SAYIŞTAY GÖSTERGESİ

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında düzenlenen mali yargı organı olan Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetleyerek sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlar. Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar. Sayıştay, “Hesap veren ve saydam kamu yönetiminin teminatı”dır”.(Stratejik Plan 2009-2013, sayfa 23). Meclisin bütçe hakkını kullanmasına yönelik, kamu idarelerinin hukuka uygun faaliyetini, kamu kaynaklarının hukuki düzenlemelere uygun olarak elde edilmesini, saklanmasını ve kullanılmasını sağlamak için denetim yaparak raporlar üretir ve sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yoluyla kesin hükme bağlar. Tarafsızlık, objektiflik, bağımsızlık, mesleki yetkinlik, kalite, yeniliğe açıklık, ihtiyaçlara ve beklentilere duyarlılık, mesleki gizlilik, çalışanların en değerli varlık olarak kabulü, katılımcı ve paylaşımcı yönetim, öncülük ve rehberlik Sayıştayın olmazsa olmazlarıdır.

Düşünsenize ne, nereye, ne kadar harcanmış toplum bilecek… Adil bir hükümetin işine gelmez mi bu? Lakin işin örtülü ödenek tarafı da var ve düşük yüzdede tutularak bu taraf suiistimal edilmemelidir. Böylesine hassas bir organ olması hasebiyle temas ediyoruz. Cevap bekleyen o kadar çok soru var ki; gel de sorgulama…

2010’da çıkartılan “Sayıştay yasası”, ilk kez sivil-asker ayırmaksızın tüm kamu harcamalarının denetimine imkân verdiği ve AB bile bu düzenlemeyi 2012’de raporunda övdüğü halde Sayıştay’ın 2013’te Meclis’e gönderdiği raporlar neden vahimdir? 

Jandarma Genel Komutanlığı, Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Savunma Bakanlığı gibi onlarca kurumla ilgili denetim raporları “Gerekli mali raporlar, tablo ve bilgiler sağlanamadığı için görüş bildirilememektedir” cümleleriyle bitmektedir. Gerekli mali rapor ve bilgilerin sağlanamamasının nedeni nedir? Burada mazeret bile neden belli değildir? 

Özellikle Jandarma ile ilgili olduğu için ve bu birimin adı Ergenekon’a çok karıştığı için soralım; bu yetersizliğin Ergenekon sürecindeki derin gidişatla alakası var mıdır? Raporlar ve bilgiler kasıtlı olarak hiç mi edilmiştir? Son iki yıldır kamu kurumlarının gerekli bilgileri vermemesi nedeniyle raporların sağlıklı hazırlanamaması normal midir? Toplantılarda usul üzerine söz alan muhalefet milletvekillerinin Sayıştay’ı gerekli denetimi yapamamakla ve rapor hazırlayamamakla suçlamalarına tatmin edici cevap nedir? 

Siyasi iktidarın denetim istemeyen, hesap vermeyen, şeffaflıktan uzak, bilgi vermeyen bir vaziyette olduğu söylenebilir mi? Sayıştay’ın denetim fonksiyonu gerçekten zayıflatıldı mı? Denetim bağımsızlığı var mı? Bazı hükümet yanlılarının eleştirdiği gibi Sayıştayın raporları çelişkili mi? Kamuda hırsızlık vardı da bu halktan mı kaçırılıyordu? 

Türkiye’de son on yıldır gündemden düşmeyen TMSF, 161 milyon liralık skandala imza atmadı mı? Sayıştay Başkanlığı’nın TMSF hesaplarında yaptığı incelemede, batık banka alacaklarından tahsil edilen 161 milyon liralık gelirin kayıtlara geçirilmediği belirlendi. Uyarı üzerine TMSF, 161 milyon liralık geliri bularak kayıtlara geçirdi. İlle de uyarılması mı gerekiyordu ve uyarılmasaydı ne olacaktı? TMSF’nin hesaplarını mercek altına alan Sayıştay Başkanlığı’na bağlı denetçiler, batık banka operasyonlarının kayıtlarında birçok usulsüz işlem tespit ettiler. TMSF geçmiş yıllarda batık kredi alacaklarından 161 milyon liralık tahsilât yaptı. Bu tahsilât hesaplara neden aktarılmadı? Sayıştay denetçileri 161 milyon liranın peşine düştükten sonra, TMSF kayıp 161 milyon lirayı buldu ve nihayet 1 Mart 2013 tarihinde 161 milyon liralık tahsilât kayıtlara geçirildi. Sayıştay denetçilerinin tespitlerine göre, TMSF tarafından bulunan ve batık bankacılara ait olduğu belirlenen 151 adet gayrimenkulun fon tarafından devralınmadığı saptandı. Bu çerçevede başkası adına bazı gayrimenkullerin de TMSF tarafından el konulduğu belirlendikten sonra Sayıştay, TMSF yönetimini kayıtların düzeltilmesi için uyardı. Sahi, Sayıştay sahipsiz ve yalnız mıdır?

Mali disiplin sağlanamaz mı? Harcamalar rasyonelleşemez mi? Tasarruflar artırılamaz mı? Kentsel rantlar vergilendirilemez mi? Sayıştay'ın kendi savcıları ya da daireleri yok mudur? Onlar bu dosyaları yargıya aksettirmiyorlar mı? Bu dosyalar üzerinden varsa bir zarar neden tazmin ettirilmiyor? Yoksa hep yaygara mı bunlar? Sayıştay eleştirisi bomba etkisi yaratmalı değil midir? Parlamento ile Sayıştay iç içe çalışması gereken iki kurum değil midir? Denetçi raporlarının değiştirilmesi, denetçilere baskı yapılması imkânsız mıdır?

5018 Sayılı Kanunu getiren, Sayıştay Kanunu'nu çıkaran ve Sayıştay denetiminin çok geniş anlamda önünü açan bu hükümet olduğuna göre umutlu olmamız gerekirken neden kaos var? Sayıştay bazı uluslararası uygulamalardan esinlenip bir yönetmelik çıkartarak devletin her biriminin mizan vermesini istediği halde neden kaos var? Borçlanmayı hazine mi yapar yoksa maalesef devletin birimleri mi? 

40 milyon 426 bin TL tutarında varlık nasıl kaybolur ve sorumluları bile belirlenemez? 5 bankanın bulgularına göre, özel hastanelere fark ücretleriyle ilgili 114 milyon TL ceza uygulanması gerekirken neden uygulanmadı? 2012 yılında son 1 ay içinde raporu düzenleyen sağlık tesisine hiç gitmemiş sigortalılar adına 62 bin 919 adet sağlık raporu neden düzenlendi? Nasıl oldu da bu raporlar kullanılarak 21 milyon 282 bin TL’lik ilaç alındı? Bazı hastaneler aynı gün içinde yoğun bakım yatak sayısından daha fazla sayıda tanıya yoğun bakım hizmeti faturası neden kestiler? Bu nitelikte 34 bin 144 adet işlem sayıca az mıdır? Bütün bunlar yalan mıdır?

Bir muhasebe kaydı ancak yeni bir muhasebe kaydı ile düzeltildiği halde neden SGK’da hatalı kayıtlar, ilgili kaydın silinmesiyle düzeltiliyor? SGK’da 12 ayda 8 bin 101 adet yevmiye verisi neden eksiktir? Muhasebe yönergesinin bakanlık onayı olmadan değiştirilmesi, hesapların hatalı kullanılması, kullanan kişilerin muhasebe bilgilerinin zayıf olması ne zamana kadar devam edecektir?

Bir kamu kurumu olan İş-Kur, meslek edindirme kurslarına katılan 42 bin 494 kişinin 385 bin 509 TL’lik primini yatırmaması da neyin nesidir? Aile ve Sosyal Yardımlar Bakanlığı’ndan tahsil edilmesi gereken 1 milyar 700 milyon TL’lik prim alacağının tahsil edilmemesi de ne demek oluyor? 18 yaşından büyükler için uygulanması gereken teşvikten 18 yaş altı çalışanları olan işverenlerin yararlanması nasıl izah edilebilir? Kayıp 148 bin TL ile ilgili olarak 29 yaşından küçük erkek çalışan teşvikinden 29 yaşından büyük çalışanları olan patronların yararlanması tesadüf müdür? Kayıp 1.9 milyon TL ile ilgili olarak yasal olmayan şekilde 6 aydan fazla teşvikten yararlanan işverenler neyin nesidir? Kayıp 4 milyon TL’nin ilave istihdam koşuluna uymayan işverenlerden kaynaklanması onlara kıyak geçildikçe caydırıcı olacak mıdır? Kayıp 14.1 milyon TL az para mıdır ve bu parada kaç vatandaşın alın teri kaç litreye tekabül eder? 

Ekonomi halktan toplanan yüksek vergilerle döndüğü halde Hükümetin % 90 gibi bir oranda borcunu sildiği şirketler neden hep büyük şirketlerdir? Kanal A televizyonunun sahiplerine ait Elektromed Şirketi’nin yaklaşık 136 milyon liralık vergi borcunu 6 milyon liraya düşürmesi ve Maliye Bakanlığı’nın, aynı yıl 87 holdingin 2.4 milyar liralık vergi borcunu silmesi nasıl açıklanabilir? Yani zaten büyük olan şirketlere bu kadar büyük indirim yaparken bu paranın zaten dar gelirli olan halkımızın vergisi olduğu unutuluyor mu? Maliye’nin, 87 holdingin bilgilerini isteyen Sayıştay denetçilerine tepki gösterme hakkı var mı? Bilgileri denetçilere vermemesi etik midir?

Sayıştay Başkanlığı’na bağlı denetçilerin, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) 2011 yılı hesaplarıyla ilgili yaptığı incelemelere göre büyük holdinglere vergi avantajı sağlanmıştır. Rapora göre, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde bulunan Merkezi Uzlaşma Komisyonu, aynı yıl içinde toplam 87 büyük mükellefin vergi cezası dosyasını karara bağladı. 87 dosyada, 1.4 milyar lirası ana para, 1.1 milyar lirası da vergi cezası olmak üzere toplam 2.5 milyar liralık vergi borcu yer aldı. Uzlaşma komisyonu, mükelleflerle yaptığı görüşmeler sonucunda, 1.4 milyar liralık vergi borcunu sadece 160 milyon liraya, 1.1 milyar liralık vergi cezasını da sadece 1.1 milyon liraya düşürdü. Yani 2.5 milyar liralık vergi borcunun, 2.4 milyar lirası silinmiş oldu. 87 mükellef, faizi hariç olmak üzere yaklaşık 2.5 milyar liralık vergi borcunun sadece 161 milyon lirasını ödedi. Yani 87 büyük mükellefin vergi borcunun % 90’ı neden silindiği halde aynı yıl 117 bin küçük mükellefin vergi borcu için yapılan uzlaşmalarda sadece % 40’lık bir indirim yapılabildi? Bu zenginin işine gelen bir şey ise milletin de buna karşı çıkacak vekilleri yok mu? 

Sayıştay denetçilerinin vergideki uzlaşma sisteminin eşit uygulanmadığını rapor etmeleri neden sessiz geçiliyor? 2010 yılında esnaf ve KOBİ niteliğindeki 118 bin işletmenin, 249 milyon liralık vergi borcunun 145.6 milyon lirası tahsil edildi. Yani uzlaşma tutarı % 58 oranında gerçekleşti. Sayıştay denetçileri, vergi borçları nedeniyle 87 mükellefin isimlerini isteyince Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, “ticari sır” diyerek mükellef bilgilerini Sayıştay’a vermemesi etik midir? Maliye ile Sayıştay’ın bunu tartışmaları neyi ifade eder? Bu durum şeffaf olmamak anlamına gelmez mi?

2012 yılında yaklaşık 5 milyar TL kayıp neyin nesidir? Sayıştay'ın 2012 yılı inceleme raporuna göre 10 yıllık zaman aşımına giren ve peşine düşülmeyen kurum alacağı 1.9 milyar TL, maaşları eksik bildiren işverenlerden dolayı yaşanan kayıp 571 milyon TL, çalışanlarına verdiği maaştan daha az gelir beyan edilen işverenlerden kaynaklı kayıp 3.8 milyon TL, emekli olup şirket ortağı olanlardan alınması gereken sosyal güvenlik destek primi konusundaki kayıp 2 milyon 177 bin TL, sporcuların gelirlerini eksik bildiren spor kulüpleri kaynaklı kayıp 10.2 milyon TL. ise bu sindirilecek midir?

2003 yılı öncesi döneme yaklaşık 5 milyar TL’den fazla bir kayıptan söz eden Sayıştay raporuna göre toplam 1.9 milyar TL neden tahsil edilememiş ve zaman aşımı nedeniyle SGK zarar ettirilmiştir? Bu alacağın zamanaşımına uğratılması çözüm müdür? Maaşları eksik bildiren ve kendi primlerini göstermeyen kaç işverene toplam ne kadar ceza kesilmiştir? Banka SGK bilgilerinin eşleştirilmesinden, maaşların eksik veya hiç bildirilmemesi sonucu 571 milyon 408 bin TL prim kaybı rakamına SGK neden itiraz etti? Bursa İlinin Nilüfer, Yıldırım ve Kestel ilçelerinde bulunan toplam 40 adet taşınmaz bazı firmaların prim borçlarına karşılık SGK’ya satıldığı halde bu taşınmazlar aynı şirketler tarafından neden hala bedelsiz olarak kullanılıyor? SGK, Sayıştay’ın hangi saptamalarına katılmadı? Emekli olup, şirket ortağı olanlardan alınması gereken sosyal güvenlik destek primi konusunda 2 milyon 177 bin TL’lik bir kayıp belirlendiği halde, Kurum bu saptamaya neden itiraz etti? Sporcuların gelirlerini eksik bildiren kulüplerine 10 milyon 286 bin TL’lik para cezası neden uygulanmadı? SGK’nın, “Cezayı değil rehberliği esas alıyoruz” açıklaması caydırıcı mıdır? Çalışanlarına verdiği maaştan daha az gelir beyan edilen işverenler nedeniyle kurum 3.8 milyon TL gelir kaybına uğradı mı? 

Bu sorular açıkta kalmamalıdır ki şeffaflıktan söz edilebilsin. Sayıştay namus gibidir. Şaibeye imkân vermez. Sayıştay, kendinden emin Hükümetler için yüz akıdır; ama tersi yüz karasıdır. Kafalarda böyle sorular uçuşmamalı. Hükümet yanlıları bile, “Şımarmasınlar, kendilerine gelsinler ve biraz korksunlar diye biraz oy kaybetmesini istiyorum” diyorlarsa bu gibi soruların yanıtlanmamasından dolayıdır. Sayıştay hükümetlerin cananı olmalıdır. Sayıştay bir Hükümetin göstergesi ve adeta aynasıdır. Ve saire… Ve saire…

21 Kasım 2013


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MHP, KEMALİST BİR PARTİ’YE DÖNÜŞÜR MÜ ? Politika 15.09.2019
ÜLKEMİZDE SU YÖNETİMİ VE ÇARE ! Politika 09.09.2019
Tahir Çalgüner ; YENİ MERKEZ PARTİ 'nin SİNYALLERİNİ VERDİ.. Politika 08.09.2019
Vay Terörist!!!!!! Politika 03.09.2019
Sudan Haberler Politika 02.09.2019