İYİ BİR SAVAŞ KÖTÜ BİR BARIŞTAN İYİDİR

Ceylanlar kaplanları kovalıyorlar… Küçük balıklar büyük balıkları yutuyorlar… Tavşanlar kartalları pençeliyorlar… 

Kalemimin şaşırdığını düşünüyorsunuz değil mi? Şu halde anlaşabileceğiz. Evet, tam aksine düşünerek doğru istikamette olacağız. Ve savaşı barıştan daha az tanımayacağız. Sevmesek de iyi bileceğiz... Mademki hayatın bir de vahşi bir yüzü var iyi bir savaşçı olmayı da öğreneceğiz. Zaten bu nedenle değil midir her ülkede bir askeriyenin olması? Başka devletlere olan güvensizlikten değil midir? 

Bazen yağmurlu havalar şimşeklerle ışıldar… Yıldırımlar düşerek dehşet saçar… Bazen depremler olur, yerler yerinden oynar. Bazen seller olur, su tufanları sürükler… Okyanuslar taşar, tsunami olur. Volkanlar patlar, hortumlar çevirir, kasırgalar kopar, meteorlar yağar, ormanlar yanar, çığlar düşer, buz dağları çarpar… Doğal afetlere bir de hatalar ve suçlar eklenirse anlaşılır ki vahşet hayatın tam olarak diğer yüzüdür. 

Diğer yüzü olan barış ise tüm iyilerin temennisidir. Ebeveynler, öğretmenler, erdem sahipleri hep bunu anlatırlar. Kesindir ki, barış savaştan iyidir. 

Lakin bunu hayatın bir yüzüne anlatabilirsiniz. Diğer yüzüne bunu anlatmanın diğer adı ‘aman dilemek’tir. Bir kaplandan kaçan ceylanın da istediği budur. Tavşan da yakanlınca kartala mahzunca bakarak aman diler. Kartalın merhamet etme ihtimali sıfırdır. Kim saklanmayı ya da savunmayı başarabildiyse o kurtulmuştur.  

Dünyanın bir yüzünü unutup neslimize sadece barışı mı öğreteceğiz? Savaştan nefret edip hepimiz birer ödleğe mi döneceğiz? Bir sokak köpeğiyle karşılaşınca kadınlar erkelerin arkasına kaçınca erkekler de kadınların arkasına mı saklanacaklar? Boşu boşuna mı neredeyse tüm erkekler neredeyse tüm kadınlardan daha güçlü ve cesurdurlar?.. 

Sofranızdaki hayvan kesilmiştir; bitki biçilmiştir. Onlara kıyamazsanız doğanın acımasız yüzü size kıyar. Yaşamanız yaşatmamanıza bağlıdır. Barışın daimiliği mümkün değil, ama kriterler getirilebilir. Böylece barış mutlaka sekteye uğrar ve haklı ile hasız doğar. Şimdi mesele haklı tarafta olmaktır.

Savaş sanatlaşınca insanoğlu bencilce kendini savunma ile övünüp gururlanmıştır. Oysaki aslında övgüye değer olan başkasını savunma becerisidir. Mazlumlar ve zayıflar bunun için vardırlar. Yiğitler de onlar içindirler.  

Haklı bir davan varsa ve sen iyi bir savaşçıysan, zalim biri seni aştığını fark ettiğinde barışa son verecektir. Sen üstün oldukça barış olacaktır ama, barış bile savaşın bir bedeli olarak varlığını sürdürecektir.  

Savaşmayanlara barışı tebliğ edebilirsin; savaşanları ise barışa davet edebilirsin. Lakin herkese söz dinletemeyeceksin. Arsız otlar mutlaka büyüyecek… Ve savaş kaçınılmaz başlangıç olacaktır. Bu nedenle her ülkenin barış için savaşmasını iyi bilen leventlere ihtiyacı vardır. Tüm iktidarların erdem sahibi barışseverler olması mümkün olmadıkça ulusların savaşı mutlaka sürecektir. Peki ya tüm liderlerin gerçekten erdemli ve barışsever olmaları mümkün müdür? Asla!

İyi ile kötü, güzel ile çirkin, haklı ile haksız, doğru ile yanlış, faydalı ile zararlı, güçlü ile güçsüz var oldukça galip ile mağlup yahut beraberlik ama savaş ile savaş mutlaka olacaktır. Barış savaşın yavrusudur. Ancak denk kuvvetlerin savaşında barış olur. Güçlü ile güçsüzün savaşı uşak ile efendiyi belirler. Uşakların efendilerine itaat etmeleri barış değildir. Uşak arayan efendinin zalim olmaması beklenebilir mi?   

Savaş sözcüğü her ne kadar itici gelse de size, hayatın bu yüzünü görmezden de gelemiyorsunuz değil mi? Barış ninnileriyle uyuyanlar kâbus kusarlar.

Evet, savaş sanatını öğrenmeye davet ediyorum sizi. Çoluk çocuk, yaşlı genç, kadın erkek, cesur korkak herkesi... Bırakın barış edebiyatı parçalamayı… Bırakın tarih yazan kahramanları okurken şişmanlamayı… Barış amacınız olsun, ama savaşın da araç olması gerekebilir. Unutmayın, iyi bir savaş kötü bir barıştan iyidir. 

                                                              26 Ağustos 2009 YÜKSEL YILMAZ

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019