VARİS, MÜRTED, DEPREM, İPEK, TOKALAŞMA, DABBE, YECÜC, MECÜC

Kur’an, vasiyetten söz eder (1), gene de hadis “Varis için vasiyet yoktur” (2) der. Kur’an’da Maide suresindeki bu ayette ve başka ayetlerde vasiyet anlatılır. Vasiyetten arta kalanlar Kur’an’da tavsiye edilen şekilde dağıtılır. Vasiyeti iptale yönelik bu hadis aslında Kur’an’ın bu ayetini iptale yönelik bir girişimdir.

Kur’an dinde zorlama olmadığını buyurduğu halde (3), hadis “Dinini değiştireni öldürün” der (4). Allah’ın dinini kendi kafalarına uydurmaya çalışanların bu uydurması yüzünden çok kelleler gitmiştir. Radikal dinci örgütlerin yaptığı katliamları bu örgütlerin zihinlerinde meşrulaştıran bunun gibi hadislerdir. Evlerinin bodrumunu insan mezarına çevirenleri Diyanet kınadığı halde, aynı Diyanet Buhari ve Nesei gibi hadis kitaplarını da övmekte ve daha da kötüsü dinin kaynağı olarak göstermektedir. Bizim İslam coğrafyasında bu katliamların temel kaynakları sünni hadis kitapları ve mezhep fetvalarıdır. Mürted olmak isteyen bu seçimiyle zaten belasını bulmuştur. İnançlı yaratılmadığımıza göre inanmakta da inanmamakta da hür bırakıldık demektir. Akıl baliğ olmadan ve akletmeden iman edilemez.

Kur’an dünyanın yumurta biçiminde olmasından (5) söz ettiği halde, hadis “Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler olur” (6) der. Kur’an, mucizevî bir şekilde dünyanın yumurta biçiminde elipsoid olduğunu, ceninin oluşumunu, evrenin oluşumunu, rüzgârların aşılayıcı olması gibi birçok konuyu açıklarken hadisler hem Kur’an’la, hem de bilimle çelişirler. Dünyayı taşıyan balık ne tür bir balıktır? Bu balık nerede yüzmektedir? Bunu uyduran her kim ise belli ki günümüzün ilköğretim okulunda okuyan herhangi bir çocuk kadar bile akıllı ve bilgili değildir.

Kur’an, Allah’ın kulları için çıkardığı süsü ve temiz rızıkları kimsenin haram kılamayacağını (7) buyururken, hadis “Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helal, erkeklerine ise haramdır” (8) der. Altın ve ipek hem erkek için, hem de kadın için bir süs eşyasıdır. Kur’an’da hiçbir ayette yasaklanmazlar. Aksine Allah inananların dünyada da bu süslerden yararlanabileceklerini söylerken bile erkek kadın ayrımı yapmaz. Her hadisinin doğru olduğu iddia edilen Müslim’in bu hadisi Kur’an’ın bu ayetiyle tam olarak çelişir.

Kur’an, hiçbir şeyi Allah’a denk koşmazken (9), hadis “Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. Öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim” (10). Bu hadiste Allah ile Peygamber’in el sıkışması gibi af edilemez bir ifade de yer almaktadır. Af edilemez diyoruz çünkü şirkin öldükten sonra affı yoktur. O halde ölmeden önce sahih bir şekilde ve ortak koşmadan iman etmeli.

Kur’an’da tek bir ayette geçen Dabbe, Yecuc ve Mecuc gibi sözcükler uydurma, mitolojik hadislerle anlatılmıştır. Kur’an’da geçen dabbe ile ilgili ayet, “O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir Dabbe çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını söyler” (11) dabbeyle ilgili tek bir şey söylediği halde, hadislerle o kadar uzun uzadıya ve çeşitli rivayetler uydurulmuş ki mesele artık kopmuştur.

Bu tek ayete karşın geçen acayip hadislerden biriyse şöyledir: “Dabbe’nin başı öküz başı gibi, gözü domuz gözü gibi, kulağı filkulağı gibi, boynuzu keçiboynuzu gibi, boynu deve kuşunun boynu gibi, göğsü aslan göğsü gibi, rengi kahverengi gibi, böğrü kedi böğrü gibi, kuyruğu koç kuyruğu gibi, ayakları deve ayağı gibidir.” Yuh artık… Daha nice hadisler vardır ki bunlardan kimine göre Dabbe’nin başı gökte, kuyruğu kutupta, ayakları Arabistan yarımadasındadır; kimine görey ise Dabbe’nin bir elinde Hz. Süleyman’ın mührü, diğer elinde Hz. Musa’nın asası vardır. Zavallı Kur’an’sızlar… Ne hale düşüyorsunuz…

Dabbe’nin ne olduğu tahmin edilecekse bu ayete bakılıp tahmin edilecektir. Reşad Halife’ye göre Dabbe bilgisayar olabilir. Kur’an’ın 19 mucizesinin bulunmasına yarayan bilgisayar insanların inançsızlıklarını çürütmektedir. Said Nursi’ye göre Dabbe dişten tırnağa yerleşecek virüs tipi bir canlı olabilir. Bazılarına göre Dabbe’yi tahmin edememizin nedeni Dabbe’nin henüz çıkmamış oluşu olabilir. “Debelenmek” anlamına geldiğini söyleyip deprem diyenler de vardır. Ama hep zandır. Bir şeyi de bilme. Ne kadar bilgiçtir insanoğlu. O halde Allah bilir de geç. Nasıl olsa bilinmesi konusunda sorumlu değiliz…

Yecuc-Mecuc, Kur’an’da bahsedilen bir kavmin ismidir. Mehdiyet, Deccaliyet, Hz. İsa’nın yeniden dünyaya geleceği Kur’an’da yer almamasına karşın kıyamet alametleri olarak anlatılırken, Yecuc-Mecuc konusunda zanni izahlar, Kuran’daki detaysız Yecuc-Mecuc konusunu detaylandırmak için anlatılmıştır. Yecuc-Mecuc, Kuran’da iki surede şu şekilde geçmektedir:

“İki setin arasına kadar ulaştı, onların önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu. Dediler ki “Ey Zulkarneyn, Yecuc-Mecuc bu yerde bozgunculuk yapıyorlar. Onlarla bizim aramızda bir set inşa etmen için sana vergi verelim mi? Dedi ki “Rabbimin beni içinde tuttuğu imkân ve güç daha üstündür. Siz bana bedensel güçle yardım edin de sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel yapayım. Bana demir kütleleri getirin. İki ucu eşit düzeye gelince körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirince “Bana erimiş bakır getirin dökeyim” dedi. Artık onu ne aşabildiler ne de delebildiler. Dedi ki “Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Ve Rabbimin vaadi haktır.” (12).

“Yecuc ve Mecuc’un önü açıldığı zaman onlar her tepeden akın ederler. Gerçek olan vaat yaklaşmıştır. İnkâr edenlerin gözleri birden donup kalmıştır. “Vay başımıza! Biz bundan gafil bulunuyorduk. Hayır, biz zalimlerdik.” (13).

Bazısına göre Yecuc-Mecuc Hz. Adem’in rüyalanması sonucu toprağa akan spermlerden oluşmuş bir millettir. Yecuc-Mecuc’un toprağın altında bir karış boyunda bir millet olduğu, kıyamete yakın yeryüzüne çıkacağı da rivayet edilmiştir. İbn-i Abbas’ın rivayetine dayanan bu son hadise karşı İbni Ebi Hatem Şueyh’in hadisi ise şöyledir: “Onlar üç sınıftır. Birinci sınıf büyük ağaç gibidir. İkinci sınıf dört arşın uzunluk ve dört arşın da genişliktedir. Üçüncü sınıf da kulaklarından birini yatak edip ikincisini yorgan yapıyorlar.” Tüm bu birbirleriyle çelişkili nakillerinden daha ilginci ise Yecuc-Mecuc’un Türkler olarak tarif edilmesidir. Yecuc-Mecuc’u aşağılayan tüm hadislerin arasına Yecuc-Mecuc’un Türkler olduğu izahı, Türk düşmanı Arap milliyetçileriyledir.

Bazıları bunu Çin seddiyle açıkladıktan sonra şöyle derler: “Yecuc Mecuc’un her tepeden akışının belirtilmesiyle kalabalığa işaret edilmiştir ki seddin bulunduğu bölgedeki Çin de gerçekten dünyanın en kalabalık ülkesidir. Ayrıca Allah’ın gönderdiği İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik gibi hak dinlerinin büyük bir yüzdeyle kabul edilmediği Çin, aynı zamanda ortak koşmanın en yaygın olduğu beldedir. Kehf 93, 94’te Yecuc Mecuc’un bozguncu tavrı geçer, ayrıca Zulkarneyn gibi inançlı bir kişinin onların karşı tarafında olması da hak bir dine mensup olmadıklarına işaret eder. Ayrıca Yecuc-Mecuc’un Zulkarneyn dönemi gibi eski bir zamanda var olduğunun anlatılması ve kıyamete yakın dünyayı kaplayacaklarına işaret edilmesi, Yecuc ve Mecuc’un halihazırda mevcut bir kavim olduğunu gösterir. Çin ve etrafındaki ortak koşan milletler kadar hiçbir milletin Kuran’da geçen Yecuc ve Mecuc ile ilgili ayetlerle örtüşemeyeceği düşüncesindeyiz. 18 Kehf Suresi 93. ayetten Zulkarneyn’in seti yaptığı bölgeye geldiğinde daha evvel de aynı bölgede setler olduğunu anlıyoruz. Çin Seddi’nde de aynı şekilde ayrı dönemlerde yapılan ayrı setlerin varlığı bilinmektedir. Ayrıca Çin ile ilgili hazırlanan yeni çalışmalar okunursa gerek nükleer gücü, gerek ekonomik olarak büyüme hızıyla Çin’in yakın bir gelecekte dünyada çok önemli bir rol oynaması beklenmektedir. Tüm bu bulguların eşiğinde set denince dünyada akla gelen tek yapı olan, binlerce yıllık Çin seddinin (ayetlerdeki diğer tanımlarla da örtüştüğü için) kıyamete yakın yıkılacağını ve bu yıkımın kıyametin yaklaştığının bir alameti olacağını sanıyoruz. Dünyada Çin Seddi dışında hangi set yıkılırsa ses getirebilir? Üstelik bu set binlerce yıl önce inşa edilmiş olmasıyla ve halihazırda mevcudiyetini devam ettirmesiyle de ayetlere uygun düşüyor. Çin Seddi dışında dünyada bilinen önemli bir set yoktur ki yıkılınca önemli bir olay gerçekleşmiş olsun. Dediğimiz gibi kıyamet alametleri ile ilgili bir tahmin yapılacaksa o tahmin sırf Kuran ayetlerine bakılarak yapılmalı ve uydurma hadisler göz önünde tutulmamalıdır.”

Tahmin etmesen ne kaybedersin? Etme. Sorumlu musun? Sen sorumlu kılınanları bile ihmal ediyorsan böyle tahminlere ne gerek? Bir de yukarıda geçen şu yaygın yanlışa değinerek bu konuyu noktalayalım: “…Allah’ın gönderdiği İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik gibi hak dinlerinin…” demek de ne oluyor? Musa’ya da, İsa’ya da, Muhammed’e de (a.s.) gönderilen dinin adı ortaktır: İslam. Başka hak din yok. Bunu bilin artık. Musa peygamber Yahudi değildi, Müslümandı. İsa peygamber Hıristiyan değildi, Müslümandı. Hıristiyanlığın kelimesini bile duymadı; sonradan ortaya çıkmış bir sözcük. İbrahim peygamber de ta Adem’e kadar her bir peygamber Müslümandı.

KAYNAKLAR:

1. (Maide Suresi: 106), 2. (Hanbel: 14/238), 3. (Bakara Suresi: 256), 4. (Nesei: 78/14, Buhari: 12/1883), 5. (Naziat Suresi: 30), 6. (İbni Kesir Tefsiri: 2/29, 68/1), 7. (Araf Suresi: 32), 8. (Müslim: 2/16), 9. (İhlas Suresi: 4), 10. (Hanbel: 5/243), 11. (Neml Suresi: 82), 12. (Kehf Suresi: 93–98), 13. (Enbiya Suresi: 96–97).

 

               ASRIN İDRAKİNE GÖRE HADİS USULÜ  29/ 31.12.2009/ YÜKSEL YILMAZ

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019