DÜNYANIN ŞEKLİYLE SAPTIRMA 2

Ferid Vecdî hiç olmazsa işi ehline bırakarak, “Dairetu’l-Maarif” adlı kitabında diyor ki: “Kopernik ortaya çıkmadan önce dünyanın döndüğü meselesi bazı İslâmî kitaplarda da zikredilmiştir. Mesela h. 756’da ölen Adududdîn Abdurrahman b. Ahmed, “El-Mevakıf” adlı kitabında bundan bahsetmiştir. “El-Mevakıf”’ı şerh eden Ali b. Muhammed el-Curcânî (h. 816) de ona tabi olmuştur. Bunu, Bahauddîn El-Amilî “Teşrih’ul-Eflâk” adlı bir risalede zikretmekte ve şöyle demektedir: “Yeryüzünün hareket ettiğine dair deliller, Allame Poincaré’nin iddiasını kabul eden okuyucunun görüşüdür ki elimizde yerin döndüğüne ilişkin hissi bir delil bulunmamaktadır. Ancak elimizde hissî olmayan sayılamayacak kadar delil bulunmaktadır. Hepsi de pozitif ilimlerin konusudur ve bu delillerin ne kadar güçlü olduğunu ancak pozitif ilimlerde uzman olan kimseler bilir. Onun için bu konuyu irdelemeden bir tarafa koyuyoruz.”

Öte yandan dünyanın hareketli olduğuna dair ayetleri delil getirenler de olmuştur: “Donup kalmış sandığın dağları görürsün. Hâlbuki onlar bulut geçişi gibi geçerler” (27:88), “Dağlar yürütülür, seraba dönüşür” (Nebe 20). Şeyh b. Baz buna cevap olarak, “Esasen Allah Teâlâ bu ayet-i Kerime’yi kıyamet gününü anlatmak için irad buyurmuştur. Bu ise ondan önceki ayetten anlaşılmaktadır.” İşte burada haklıdır. Cımbızla ayet seçmenin sonucu budur.

Fakat daha sonra bir uydurma hadis önümüze çıkarıyor: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki “Her kim ki Kur’an-ı Kerim’i aklına estiği gibi yorumlamaya kalkışırsa, cehennemde yerini hazırlasın!” İlk muhatab olan sahabeler yaşarlarken bu ayetler indiği için yorumlama dertleri yoktu ki.

Yine başka bir uydurma hadis yetiştirmiş: “Ebubekr radıyallahu anh’den, “ve fâkihe’ten ve ebb’en” ayet-i kerimesindeki “Ebb” kelimesinin anlımı sorulduğunda, cevap vermedi ve şu sözleri söyledi: “Eğer ben Allah’ın kitabını aklımın estiği gibi yorumlamaya kalkışırsam acaba hangi gök beni gölgesine alacak ve hangi yer beni sırtında taşıyacaktır!!!”. Onun için Müslüman kişi, Allah’a karşı heybet duymalıdır; Allah’ın koymuş olduğu sınırlarda titizlikle durmalıdır. Gerçek şu ki sırat-ı müstakim’e (doğru yola) istediğini erdiren Allah Teâlâ’dır.”

Allame Muhammed Humeyd tüm bunları söylerken dinimize zarar vermek isteyenlere bayrak açmıştır. Dinimiz bilim ve teknolojiye karşı değildir. Yeter ki bilim teoride kalmasın ve ispatlasın.

Ebu’Ş-Şeyh, İbn Abbas (ra)’dan şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Muhakkak ki güneşin üç yüz altmış çizgisi vardır. Her gün bir çizgiden doğar. Bir sonraki yıl gelene kadar bir doğduğu çizgiye bir daha dönmez. Güneş ancak istemeyerek doğar ve şöyle der: “Ya rabbi! Beni kullarına doğdurma, görüyorum ki onlar sana isyan ediyorlar.”

Ebu’Ş-Şeyh, el-Hasen’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Ay, rabbine şöyle der: Allah’ım! Güneşi benden üstün ve beni de eksik kıldın. Onun değerini benden eksiltmedikçe doğmasın.” Bunun üzerine ay ancak güneşin batmasından sonra göründü.”

Bunlar delilmiş ve bu deliller, ayın hilal şekline geldiğinde, ay ile güneş arasına dünyanın girmesi sebebiyle güneşten aldığı ışığı kestiği iddiasını yalanlamakta imiş…

Ebu Zerr (ra): “Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir gün: “Bu güneş nereye gider biliyor musunuz?” buyurdu. Sahabeler: “Allah ve Rasulü bilir” dediler. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “O, arşın altındaki karargâhına varıncaya kadar gider ve orada secdeye kapanır. Kendisine: “Kalk, geldiğin yere dön!” denilinceye kadar o halde kalır. Bunun üzerine geri döner ve sabahleyin doğduğu yerden tekrar doğar. Sonra yine Arş’ın altındaki karargâhına varıncaya kadar akıp gider ve (yine) secdeye kapanır. Kendisine: “Kalk, geldiğin yere dön!” deninceye kadar o halde kalır. Ve tekrar dönerek sabahleyin doğduğu yerden doğar. Daha sonra artık insanlar onun hiç bir halini yadırgamaz olarak Arş’ın altındaki o karargâhına varıncaya kadar akıp gider. Nihayet kendisine: “Kalk, yarın sabah battığın yerden doğ!” denilir; o da battığı yerden doğar.” buyurdu ve sözüne şöyle devam etti: “Bu ne zaman olacak biliyor musunuz? Bu: daha önce iman etmeyen yahut imanında bir hayır kazanmayan hiç bir kimseye, o günkü imanının fayda vermeyeceği zamandır.” Müslim (159) lafız onundur. (Buhari iki yerde muhtasar: 4525, 6996).

Reşit Rıza, Tefsirul Menar’da, şeyhi Muhammed Abduh’tan aldığı; eksik akılla idrak edilemeyen gaybî meselelerde akıl ile hükmederek tevil veya inkâr usulüyle, bu rivayetin isnadını ve metnini, delil ve açıklama ortaya koymadan, akla muhalif olması iddiası ile eleştirmiştir. Bu metod, mutezileyi Sahabe ve 79 tabiinden olan selefi salihin menhecinden ayıran esasmış.

Cahilimiz diyor ki: “Bilmiyorum şunu neden akledemiyorlar; muhakkak ki gaybe iman: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den gelen haberlere teslim olmaktır. Bu Allah’ın sadık ile yalancıyı ayırt ettiği, imanın en önemli özelliklerindendir.” Biz de diyoruz ki Kur’an’a teslimiyet Allah ve Resulüne yani korunma vaadi olana yani kesin olana teslimiyettir. Hadislere teslimiyet ise korunma vaadi olmayan ravilere yani kesin olmayana teslimiyettir.

Taberi, “İbn Abbas (ra) rivayet ediyor: “Kâbe, dünya yaratılmadan iki bin sene önce su üzerinde dört direk üzerine kuruldu. Sonra yeryüzü kabenin altından yayıldı.” (Taberi, 3/61, 24/208), Ebu’ş-şeyh el-Azamet, 4/1381). Daha ister misiniz? ”Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler olur.” (İbni Kesir, 2/29; 50/1). ”Yeryüzü suyun üzerindedir, su kayanın üzerindedir, kaya da balinanın sırtı üzerinde olup iki tarafı arş ile buluşur. Balina da ayakları havada olan meleğin sırtının üst kısmındadır.” (el-Heysemî, 8/131).

Zavallı diyor ki, “En sahih hadisler bile incelendiğinde Hz. Muhammed’in dünyanın yuvarlak olduğunu hiçbir zaman bildirmediği görülür -ki eğer öyle olsaydı hadislerde bu mutlaka geçerdi…” Yahu peygamberin derdi bu muydu? O dünyanın bilimsel tarafıyla değil iman, adalet, kurtuluş ve uhrevi tarafıyla ilgilenmiştir. O coğrafyacı ya da astro fizikçi değildir. Bunu araştırmacılara bırakmış, ancak araştırmacıların aciz kalacakları için bilemeyecekleri vahiylerden haberdar ederek uyarmakla meşgul olmuştur. Uydurma hadislerinizin bile içinde dünyanın yuvarlak olduğu yok da olmadığı sanki var mı?..

“…Dünyanın düz olmadığını ve yuvarlak olduğunu iddia etmek, Sahih hadislerin bile güvenilirliğinden kuşku duymamıza, bugüne kadar tefsir ve meal yapan din adamlarının ve Evliyaullah’ın hata yaptığını düşünmemize sebep olmaktadır…” derken e haksızdır. Çünkü sahihin en iyi testi Kur’an’a ve akla uyup uymamasıyla yapılabilir. Tefsir ve meal yapan din adamlarının hataları da ciltler dolusudur ve hatta haddi hesabı yoktur. Evliyaullahınızın hata yaptığına inanmamız da sizler gibi onları Allah’a ortak koşmamamızdan kaynaklanmaktadır. Unutmayın ki uydurma hadisleri kurtarmak için ispatlanmış bilimsel delillere ters düşmek İslama zarar verir.

Dünya kendi çevresinde 23 saat, 56 dakika, 4.098903691 saniye ve güneş çevresinde 365 gün, 5 saat, 48 dakikada hareket eder. 23 derecelik eksen eğikliği mevsimleri oluşturur. Dünyanın üzerindeki topografik oluşumlar ve kendi ekseni etrafındaki eksantrik hareketi nedeniyle düzgün bir geometrisi yoktur. Geoibs bir biçimdedir, fakat ekvatordaki yarıçapı kutuplardaki yarıçapından fazladır. Bu kutuplarından basık özel küresel geometrik şekil geoit yani "dünya şekli" diye adlandırılır. Dünya, kendi ekseni etrafında atmosfer ile birlikte döndüğü için bu dönüş hissedilmez. Dünyanın kendi ekseni etrafındaki hızı en fazla Ekvator üzerindedir. Bu hız saatte 1670 km/saattir. Kutuplarda ise hız sıfırdır. Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşü nedeniyle gece ve gündüz birbirini takip eder, güneş ışınlarının günlük geliş açıları değişir, günlük sıcaklık farkları meydana gelir. Merkez kaç kuvveti meydana gelir. Yerel saat farkları meydana gelir. Cisimlerin gün içindeki gölge uzunlukları değişir. Güneş doğuda erken doğar, batar ve batıda geç doğar, batar. Dinamik basınç kuşakları meydana gelir. Dünya, kendi ekseni etrafındaki günlük dönüşünü sürdürürken, bir yandan da Güneşin çevresinde dolanır. Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Dünya, 939 milyon km lik yörüngesi üzerinde saatte 108 bin km. hızla hareket eder. Dünyanın güneş etrafındaki dönüşü nedeniyle mevsimlerin oluşmasına ve değişmesine neden olur. Mevsimlik sıcaklık farkları meydana gelir. Kara ve denizler arasında sıcaklık farkları oluşur. Muson rüzgârları meydana gelir. Gece – gündüz uzunlukları değişir. Güneşin ufuk üzerinde doğduğu yer ve saat ile Güneşin ufukta battığı yer ve saat değişir. Güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açıları değişir. Cisimlerin gölge boyları değişir. Aydınlanma çemberi mevsimlere göre yer değiştirir. Güneş ışınları yıl boyunca dönencelere bir kez, dönenceler arasına iki kez dik düşer. Yahu senin okuduğun okullarda bunlar anlatılmadı mı? Bunların neresi İslama ters?

Baz inanmayacak ama gökbilimciler dünyadan 54 milyon ışık yılı uzaklıkta şimdiye kadar görülmüş en kalabalık galaksiyi keşfettiklerini açıkladılar bile. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Chandra X Işını Gözlemevi araştırmacıları tarafından keşfedilen galaksiye M60-UCD1 adı verildi. Merkezinde 100 milyon yıldızın yer aldığı M60-UCD1'in, Dünyanın da içinde bulunduğu Samanyolu Galaksi si'nden 15 bin kez daha yoğun olduğu belirlendi. Galaksideki yıldızların Samanyolu galaksisindekilere oranla birbirlerine 25 kat daha yakın olduğu tespit edildi. Michigan Eyalet Üniversitesi'nden Jay Strader, "200 milyon yıldıza ev sahipliği yapan M60-UCD1 galaksisinde bir yıldızdan diğerine yolculuk, Samanyolu galaksisine oranla çok daha kolay ve kısa sürüyor" dedi. Chandra Gözlemevi, galaksinin merkezinde son derece güçlü bir x ışını kaynağı bulunduğunu belgeledi. Kaynağın, güneşin kütlesinden 10 milyon kat daha büyük bir karadelik olduğu sanılıyor. Bu da Samanyolu galaksisinin merkezindeki karadelikten iki kat büyük bir karadeliğe işaret ediyor. Baz'a uyan! Gün akşam oldu…

SON

                                                21.10.2013/YÜKSEL YILMAZ

 

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019