ALAK SÛRESİNİN MESAJI

İlk beş ayetinin Kur’an’ın vahyinin ilk mesajları olduğu konusunda tefsir otoriteleri hemfikirdir. Yani 610 yılı Ramazan ayının son on günü içinde indirilmiş. Bundan sonra bir süre vahiy kesilmiş, daha sonra ilk inen sûre, Müddessir Sûresi olmuş. Sûrenin 6–19. ayetleri daha sonraki zamanlarda indirilmiş olsa bile ilk mesajlardandır. Toplam 19 ayettir.

            1- “Yaratan Rabbinin adına oku (çağır).”

            ‘İkra’, ‘çağır’ anlamına da ‘oku’ anlamına da gelmektedir. Bu İbranicede de böyledir. Bazılarına göre Hz. Muhammed'in okuma yazma bildiğini kanıtlayan ayetlerden birisidir. (Bak 2: 78; 7: 157–158).  Peki, ne okuyacaktır? Daha ortada Kur’an yoktur ki. Bu sorunun cevabı “Devamında gelecek olanları” şeklinde olabilir. Ya da ‘çağır’ tercih edilebilir.


            2- “O, insanı alak’tan yarattı.”


            'Alak’ asalak demektir ki bununla, döllendikten sonra rahmin cidarına tutunan embriyonun kastedildiği söylenmektedir. Bu kelime, "yapışkan, asılıp tutunan şey" anlamına gelmekte olup, bundan maksadın insanın, ana rahminin cidarına yapışan döllenmiş bir hücreden yaratıldığını hatırlatmak olduğu söylenir. Genel olarak müfessirler alaka'nın çoğulu olarak “alak” kelimesine, kan pıhtısı görünümünde olan döllenmiş hücre anlamı verirler. Fakat Elmalılı, bu maddî manadan başka kelimenin bir de "ruhanî ve manevî olarak "alâka" gibi aşk ve sevgi manası da olduğunu, dolayısıyla "alak"tan, Rabbanî bir izafetten ibaret olan ruhî ilişiğe kadar, insanın yaratılışının başlangıçlarını kapsayan, hem de okunan metnin ruhî bir sevgi ve alaka ile takip edilmesine bir uyarı ihtiva eden bir mana düşünmenin mümkün olduğunu yazar. Herkese hitabeden bir kelimenin bu kadar ilmi bir karakterinin olmaması gerekir. Bu nedenle alak ile ‘alaka’ yani ‘ilişki’ kastedilebilir. Bu alaka ilk ve sonraki insanların durumları için fark edebileceğinden detayını Allah bilir. Kur’an apaçık anlamlar içerdiğine göre ve herkese hitap ettiğine göre çok akademik ve modern anlamlara gelmesini beklememek gerekir. Bizim için ölçü mesela Hz. Ebu Bekr’in bundan ne anlamış olabileceği olabilir. Arapça "Alak" kelimesi, üç anlama sahip olduğunu söyleyenler de vardır: 1) Kan pıhtısı, 2) Asılı duran madde, 3) Sülük. Eskiler, doğal olarak birinci anlamı, yani kan pıhtısı anlamını yeğlemişlerdir. Ne var ki modern biyolojinin gözlemleri bu anlamın doğru olmadığını ortaya koymuştur. İnsanın yaratılış evrelerinde kan pıhtısı diye bir evre yoktur. Bu yüzden, "rahim duvarına sülük gibi asılı duran madde" de denilmektedir. Nitekim bazılarına göre meniden sonraki evre olarak anılan bu biçimin (22: 5; 23: 14) tek kelimelik karşılığı "embriyo"dur. Bak 4: 82). Anlamı o dönemdekilerce de malumdur. “Alak” ifadesine “alaka” yani “ilişki” diyenler de vardır; bu anlamda değerlendirmelerinin nedeni, bu anlamıyla ayeti herkes daha açık anlayabilir olmasıdır.


            3- “Oku (çağır), Rabbin (sonsuz) kerem sahibidir.”

            4–5- “Kalem yoluyla, insana bilmediklerini öğretti.”(Yani kalemi kullanmayı öğretendir; insana bilmediğini belletendir.)

            6–7- “Hayır; muhakkak insan gerçekten azar (fütursuzca); ne zaman kendini yeterli (müstağni) görse.”

            8- “Muhakkak dönüş Rabbinedir.”

            9–10- “Engelleyen o kimseyi gördün mü (düşündün mü), salla (namaz) ederken bir kulu?” (Bir rivayete göre Peygamberimiz namaz kılarken Ebû Cehil ona engel olmak istemiş, fakat yanına varınca korkudan titreyerek dönüp kaçmış.)

            11–12- “(Hiç düşündün mü o doğru yolda mıdır) Gördün mü (ya) o hidayet üzere olduysa veya (ya) emrettiyse takvayı”

            13- “Gördün mü, eğer yalanladı ve yüz çevirdi ise? (Hiç düşündün mü onun hakikati yalanla(ma)yabileceğini ve sırtını (ona) dön(mey)ebileceğini?)

            14- “Allah’ın gördüğünü bilmiyor mu?”

            15–16- “Hayır, o gerçekten eğer vazgeçmezse, mutlaka onu yalancı günahkâr perçeminden (alnından) yakalayacağız (sürükleyeceğiz).”

            17–18- “Haydi meclisini çağırsın, biz (de) zebanileri çağıracağız…”

            19- “Hayır, ona itaat etme (kulak verme) ve secde et ve yaklaş!”

            Nihayet alak basittir ve bundan hâsıl olan insan hiçbir şey bilmiyorken daha sonra öğrenerek bir şeyler elde eder ve zenginleşerek şımarır. Fakat gerçekte dönüş Allah’a olduğu halde bir de üstelik kulluk yapanı engellemeye yeltenir.

            Bu sure Resulün ilk terbiye ayetlerini içerir…

 

                                                                Nisan 2009/YÜKSEL YILMAZ


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
HAFTANIN SAÇMA GÜNDEMİ Genel 08.07.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 01.07.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 17.06.2020
HAFTANIN SAÇMALIYANLARI Genel 11.06.2020
İslam'da Güzel Ahlak Genel 03.06.2020