Tecavüz Günlükleri – Zikrin kadar konuş

Zengin/varsıl bir insanım ben. Bu ay yüksek vergi dilimine geçiyorum. Kazancım yüksek olduğu için ödediğim vergi de yüksek oluyor.

 

Fakat şöyle bir şey var: ilk defa bir hükümet, açıktan açığa “ben zengini koruyorum” dedi. Şu dersanelerin ucube okullara çevrilmesi sırasında olan katkı olayından söz ediyorum. Ey vatandaş! Eğer ki senin maddi durumun iyi ise ben de sana şu kadar daha destek veriyorum. Seviyorum zenginleri. Ölün yoksullar. Zaten ölmüşsünüz siz, bunu da sizleri şu yaşam yolunda daha fazla zorluk çekmeyesiniz diye ölüme daha da yaklaştırıyoruz. Bu kıyağı da unutmayın ha!

 

Oldu. Fakirliğin meziyyet olması; zenginin, zenginliğini hiç olarak görmesiyle hayra vakfetmesi ile olur. Fakat öyle kıyıdan köşeden kıytırık bir vakfetme şeklinde değil. Tüm bir idrak ile o hiçliği yaşayarak fakirliği sevmesi gerekir. Yani lafın özü: zengin olmadan fakir olunmaz.

 

Fakir. Yoksul. Yoksul; Türkçe bir kelime. Fakru zaruret.

 

Ben ne anlayatım sana. Maldan mülkten delirmiş insanlar görüyorum dolayımda. Öyleyse onlardan söz ederim.

 

Mal mülk derken, malın mülkün azlığı çokluğu pek de önemli olmuyor. İnsanın delirmesi tuttu mu her mal mülk seviyesinde olur bu işler.

 

Malk mülk dediğiniz, eşya dediğiniz -ki burada felsefi anlamda da 'eşya'dan söz ediyoruz- insana bir azıktır. Elbette yenmesi lazım.

 

Anlatmak: anı-latmak. Anlamak: anı-lamak.

 

Azık. Ağız kelimesi, insan için kullanıldığında yemek yeme, konuşma, of pof çekme aracı anlamında kullanılıyor.

 

Yani, Azık kelimesi Ağızık gibi bir eğme-bükmeden geliyor olabilir. Veya Ağız-dan değil de, az-dan geliyor olabilir. Yola çıkıyorum. Öyleyse yanıma azcık alayım. Gizli nesne var.

 

Ezik kelimesi de ilginç bir kelime olarak bir dalgalanma yaratıyor kafamda. Ezinç. Ezinç duymak.

 

Ezmezsen hiç bir yüreği-yürekte

Sözü elekte bir ışkta sürekte

mey neyler hem bir kör mey-hanede

şarabı kelb içer kıyı tünekte

 

Gene edebiyat yaptım. Fakat olsun.

 

---

 

Hacı Bektaş, bizim İbraaam, ki gerçekte ne kadar uzun bir ismi var, ve Mevlana çağcıllardır. İkisi de evrensel tınılarla melodik sözler söylerler. Fakat bizim şu memlekette Mevlana daha çok “bilinir.” Yani devlet-hükümet doktrinlerine daha yakındır, yakınlaştırılır. Niye böyle, diye düşündüm 5-9 gün. Zikirlerinde “dönme” figürü vardır ya. Bektaşilerin semahına göre bakıldığında daha gösterişli-saraysal-hükümetsel ışıltılar yayar Mevlevilik'in sema'sı. Tabii, Mevlevilerin suçu yok. Dön baba dön. Döndür baba döndür.

 

---

 

Kazanç : kazınç.

 

İnsan. Sesli harfleri attığımızda n-s-n. Çoğunlukla son harf de atılır. -i ve a haflerininin yerlerinde değişiklik yaparsak nisa oluyor. İnsan kelimesinin Türkçe karşılığı ne acaba?

 

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
JÖN TÜRKLER KİMDİR? Genel 26.06.2019
MİLLET-İ SADIKA ? Genel 25.06.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (14) Genel 21.06.2019
EKMEK TEKNESİ- HİKÂYE Genel 18.06.2019
MİTOLOJİK MUCİZE ALGISIYLA DİNİ İNKAR ETTİRME ÇABASI Genel 15.06.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.