Leyla ZANA ve ERDOĞAN Görüşmesi…

Son günlerde gündemi işgal eden en önemli konulardan biri de Leyla ZANA’nın Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’dan randevu talebi oldu.
Türkiye’nin Kürt nüfusunun yoğunlukta olduğu Güneydoğu’nun bazı il ve ilçelerinde yaşanan Hendek kazma, Barikat ve silahlı eylemler ve bunların sonucunda mağdur olan çok ciddi bir sivil halk ve savaşın iki tarafındakilerden olmak üzere yüzlerce insanın hayatını kaybettiği oldukça vahim gelişmeler yaşanıyor.
Leyla ZANA’nın bir vatandaş ve bir vekil olarak bu gelişmelerle ilgili bu ülkenin Cumhurbaşkanı ile görüşmek istemesi kadar doğal ve normal bir durum olamaz. Aksine görüşmek istememesi yanlış, hatalı olurdu.  Leyla ZANA, HDP içerisinden kendisine karşı yöneltilen tüm karşıt eleştirilere ve yalnızlaştırma girişimlerine rağmen bu görüşmede ısrarcı olmuş ve talebini iletmiştir.
İlk başlarda Cumhurbaşkanlığı Basın Sözcüsü Sayın İbrahim KALIN’ın açıklaması da bu yönde olmuş ve “Leyla Zana ve Cumhurbaşkanımız arasındaki görüşme özel kalemler seviyesinde devam ediyor. Sayın Zana yurt dışında. Uygun bir zamanda görüşme gerçekleşecektir” demişti.(1.)
Bu açıklama Diyarbakır ve tüm bir Kürt coğrafyasında oldukça iyimser bir hava esmesine sebep olmuştu.  Herkes bu görüşmenin sonucunda bir iyileşme ve iyiye doğru bir gidişat beklentisine girmişti.
Ancak, Sayın ERDOĞAN’ın “Özel kalemimi arayıp bazı şeyler önermiş. Görüşmesini söylediği bu başlıklarda düşünüyorsa gelmesine gerek yok, önce yemin etmeli” mealinde konuşmasından sonra umutlar yerini yine karamsarlığa bıraktı. (2)
Peki, Sayın ERDOĞAN bu kararında haklımı?
Bir inceleyelim.
Leyla ZANA için önce bir yemin etsin denilen Meclis Milletvekili yemininin içeriği nedir bir bakalım;
''Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.'
Bu yemin metni 12 Eylül Darbe Anayasası’nın bir eseridir ve son cümlesindeki “TÜRK MİLLETİ” ifadesi sebebiyle de İslami açıdan sorunlu bir metindir.
Kendisine MÜSLÜMANIM diyen hiçbir kişinin kabul edeceği, edebileceği bir metin değildir. Çünkü IRKÇI bir metindir ve Türkiye’de yaşayan Türkler dışındaki TÜM IRKLARI YOK SAYAN BİR ANLAYIŞA SAHİPTİR. Bu açıdan Allah’ın kitabına ve Resulullah’ın bizleri ısrarla kaçınmamız için defalarca uyardıkları ırkçılık batağına saplamak istemektedir bu ifade.
Bu ifadenin okunmaması için en fazla çaba göstermesi gerekenler Türk, Kürt, Çerkez, Laz vs. ile tüm Müslümanlar olmalıyken bugün Erdoğan’ın “Önce yemin etsin” söyleminden sonra en fazla kendisine “Müslümanım” diyen yazar-çizer takımınca desteklenmesi ve Leyla ZANA’ya karşı adeta bir Linç kampanyasına dönüştürülmüş olması çok büyük bir zulümdür, acınılası bir durumdur.
Müslümanların Hükümet olduktan sonra Allah’ın Ayetlerine aykırı Kemalizmi ve Kemalizm artığı söylemleri pervasızca destekler duruma düşmeleri utanç vericidir…
Bu ifadeyi desteklemek başlı başına bir küfre girme sebebidir. Allah’ın yarattığı ırkları RED EDEN bu yemin metni İslam’a aykırıdır, Ümmet Birliğine Aykırıdır, Kürt-Türk Kardeşliğine aykırıdır, bunu anlamak için Alim olmanız gerekmez!… Sadece “Veda Hutbesi”ni okumanız bile size yetecektir bu basit gerçeği anlamak için…
Diğer bir husus ise, Leyla ZANA’ya saldırmak sizin için, yani Erdoğan’dan çok ERDOĞAN’cılar için doğru bir hedefmidir?

a.) Şanlıurfa'da “İl Kadın Platformu” tarafından düzenlenen “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” etkinliği çerçevesinde yapılan konuşma sırasında Başbakan Erdoğan aleyhine slogan atılması üzerine Leyla Zana, müdahale ederek, “Hayır arkadaşlar, benim bulunduğum alanda küfür yok, aşağılanma yok, bireyi ya da bir ülkenin Başbakanını küçümseme de yok. Ben buna izin vermem. Çünkü kendi değerlerime sahip çıktığım kadar, kardeş halkların değerlerine de saygı duyan insanlarız. Bu Kürt halkının genlerinde olan bir şey zaten” demiş ve Erdoğan’ı yuhalatmamıştı. (3.)

b.) Leyla ZANA 14 Haziran 2012’de Hürriyet Gazetesi’ne verdiği röportajda; “Başbakan Erdoğan ile ilgili ilk yıllarda Güneydoğu’da kuvvetli bir siyasi beklenti vardı, sebebi neydi?” şeklindeki soruya şu cevabı vermişti, “Bir kere Başbakan’ın çözüme ilişkin önemli çıkışları vardı. Bu da üç noktada yoğunlaşıyordu. Birincisi Kürt halkının haklarının verilmesine dair onda bir iradenin bulunabileceği, ikincisi AB temelinde Batı’yla entegrasyon sürecinin hızlandırılmasının soruna olumlu katkısının olabileceği, üçüncüsü de Osmanlı’dan sonra inançlı kesimin baskı altında tutulmasının, haklarının verilmemesinin ne anlama geldiğini çok iyi bilen bir Tayyip Erdoğan’ın mağdurun halinden anlayan, psikolojisiyle bölgedeki taleplere de paralel bakış açısına sahip olabileceği beklentisi. Açıkça söyleyeyim bir barış projesi olarak yaklaşıldı o dönemde. Ben de onu destekledim.”…(4)
O tarihte bu röportajda “Erdoğan bu işi çözer”dediği için kendi partisindekilerden birçok eleştiri aldı, ama geri adım atmadı, sözünün arkasında durdu. Bu röportajdan sonra yaptığı açıklamalarla tam bir Barış havası estiren Leyla ZANA’ya Başta Diyarbakır İslami  STK’ları yöneticileri olmak üzere destek  yağmuru gelmişti. 85 Aydın, Yazar,  Akademisyen ve STK yöneticisi ortak bir deklarasyonla bu çağrıyı desteklemişti. (5.) 
c.) 17 Kasım 2014 günü Diyarbakır’da bir tarih yazılırken de sahnede yine Leyla ZANA vardı.
O gün Başbakan olan Sayın ERDOĞAN toplu açılışlar yapma üzere Diyarbakır’a gelecekti. Bu açılışa Kürdistan Bölgesel Başkanı Sayın Mesud BARZANİ ve 38 yıldır memleketinden ayrı, sürgün hayatı yaşayan değerli Kürt sanatçı Şıwan PERWER’de katılacaktı.
17 Kasım günü BDP il binası önünde alternatif olarak Akpartinin, Erdoğan’ın, Barzani ve Şıwan’ın protesto edileceği bir miting vardı (6)
Yine bir gün öncesinden Milletvekili Pervin BULDAN Barzani’nin Diyarbakır’a gelecek olmasını eleştiren bir tepki göstererek halkı da galeyana getirmeye çalışıyordu. (7)
Hatta Taha AKYOL’un miting sonrası yayınlanan makalesinde, Diyarbakır’da uzun yıllar Gazetecilik yapan  Namık Durukan’ın haberlerine göre, “BDP’de “Kandil çizgisinde olanlar” Barzani’ye “Diyarbakır’a gelme!” diye haber göndermişler! Gelirse protesto eylemleriyle karşı çıkmaya karar vermişler! Fakat başta Leyla Zana olmak üzere, Ahmet Türk ve Altan Tan gibi “Gelenekçiler” bunu önlemişler, yumuşatmışlar” diye yazıyor. (8)
BDP’den bir çok yetkili ve etkili isim sert söylemlerle bu açılışı protesto edeceklerinin sinyalini veriyordu.
Diyarbakır, bir hafta öncesinden BDP’nin protesto çağrılarına muhatap olmuş ve şehir tam bir diken üstü hali yaşıyor, Yapılacak protestolarla şehrin kaos yaşaması düşünülürken Leyla ZANA’nın insiyatif kullanarak yaptığı açıklama ile şehirdeki hava bir anda değişmiş, Altan TAN ve Ahmet TÜRK’ünde Leyla ZANA’ya destek vermesi sonucu Diyarbakır’daki o puslu tedirgin hava bir anda yerini sağduyuya bırakmıştı. Önce, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman BAYDEMİR Başbakan Erdoğan’ı Havaalanında karşılama kararı almış, ardından da Erdoğan bu jeste karşı jest ile karşılık vererek Belediyeyi ziyaret etme kararı almıştı. (9)
Protesto kararı alan BDP’ye ve BDP’nin mitingine rağmen BDP içindeki “ılımlılar” Erdoğan ve Barzani’nin programlarına katılmış ve Leyla ZANA ile Emine ERDOĞAN birlikte nikah şahidi bile olmuşlardı. (10)
Kısacası Başbakan Erdoğan ile Barzani'nin Diyarbakır buluşmasında başrolde hep Leyla Zana vardı. Başbakan Erdoğan’n Diyarbakır programının bu kadar rahat ve Barış içinde geçmesinde onun insiyatif kullanıp “Sayın Barzani ve Perwer’in Diyarbakır’a bu ülkenin bir Başbakanı tarafından davet edilmesinin önemine” yaptığı vurgu vardı.
Bugün işte bu Leyla ZANA’ya karşı, işte bu kendi camiasının tüm tepkilerine rağmen Erdoğan’a hep destek vermiş, İki kardeş halkın kardeşliği ve barışı uğruna defalarca bedel ödemiş, sırf Erdoğan’a verdiği destekler yüzünden vekil adayı olarak gösterilmemesi istenen bir insana karşı bazı kendini bilmez, toplumda karşılığı olmayan, en acısı da kendisine “İslamcı” ismi verilen 3 kuruş etmez insanlar hakaretler eşliğinde makaleler yazabilmektedirler!
Kendisine İslamcı adı verilen bazı yazarların yazılarında Leyla ZANA’ya hakaretler etmeleri ve maalesef bu İslam dışı, Ahlak dışı, Yemin metnini sahiplenmeleri tarihe bir utanç vesikası olarak geçecektir.
Ben şahsen kendi adıma Leyla ZANA’nın zor zamanlardaki o insiyatif alarak yaptığı çıkışlarını önemli buluyor, onun gerçekten ciddi olarak barış istediğine yürekten inanıyorum.
Sayın Erdoğan’da bu ülkenin bulup bulabileceği en iyi Devlet adamlarından biri olarak bu görüşmeyi gayet ciddiye alarak yürütmelidir.
İyi bir devlet başkanı buyurgan, üstten bakan, halkını teba olarak gören biri olamaz. Erdoğan bugüne kadar çizdiği profille ezilmişin, hor görülmüşün, yoksulun ve mazlumun yanında, sofrasında, evinde ve gönlünde olduğunu göstermiştir.
Bizim bir Kürt olarak, Bir Müslüman olarak, bir İnsan olarak Türkiye’nin bu iki değerli isminin yan yana gelerek, hatta yanlarına diğer aklı başında mutedilleri de alarak sorunları çözmesini beklemek hakkımızdır, beklentimizdir.
Sayın Erdoğan çevresini saran ırkçı yalakaların çemberinden kurtulup İslami hassasiyet ile bu soruna yaklaşmalı ve bu konuda elini tekrar ve daha güçlü olarak taşın altına koymalıdır.
Sayın Erdoğan bunu yaptığı takdirde milletin gönlünde daha fazla yer edinecektir.
İster bir vekil olarak isterse de sıradan bir vatandaş olarak bu görüşmeyi kabul etmeli ve kardeşliği sağlamalıdır.


1.) http://www.hurriyet.com.tr/kalindan-erdogan-zana-gorusmesi-aciklamasi-ozel-kalemler-calisiyor-gorusme-gerceklesecek-40045807
2.) http://www.haberturk.com/gundem/haber/1188093-cumhurbaskanindan-leyla-zana-aciklamasi-once-yemin-etsin
3.) https://www.facebook.com/notes/%C5%9Fivan-perwer/leyla-zana-%C5%9Fivan-perwer-de%C4%9Ferimizdir/10150162214955522/

4.) http://www.hurriyet.com.tr/inaniyorum-bu-isi-erdogan-cozer-20756906

5.) http://www.internethaber.com/leyla-zanaya-destek-cig-gibi-buyuyor-442667h.htm

6.) http://www.insanhaber.com/politika/diyarbakirda-barzaniye-tepki-h25164.html

7.) http://www.insanhaber.com/guncel/pervin-buldandan-barzani-tepkisi-h25156.html
8.) http://www.ukam.org/yorumlar-367-%E2%80%98kandil-cizgisi%E2%80%99

9.) http://www.hurriyet.com.tr/iste-bu-fotografin-perde-arkasi-25135600

10.) http://www.haberler.com/basbakan-diyarbakir-da-ilk-ziyaretini-baydemir-e-5316849-haberi/


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
RAMAZAN PİŞKİN MESELESİNE DAİR Sosyal 05.06.2020
GENÇLER NEDEN EVLEN(E)MİYOR? Sosyal 22.05.2020
CORONA GÜNLERİNDE TOPLU ULAŞIM Sosyal 28.04.2020
SOSYAL YARDIMLAŞMADA TEKELLEŞME SORUNU Sosyal 23.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ayasofya Sorunu Sosyal 15.06.2020
SOSYOLOJİK VİRÜS "IRKÇILIK" Sosyal 04.06.2020
Neden Hala İnsan Olamadık? Sosyal 28.05.2020
ESKİ RAMAZANLARI UNUTMAYALIM Sosyal 15.05.2020
Önce İnsan Olmak Sosyal 09.05.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.