HURAFE MUHAFIZLARI

Uzun yıllardır ilim önderlerinin hep iyi yönleri anlatıldı. Hiçbir cemaat üyesi kendi âliminin kusurunu bilemedi. Bilemeyince de gözünde gitgide büyüttü, büyüttükçe de mübalağa yaptı. Bu abartma ta şirke kadar vardı.

Kerim olan Kur’an, Resulullah (as) ile alakalı olarak onu hem bir kul, hem bir Resul olarak tanıtmıştır. Abese, Tevbe, Hakka, Bakara, Fetih sürelerinde vs. yer yer onun beşer tarafı vurgulanır. Allah tarafından nasıl ikaz edildiği ve konumu gösterilir. Fakat nedense döneminde saygın âlimlerin hele hele evliyaullah diye tanıtılanların ikaz edilecek kaale değer tek bir özelliğini bilmeyiz. Sanki onlar ondan daha üstündürler, hâşâ! Şayet bulursanız da zaten onun da bir hikmeti çıkacaktır. Hatta bir tanesi ancak bir melek olabilecek sırcıyı (Hızır) uydurma hadislere kanarak veli olarak kabul edip, “Görün işte bir veli Musa gibi bir Resul’den de üstün olabiliyor” diyebiliyor. Bu durum şunu göstermektedir: Cemaat ehli liderine taassup ve teslimiyetle şirke düşecek kadar bağlanabilmektedir.

Bir tanesini müritleri her gece rüyasında Resulullah (as) ile yan yana görürler. Onun Kur’an’ı tefsiri de vardır. Bu öyle bir tefsirdir ki bu Allah’ın ne dediği değil, müfessirin ne keşfettiği baskın çıkar. Onun için Allah’ın ne dediği değil, müfessirin ne anladığı yani ne keşfettiği önemlidir. Hatta fenafişşeyh makamında olduğu iddiasındaki bir tarikat lideri “Bir gece bile Peygamberimizi rüyamda görmesem imanımdan şüphe ederim” diyerek “vay be ne büyük evliyaymış” dedirtmeye çalışmıştır.

Bir tanesi rabıtadan bahsederken şeyhlerin Allah’ı temsil etmiş olduğundan bahseder. Sözüm ona molladır, vardır bir bildiği… Bunu o cemaatten genç bir mollaya gösterince şaşırıp kalmıştı, “Allah Allah, bunu yeni fark ediyorum” demişti. Bereket çoğu gibi “vardır bir hikmeti” deyip savunmaya yeltenmemişti. Ona demiştim ki, “eğer ben sizin cemaatinizden olsaydım, senin gibi âşık olur, bu sapkın ifadeyi ben de uyarılmadan fark edemezdim. Aşkın gözü kördür.”

Bir tanesi Şeyhülislam İbn-i Teymiyye’ye hiçbir delil getirmeden iftira atar. Neymiş, Teymiyye gibi sapık âlimler kabir ziyareti yapmanın küfür olduğunu söylüyorlarmış. Bu bilgenin külliyatında kabir ziyaretleriyle alakalı kısımda böyle bir ifade yok. Hatta ibret alacaklar için ziyarete makul bakmaktadır. Fakat Teymiyye mesela şu iki şeye küfür demektedir: Ölüden medet ummak ve çaput bağlamak. Ne var bunda? Bu allameye iftira ve hakaret eden bu âlim müsveddesi ondan nasıl helallik isteyecek? Teymiyye şehid olmuştur, onu bulup görüşemez, helallik isteyemez… Demek ki ahirete kalmış zor bir işi var…

Bir tanesi medyada geleneksel olarak icat olunan dinsel şekillerin muhafızlığını yaparken iftiracılığı da elinden bırakmıyor. Bu kişi üstelik siyaseten tasvip ettiğim bir medyada zırvalayıp duruyor. “Hoca Efendi” olarak zikredilen başka biri de Allah’tan bahsederken “Yükseklerin Yükseği” diyerek sözüm ona yeni bir ifadeyle övüyor. “Yücelerin Yücesi” demek onun için demode oluyor. Ama yükseklik fizikseldir, somuttur, ölçülebilirdir; yüceliktir manevi olan. Bunu bile düşünemeyecek bir kalabalığı ancak peşine takabiliyor. Böylece her lider adayı kendi seviyesinden düşükleri ayıklayıp topluyor.

Neden orta yolu bulamıyorlar? Neden delilsiz hareket ediyorlar? Neden ön yargılılar ve icat (hurafe ve bidat) muhafızı oluyorlar? Neden takibi değil, taklidi önemsiyorlar? Neden şirke girmekten korkmuyorlar? Neden bile bile kötülük yapıyor ve iftira atıyorlar? Neden tüm bu şirk ve taassuba rağmen hala “müslümanız” deyip hak etmedikleri halde bir de üstüne hamd ediyorlar? Neden kendileri adını andıkları din gibi dosdoğru olmuyorlar?..                                                                                                          

                                                         2006 / YÜKSEL YILMAZ  


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019