteki riyakâr Azazil, yerdeki mütevazı çamura eğil…

Nefs-i emmaresinin userası olan sözüm ona aydınlar muhasım kesilmiştir kadirşinas milletine… Terzil etmek, meczup addetmek, mücrim ilan etmek, yobaz yerine koymak ona psişik rahatlık sağlar… Dalalet, muazzep, sakamet, şeamet, nuhuset, emrivaki katar menşur illetine… Kasvetiyle ekşidir yüzü teşdid ile ağlar..

Kablel milattan beri mükerrerdir müebbete mahkûm benzer havadis… Bu zevat taammüden işletir provokasyonunu asla rücu etmemek üzere… Büyüklerin hamasetini, küçüklerin halâvetini yansıtırken mutmain nefis… Temedduh ederken kendini rüsva eder nefs-i emare…

Dış mihraklara mucir edilmiş beyinler anasırını ithal almıştır… Ömrü çabadan oluşmuş lakin nihayeti caba… Mükeyyifattan geriye mezbelesinde sızmış bir pesimist kalmıştır… Ömrünün mütebakisinde hem istihkar, hem garazi, hem kaba…

Garbi garnitürüyle zuhur eder huzurunda hamakatla… İfrat eder kokona, fitne yayar sinyor… İnhiraf etme sakın meskenetle dikkatini katla… Kronik bir keşmekeş için muhasaraya intihapla geliyor…

İşkembeli kalpsizlerin eşref bir millete kıyması affedilecek taksirat değildir… Mezkûr haramilerin veresesi yetişti… Zalimin aşikar zulmüne istifsat mezalime meyildir… Mutasarrıf mebusu banal vatandaşla muhatab etme meclisinde oynarken pişti…

Kelli felli de olsalar izzet-i nefisleri masruf olmuştur azadenin… Gene de müessirdir karaktersiz baliğ olmuş kanun ile masun makama… Karinesini taşır parmaklarında milletin üzerindeki her zedenin… Sayesinde mecruh olduğum halde yapışır pençesiyle, ayrık yakama…

İntibah için haykırırken ben böyle mevtaya ulaşmaz davetim… Ervah âleminden firar edecek değil mehdi bir ruh… Tutmaz isek birer ucundan müşerref bir davanın ve galebe çalarsa ataletim… Bana da, akrabama da, her bir ödleğe de koskoca bir yuh…

Eşrefsiz eşraf huzur-u etraf vermedi önyargısı dikildi başucunda adeta bir makber taşı… İstintak etmedikçe vaziyyetini ferağ etmedikçe gidişatından bu meyanda… İlânihaye kayıptadır çarpması gerekir o memlük başı… Entipüften bir inorganik gibi dikilir ilkelliğe payanda…

Ezkaza mı kasıt mı diye tefekkür etmesin halkım vaziyyeti, olan böyle… Saflık mukaddema idi, şimdi kurnazlar müsabakada… Pençeler var iken bile yakada, şuurlanmandan mütevellit fidye-i necat olarak söyle: “Mukallit! Al garbın süsünü, tak ardına bir teneke ve git!”

                                                              25.09.2009/ YÜKSEL YILMAZ


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ADAM OLMAK (MASAL) Edebiyat 06.07.2020
ÇAĞIN GARİP DRAMI Edebiyat 25.05.2020
Ev Edebiyat 19.05.2020
KOCAMAN ADAM Edebiyat 17.05.2020
SİLAHSIZ Edebiyat 28.01.2020