Suriye Meselesi ve Biz Müslümanlar...

Bir gün adına "Arap Baharı" denen bir olay yaşandı.

Tunus'ta kendince haklı gerekçelerle, yönetime isyan edip kendini yakan bir seyyar satıcı üzerinden halk Diktatörlere isyan etti ve Tunus'ta diktatör devrildi.

Derken bu kıvılcım diğer komşu ülkelere de sirayet etti.

Libya'da ülkeyi altyapı ve üst yapı olarak mükemmel bir konuma getiren, Ülke vatandaşlarının refah düzeyini ortalamanın çok üzerinde bir ülke haline getiren, herkesin evinin ve işinin olduğu bir ülkenin Deli dolu Diktatörü! Kaddafi devrildi ve yerine ABD ve Fransa'nın yerli uşakları işbaşına geldi, ilk iş olarak ta ülkenin 35 yıllık petrol gelirlerini ABD ve Fransa'ya devreden anlaşma yaptılar ...

Diktatörü devrilen Mısır'da önce Demokratik yöntemlerle İhvan işbaşına geldi, İhvan lideri Mursi, ABD'nin köpeği olmayı red edince kanlı bir darbe ile yönetime el konuldu, Binlerce İhvan üyesi katledildi, binlercesi hapse atıldı, yönetime Abd'nin köpekliğini yapmaya çok istekli olan SİSİ adında (adıda bir köpek adı, nasıl bir tevafuksa) bir General getirildi..

Sonra sıra Suriye'ye geldi, İslami kesimden insanlar binbir parçaya bölündüler, 1 ay içinde Suriye'de devrim yapacaklarını sanan ahmaklar ordusu Suriye'de eylemler başlattılar...

Oysa diğer Arap baharı ülkelerinden iyi bir tecrübe edinen ABD ve Batı bu defa hazırlıklıydı.

Önce İslamcıları ve ÖSO Önderliğindekileri destekleme kararı aldılar. Hakkaten de bir müddet desteklermiş gibi yaptılar.

Sonra devreye İran ve Rusya girdi. Onlar ise Esad rejimini desteklemeye başladılar.

Suriye giderek öyle bir hal aldıki Müslümanların yüz karası bir durum yaşanmaya başladı.

Kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan bir kaos durumu yaşanmaya başlandı. Kısa süreli ittifaklarla herkes herkesle ittifaklar kurup, düşmanlıklar yapmaya başladı...

Derken ortaya bir anda çıkarılan İŞİD diye ne idüğü belirsiz (aslında belli) bir örgüt çıkarıldı.

Sadece Petrol olan bölgelere odaklanan ve kendisine İslamiyim diyen bu örgüt, her nasıl oluyorsa, İsrail'den çok Hamas'a, Suriye Esad rejiminden çok ordaki İslami gruplarla düşmanlık yaptı!

ABD ve Rusya gibi Müslüman düşmanı Emperyalist Hristiyan dünyası bu durumda zevkten dört köşe olmuşlardı!

Hizbullah ve El Kaide gibi İslam dünyasının iki büyük silahlı gücünü karşı karşıya getirme başarısı elde etmişler, bu iki gücünde var gücüyle birbirlerini yok etmeleri için hem her iki tarafa da bol bol silah satıyorlardı ve hem de bir yandan da bu silah satışlarından dolayı ekonomilerini canlandırıyorlardı...

İslam ülkelerinin ve kendisine Müslümanım diyen ahmak sürülerinin birbirlerini yok etmek için yaptıkları bunca aptallıkları sayesinde Hristiyan Emperyalistlerin başı konumundaki Rusya ve ABD hiç efor sarf etmelerine gerek kalmadan, Müslümanların birbirlerine hayvanca saldırmalarının verdiği zevkle, kendisine Müslümanım diyenlerin bu acınası durumlarından/aptallıklarından dolayı Müslümanlara k.çlarıyla gülüyorlardı!..

Ortada çok tuhaf bir durum vardı.

Herkes kendini, ama sadece kendini haklı görüyordu.

Öyle ya, sadece karşı taraf zalimdi, kendileri daima tertemiz, melek gibi insanlardı, ama ah şu karşı taraf var ya hepsi Cehennemlikti!

Bir tek olayda bile kendi desteklediği bir gruba, Cemaate, Devlete haksız diyen yoktu!

Aynı Kuran'a inanan, Aynı Allah'a inandığını, İman ettiğini iddia eden insanlar karşı karşıya gelmiş, ABD ve Rusya adına birbirlerini tekfir ediyor, vahşice katlediyor, birbirlerini Cehenneme gönderdiklerini iddia ediyorlardı!

Abd ve Rusya aralarında görev taksimatı yapmış ve her biri Suriye'nin farklı bir bölgesini havadan bombalıyor, Suriye'nin tüm altyapısının,üst yapısının imhası için kendilerine göre mükemmel bir iş birliği yapıyorlardı.

Ne de olsa yıkılan, harap edilen şehirler Müslümanlara ait şehirlerdi, İslam ülkelerinin şehirleriydi, harap edilmelerinde, dümdüz edilmelerinden hiç bir sakınca yoktu! Hem zaten bunu Demokrasiyi! getirmek için yapıyorlardı!

 

Ve sonuç!

İki Müslüman olduğunu iddia eden grup yüzünden milyonlarca insan yerinden yurdundan, evinden barkından, aşından işinden oldu.

400.000'den fazla sivil insan bu iki Müslüman olduğunu iddia eden grup arasındaki aptalca savaşta canlarını verdiler.

Masumların sahibi, Mazlumların sahibi Rab'lerinin katına gittiler...

Milyonlarca insan hicret etmek zorunda kaldı, gittikleri ülkelerde istenmeyen kişiler olarak hor görüldüler, dışlandılar, itilip kakıldılar, bir çok kadın hicretetmek zorunda kaldıkları bu ülkelerde bir lokma ekmek uğruna namuslarını satmak zorunda kaldı. Çoğu genç kız, gittikleri ülkelerdeki insan görünümlü yaşlı başlı, dedeleri yaşlarındaki hayvanoğlu hayvan mesabesindeki canlı organizmaların 2. veya 3.karısı, kim de resmen ve alenen metres olmak zorunda kaldılar...

Hiç bir kimse Suriye'li bir erkeğe sahip çıkmak adına onların erkeklerine kızlarını veya tanıdıkları bir kızı vermeyi düşünmedi ama pek muhterem!, pek merhametli! yaşlı başlı dedelerimiz ve 2. hanım yahut Metres almayı akıl edebilen aklı bir yerlerindeki erkeklerimiz "Kızlara sahip çıkalım, Suriyeli kızlar ortada kalmasın" diyerek tamamen ulvi! gayelerle genç Suriye'li kızlarla evlendiler...

Bugün geldiğimiz noktada kimse bunları istemiyor memleketlerinde...
Ama kimse de bunlara kimlerin sebep olduğunu, bunların hangi saiklerle kendi vatanlarından kaçmak zorunda kaldığını sorgulamıyor bile...

Aslında gerçek olan şu; Suriye'lilerin yaşadığı bu acılardan hepimiz sorumluyuz.

Bu acıların sebebi biziz. Bu acılar bizim öngörüsüzlüğümüz, savaş koşullarını hesaplamamamız, Savaş sırasında oluşabilecek durumlara hazırlıksız olmamız, Savaş için yeterli gücümüzün olmadığını bile ön göremememiz gibi aptallıklarımız yüzünden yaşandı.

Biz, Kendisine "İslamcıyım" diyen, "Müslümanım" diyenlerin Suriye'den iyi bir ders çıkarmamız gerekirken, hala bile sadece karşıt gördüğümüz grupları, cemaatleri suçlamamız, kendimize asla bir iğneyi dokundurmamamız bizim iflah olmayacağımızın, bizim Allah'ın kitabı yerine cemaatlerimizin çıkarlarını, Devletlerimizin çıkarlarını, Mezheplerimizin çıkarlarını en önde gördüğümüzün en büyük delilidir.
Velhasıl,

Biz Müslümanlar Adil değiliz.

Biz Müslümanlar Adaleti sadece kendimize uygularken Adiliz.

Biz Müslümanlar toptan Alah'ın ipine sarılmak yerine Mezheplerimizin, Devletlerimizin, Cemaatlerimizin ipine sarılmayı tercih ettiğimiz sürece burnumuz b.ktan kurtulmayacaktır...

Adil olmayı öğrendiğimiz gün İslam ülkelerinin ve halklarının kurtuluş günü o gün olacaktır...


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
RAMAZAN PİŞKİN MESELESİNE DAİR Sosyal 05.06.2020
GENÇLER NEDEN EVLEN(E)MİYOR? Sosyal 22.05.2020
CORONA GÜNLERİNDE TOPLU ULAŞIM Sosyal 28.04.2020
SOSYAL YARDIMLAŞMADA TEKELLEŞME SORUNU Sosyal 23.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ayasofya Sorunu Sosyal 15.06.2020
SOSYOLOJİK VİRÜS "IRKÇILIK" Sosyal 04.06.2020
Neden Hala İnsan Olamadık? Sosyal 28.05.2020
ESKİ RAMAZANLARI UNUTMAYALIM Sosyal 15.05.2020
Önce İnsan Olmak Sosyal 09.05.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.