Tecavüz Günlükleri – Dedi kodu al dedi tut dedi ne yaparsan yap dedi oh dedi

Muhsin Yazıcıoğlu, anlaşılıyor ki, denetimli ülkücü oylar bölünmesin diye öldürülmüş. Yazıcıoğlu güçlü bir şekilde ilerliyordu. Yazıcıoğlu'nun, piyon gibi kullanılan Behçeli'li MHP tabanda zafiyet göstermesin diye- AKP'nin başına bela olmasın diye- ortadan kaldırıldığına şüphe yok.

“Öteki” soruları hiç kimse sormuyor? Geçen yazımda ucundan bashettiğim gibi; PKK'nın paraları nerede kullanılıyor? sorusu gibi mesela. “Normal” bildiğiniz gazetelerde bile, veya diğer medya araçlarında, sırf birkaç kelimeyi araya sıkıştırsın diye satın alınmış “aydınlık yüzlü” yazarlar var.

Öteki sorular:

Derin Devlet” ortadan “kaldırıldı.” Peki ya, onun yerine ne geldi? diye bir soru göremiyorum hiç bir yanda.

Gelen şey şudur: Kürtçülü-İslamcılı, içerisinde her suç unsurunu barındıran; tabandaki karşılığı ise dinci-kıro olan devletsi mafya.

***

Kodlama dersleri geliyor, dediler. Geçen senelerde konusu ediliyordu. Şimdilerde müfredata eklenecek. Mesleki okullarda zaten vardı kodlama içerikli dersler. Şimdi gelen nedir? İlköğretim ve meslek lisesi haricindeki liselere de konacak olan kodlama dersleri.

Farklı mühendislik türleri ortaya çıktı on yıllar içerisinde. Sistem mühendisliği, mekatronik mühendisliği... Moleküler Biyoloji ve Genetik de farklı bir mühendislik türü.

Bilimsel sahaların ve dolayısıyla teknolojik sahaların sınırları belirsizleşince, haliyle farklı tür sahaları içerisinde barındıran mühendisliklerin ortaya çıkması da olağan.

Var olan meslek liselerindeki kodlama derslerini biraz daha çekici hale getirsek daha iyi olmaz mı? Teşvikleri, gerek psikolojik gerek maddi teşvikleri, meslek liseleri bünyesinde artırsak daha iyi olmaz mı?

Ortada biraz yine düşünülmeden atılmış adımlar var gibime geliyor... Koy, geri çek, koy, geri çek... Bu tür şeyleri çok yaşıyoruz biz. Film çeker gibi davranmamakta fayda var.

Yeni çağ diyoruz, falan diyoruz, kodlama önemli diyoruz... fakat, herkes için,her şey de kodlama değil. Var olan maddi olanaklar üzerine -var olan meslek liseleri üzerine- bir vizyon kurmakta fayda var. Temel üzerine inşa edilecek en önemli şey ise, aynı yukarıda bahsettiğim gibi, her şeye sistemsel bir bakışla bakabilen teknisyenler yetiştirmek.

Ben İstanbul'da meslek lisesinde-teknik lisede okurken, okul müdürümüz A. Ferit OBUT'un konuşmalarında sık sık dile getirdiği gibi: “Teknik elemaaaaan her şeyden anlar,” sözünü hiç unutmadım.

Demir de kestik biz, kaynak da yaptık biz, fabrikaları da gezdik biz... Beni bir yana bırakın, öğrenci arkadaşlarımın o zamanlarda yaptıklarını şimdilerde çoğu üniversite öğrencisi bile yapamıyor.

Demek istediklerimi umarım anlatabilmişimdir.

***

Şaşırdım...başkalarının da komşuları varmış...Tam anlatamadım galiba; yani, benim gibi, komşularını inceleyen insanlar da varmış. Bilimsel, psikolojik, mekanik vb açılardan. Yalnız değilmişim. Değerli bir yalnızlıktan, değerli çoğulluğa adımlar da atabiliyoruz. Evet.

Komşusu aranan bir suçluymuş. Huylanıyormuş epeyidir. Dolaydaki söylenceler adamın İstanbul'da olduğu-çalıştığı üzerineymiş. Karısı, burada tek kalıyormuş. Adam, bir ara çıkagelmiş. Hallerinden hareketlerinden durumlarını baya bir düzelttikleri anlaşılıyormuş. İlginç şeyler de varmış... Fazla dışarı çıkmıyorlarmış. Kadın da adam da hep içeride.

Bizim bu komşulu arkadaş kafasındaki şüpheye karşı duramıyormuş... Bu adam pis işler çeviriyor, bu adam pis işler çeviriyor... diye bir kafa iç sesi dolanıp duruyormuş. Yani, İstanbul'da voliyi vurmuş-lar, bir zaman sonra da çevirdikleri işler ortaya çıkınca burada yakalayıp Aydın'da ceza evine koymuşlar. Fazla durmadan adam kaçmayı başarmış. Gelmiş yine karşı daireye.

Bu, kaçma olayının olduğu günlerde bir yerel gazete almış bizim arkadaş... Daha ilk sayfada şu mahalle, şu sokak, isminin baş harfleri falan filan demeye kalmadan bir an ürpermiş... lan yoksa ben miyim?.. diye bir taslak korku geçmiş içinden. Yaşı da tutuyormuş. Resimde gözleri buzlanmış kel bir adam; resimde iki polis iki koluna girmiş. Aynı, komşusu.

Hatta, dedi, bir akşam geldiydi adam, komşum, horultu geliyor, lanet olası Muşlu müteahhit, ince yapmış duvarları, fakat komşum sen şu yatak odanı şo tarafa alsana diye talimat verir gibi konuştuydu. Almadım tabii, dedi.

Şimdi işim var hocam, sonra devam ederim, dedi. Kalktı gitti.

İyi yapmışsın, dedim, giderken.

Bence, iyi dedim.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.