MUHADDİSLERİN İYİ NİYETLİ OLMASI YETMEZ

Peygamber efendimizin haram ve helali yalnızca Kuranın belirtebileceğine dair hadislerinden de bellidir ki, hadislerdeki hatalar muhaddisin ard niyetinden değil, beşeriyetinden kaynaklanmaktadır. Ard niyetli olmayabilirler; ama onların kaynak aldığı isimler ard niyetli ise bu durumda muhaddisin iyi niyetinin de bizim önemi kalmaz. Niyet tarafı Allah’a aittir. Kimsenin kalbi durumunu bilemeyiz. Ama bu durum yine de temkinli olmamız gerektiği anlamına gelmektedir.

Hadisseverlere sesleniyorum! Buyurun:

”Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.” (Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6, İbni Mace K. Etime 60/El-Müracaat sayfa 20)

”Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. Bazı şeyleri de unutmaksızın size rahmet olması için hatırlatmamıştır, onları da araştırmayın.” (Mahmud Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması, sayfa 403)

”Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.” (İbni Hişam Siret 4 sayfa 332).

“Sizden hadis nakletmenizi isteyenlere deyiniz ki: İşte Allah’ın Kitabı aramızda, onun helalini helal kılın, haramını haram görün.” (Zehebi, Tezkiratul Huffaz 1/3, Buhari 1.cilt).

Sahabe Ebubekir Peygamberimiz’in vefatından sonra halkı toplamış ve onlara şöyle demiştir: “Sizler Allah’ın elçisinden farklı hadisler naklediyorsunuz. Bu durumda sizden sonrakiler daha büyük anlaşmazlıklara düşecektir. Allah’ın elçisinden hiçbir hadis nakletmeyin. Sizden hadis nakletmenizi isteyenlere deyiniz ki: İşte Allah’ın Kitabı aramızda, onun helalini helal kılın, haramını haram görün.” (Zehebi, Tezkiratul Huffaz 1/3, Buhari 1.cilt).

Hz. Ömer diğer şehirlerdeki sahabelere de mektuplar yazarak ellerinde yazılı bulunan hadis mecmualarını yok etmelerini istedi. (İbni Abdil Berr, Camiul Beyanil İlm ve Fazluhu 1/64-65).

Hadisler Sahabe Ömer döneminde çoğaldığı için halktan beraberlerinde bulunan hadis sayfalarını getirmelerini istedi. Sonra bunların yakılmasını emrederek şunu söyledi: “Kitap Ehli’nin Mişna’sı gibi Müslümanların Mişna’sıdır bunlar.” (İbni Sad/Tabakat 5/140)

Hz. Ömer Irak’a yolculuğa giden arkadaşlarına şöyle demiştir: “Siz öyle bir ülkeye gidiyorsunuz ki halkı arı uğultusu gibi Kuran okur. Hadislerle onları meşgul etmeyiniz ve yollarını saptırmayınız.” (Ahmed İbni Hanbel, Kitabul Ilel 1/62-63).

Hz. Ömer şöyle der: “Ancak sizden önceki kavimleri hatırladım, onlar da kitaplar yazmışlar ve Allah’ın Kitabı’nı bırakarak onlara sarılmışlardı. Allah’ın Kitabı’na hiçbir şeyi karıştırmam.” diğer bir rivayette “Allah’ın Kitabı’nı asla başka bir şeyle değiştirmem.” başka bir rivayette ise “Ben yemin ederim ki Allah’ın Kitabı’nı hiçbir şeyle gölgelemem.” (El Hatip, Takyıdul İlm Sayfa 50; İbni Sad, Tabakat, 3/206).

Hz. Ömer’in bu tavrını sahabe Hz. Osman da çok hadis nakleden Ebu Hureyre ve Kab’a karşı koyarak devam ettirmiştir. Hz. Osman çok hadis nakletmelerinden dolayı Ebu Hureyre’yi Devş dağlarına göndermekle, Kab’ı Kırede dağlarına sürgün etmekle tehdit etmiştir. (Tahzırul Havas 10b.)

“Şeddad, İbni Abbas’a “Hz. Peygamber bir şey bıraktı mı?” diye sordu. O da “Sadece Kuran’ın iki kapağı arasında olanları bıraktı.” cevabını verdi.” (Buhari K. Fezailul Kuran 16; Müslim K. Fezailus Sahabe 30,31; Ebu Davud K. Fiten 1, Tırmizi K. Fiten 43).

İbni Abbas hadis yazmayı yasaklar ve şöyle derdi: “Sizden önceki ümmetlerin sapmaları bu şekilde kitaplar vücuda getirmek yüzünden olmuştur.” (İbn Abdül Berr, Camiul Beyanil ilm 1/63-68).

Hz. Ali minberden şu hutbeyi veriyordu: “Yanında hadis sayfaları bulunanlar gidip onları yoketsinler. Zira halkı helak eden olay, alimlerin naklettikleri hadislere uyarak Kuran’ı terk etmeleridir.” (İbn Abdülberr, Camiul Beyanil İlm).

“Bir gün Hz. Ali’ye gelirler ve ‘Halk hadislere dalmış’ derler. Hz. Ali sorar: ‘Gerçekten öyle mi?’ ‘Evet’ derler. ‘Peygamber’den işittim ki gelecekte vuku bulabilecek bir fitneden söz ediyordu.’ ‘O fitneden kurtuluş nedir, nasıldır?’ diye sordum. Resullullah dedi ki: ‘Kurtuluş Kuran’dadır. Çünkü sizden öncekilerin haberleri de, sizden sonrakilerin haberleri de, aranızdakilerin hükmü de ondadır. O gerçek ile yalanı birbirinden ayıran kesin bir hükümdür, şaka ve boş söz değildir. O’nu terk eden her zorbanın Allah boynunu kırar. Hidayeti, doğru yolu O’ndan başkasında arayanı Allah sapkınlığa düşürür. O, Allah’ın en sağlam urganıdır. O, hikmetle dolu Kuran’dır. O en doğru yoldur. O, boş arzuların haktan saptıramayacağı, dillerin, karıştırıp belirsiz edemeyeceği, ilim adamlarının doyamayacağı, çok tekrarından bıkılmayan, ilginç özellikleri bitip tükenmeyen bir kitaptır.’” (Sünen-i Tırmizi/Darimi).

“Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, Es Sunan, K. İlm 11)

“Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve ‘Yazdığınız şey nedir?’ dedi. ‘Senden işittiğimiz hadisler’ dedik. Hz. Peygamber: ‘Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.’” (El Hatib, Takyid 33).

“Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.” (İbni Hişam Siret 4 sayfa 332).

“Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.” (Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6; İbni Mace K. Etime 60/El-Müracaat sayfa 20).

“Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde Medineliler hurmayı aşılıyorlardı. Peygamberimiz ‘Ne yapıyorsunuz?’ diye sordu. Onlar ‘Biz bunu yapardık’ dediler. Peygamberimiz ‘Belki yapmazsanız daha iyi olur’ dedi. Onun sözüne uyarak bu işlemi terk ettiler de hurma ürün vermez oldu. Bu durumu Peygamberimize hatırlattıklarında kendilerine şöyle buyurdu: ‘Ben ancak bir insanım. Size dininizle ilgili bir şeyi emrettiğimde onu alın. Kendi görüşümden bir şeyi emrettiğimde ise ben ancak bir insanım.’” (Müslim, K. Fazail 140 / İbni Hanbel 3/152).

“Peygamberimiz Bedir’de suyun yakın olduğu bir yeri ordugah olarak seçmişti. Sahabeden el Habbab b. el Munzir O’na şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın elçisi, burası bize laf düşmeyecek şekilde Rabbinin senin için seçip yerleştirdiği bir yer midir? Yoksa o bir görüş, öneri ve harp hilesi midir?’ Allah’ın elçisi cevaben ‘Aksine o bir görüş ve harp hilesidir’ dedi. Bunun üzerine el Habbab: ‘Burası hiç de iyi bir konak yeri değildir. Kalkıp karşımızdaki topluluğa en yakın suyun başına karargâh kuralım. Sonra orada bir kuyu kazıp suyu depolayalım da biz içelim, onlar içmesinler’ dedi. Peygamberimiz: ‘Doğru söyledin’ dedi ve onun söylediğini yaptı.”

(İbni Hişam, es Sireh c.1 sf.620/ Taberi-et Tarih c.2 sf.144).

“Ben ancak bir insanım. Sizler aranızdaki davaları bana getiriyorsunuz, umulur ki bazılarınız delillerini diğerlerinden daha iyi dile getirirler de ben duyduğum üzere onlar lehinde bir hükme varırım. Kime (haksız yere) kardeşinin hakkından hüküm verirsem, o kardeşinin hakkı olan bu şeyi kesinlikle almasın. Haksız yere alan için ancak ateşten bir parça ayırırım.” (El Kadı Iyaz, Eş Şifa, c.2 sf.179).

“Bilin ki; Kuran’dan başka bir şey eken, ektiğini biçerken belalara uğrar. Artık siz de O’nu ekin, O’na uyun. Rabbinize O’nu delil edin, nefislerinize O’nu öğütçü yapın. Kendi reyleriniz O’na uymazsa reylerinizi (yorumlarınızı, seçiminizi) töhmetleyin, dilekleriniz O’na aykırıysa dileklerinize hıyanette bulunun.” (Nehcül Belağa sayfa 55).

Kuran dışında helal, haram kaynağı yoktur. Hadis kitaplarının varlığı sorgulanmalıdır. . Peygamberin Kuran (din) dışındaki hareketlerine dini bir mana yüklenip dine ilave yapılmamalıdır. Hiç şüphesiz biz Kuran’ın yeterli ve eksiksiz olduğunu, Kuran dışında hadis ve benzeri hiçbir kaynağa ihtiyaç olmadığını Kuran’a dayanarak öğreniyoruz.

Hadisleri Peygamber sözü yakıştırmasıyla körü körüne sayıp sevenlere sesleniyorum. Bunlar da hadis! Ne olacak şimdi? Demek ki hadis algınızda sorun var. O halde bunları ayıklamanın yoluna baksanız iyi olur. Siz idrak edene kadar sınavınız biterse çok yazık olur… Elinizi çabuk tutun. Dininizi gerçekten önemseyin. “Nasıl olsa doğru yoldayım” deyip geçiştirmeyin… Eğri yoldakilerin çoğu iyi niyetli bile olsalar bu yolu doğrultamazlar.

 

ASRIN İDRAKİNE GÖRE HADİS USULÜ 40-       03.02.2011/YÜKSEL YILMAZ

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019