AKILLA ÇELİŞEN HADİSLER BİZİ İLGİLENDİRMEZ

Kuran her defasında bizden aklımızı çalıştırmamızı istiyor. Hatta aklını işletmeyenlere hakaret bile ediyor: “Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.” (1).

Uydurma hadisleri reddetmek, Peygamberi iftiralardan kurtarmaktır. Hadisleri dinin kaynağı kabul edenler bu iftiraların ortağı değil midirler?

Hadise göre “Yeryüzü balığın sırtındadır. Cennete girecekler ilk olarak bu balığın ciğerinden yiyecektir” (2). Bunu uyduran akılsız her kim ise belli ki 21. yüzyıla hiç uygun biri değil... Kuran’ın dünyanın yuvarlaklığına, dünyanın, güneş ve ayın hareketlerine, uzayın yaratılışına dair mükemmel izahlarına karşı hadislerdeki dünyanın öküzün ve balığın üzerinde olduğu saçmalığını, balığın ciğerinden yenmesini ve balığın sallanıp deprem yapmasını sıkışarak zorluyor ve tevile yelteniyorlar. Ama açıklık getiremiyorlar. Sadece inanmaya ayarlı kafaya alınmışları inandırıyorlar. Onlar da zaten ikna olmasalar bile “vardır bir hikmeti” ya da “büyüklerin vardır bir bildiği” deyip tabi oluyorlar.

Bir hadiste arşın 8 dağ keçisinin sırtında olduğu söyleniyor (3). Bu dağ keçileri acaba nasıl keçilerdir? Ayrıca dağ keçilerinden bahseden hadiste yer ile gök arasının yetmiş bir, yetmiş iki, yetmiş üç yıllık mesafe olduğu geçiyor. Bu mesafe acaba nasıl bir yetmiş üç yıldır?.. Anlayamayacağım bir 73 yıl ise bana neden ifade ediliyor?.. Böyle olunca anlamış oluyor muyum? Hayır…

Hadise göre “Peygambere Allah’ın yerleri ve göğü yaratmadan önce nerede olduğu soruldu, Peygamber ‘Bir bulut içerisinde idi, üstü hava, altı hava idi’ dedi” (4).

Hadis “Allah zamandır” (5) derse zaman yaratılan bir şey olarak addedilmiyor. Allah zaman olursa, ezelilik ve ebedilik kimdir? Salise, saniye, dakika, saat, gün, hafta, ay, yıl, asır, milenyum zamanın parçaları değil midirler?.. Niye bu tarz saçma izahlara Kuran’da değil de hep hadislerde rastlıyoruz? Dört hak mezhep diye sunulan mezheplerden birinin imamı Hanbel’dir ve hadis kitabı Hanbel de ona aittir. İkinci hadis kitabı da yine dört mezhepten birinin imamı olan Malik’in Muvatta’sıdır. Atomlardan oluşan hava da, maddenin değişiminden ibaret zaman da madde ile beraber yaratılmıştır. “Allah’ın kendisi zamandır, Allah bulutta idi etrafı ise havaydı” diyenler bile toplum içine karışmış bir şekilde yaşamaktadırlar.

Hadiste “Ölüm meleği Musa’ya gelerek ‘Rabbine icabet et’ dedi. Bunun üzerine Musa ölüm meleğinin gözüne tokat vurarak onu çıkarttı. Melek hemen Allah’a dönerek ‘Sen beni ölmek istemeyen bir kuluna göndermişsin, o benim gözümü çıkardı’ dedi” (6). Akılla hiç bağdaşmayan bu hadis aynı zamanda Hz. Musa’ya da hakarettir. Allah’ın üstün ahlaklı bir Peygamberi nasıl olur da ölümden kaçar? Melek kafasına göre mi öldürmektedir? Üstelik de meleğin gözünü kör edip ölümden kurtulur. Melekle Peygamber çatışır mı? Ölmek istemeyen milyonlarca insan bu meleğe neden saldırmıyorlar? Hiçbir yanlışı olmayan hadis kitabı diye tanıtılan Müslim’de ve diğer meşhur hadis kitaplarında bu hadis geçmektedir. Bu hadisi doğru diye kitaplarına alanların hiç şüphesiz hiçbir hadisine, hiçbir sözüne, hatta akıl melekelerine de güvenilmez.

Meşhur bir hadistir: “Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine’ye gelerek Müslüman oldular. Medine’nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve sidiği içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar ve çobanı da öldürdüler. Peygamber onları yakalattı, ellerini ve ayaklarını kesti, gözlerini oydu, çölde susuz ölüme terk etti. Biz onlara su vermek isteyince, Peygamber bizi engelledi” (7). Gözleri oymak, çölde susuz ölüme terk etmek hangi Kuran ayeti ile bağdaşır? Kendi yaptıkları canilikleri hoş göstermek için bu hadisi uyduranlar, Peygamberi cani gibi gösterip, Peygamber’e hakaret etmişlerdir. Bu hadis ne nakille, ne akılla ne de vicdanla bağdaşır… Bunlarla bağdaşmayanla işimiz olmaz.

Hadise göre “Yangın gördüğünüzde tekbir getiriniz, zira tekbir (Allah’u ekber demek) onu söndürür” (8). Ülkemizde en çok satan hadis kitaplarından biri de Ramuz-el Hadis’tir. Eğer bu hadisi birileri doğru kabul ederse itfaiye ekiplerine gerek yoktur. Bu şimdi akılla çelişmiyor mu? Gelenekçinin kendi evi yansa bunu gerçekten de uygular mı?

Başka bir hadise göre “Sizden birisi cinsel münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın, zira cinsel organa bakmak körlüğe sebep olur” (9). Bu uçuk uydurmayla dinle dalga geçmek isteyenlerin eline ilginç bir malzeme verilmiştir. Cinsel hayatı kısıtlayıcı bu tür hadislere karşın, Peygamberin ve arkadaşlarının cinsel hayatını olağanüstü bir tarzda anlatan münasebetsiz hadisler de vardır. Bu hadislerden birine göre “sahabeler Hacc’ı bitirip, kadınlarına yöneldiklerinde cinsel organlarından spermler damlıyordu” (10). Diğer bir hadise göre “Peygamberimiz 30 erkeğin cinsel gücüne sahipti” (11). Başka bir hadise göre ise “Peygamber nerede güzel bir kadın görse hemen eve koşar, hanımı Zeynep’le cinsel ilişkiye girerdi” (12). Bu hadisleri kabul etmek mi, yoksa reddetmek mi Peygambere saygısızlıktır?

İlginç bir hadise göre “Eğer erkeğin tepesinden tırnağına kadar cerahat aksa, kadın da bunları ağzı ile temizlese, yine de erkeğin hakkını ödemiş olmaz” (13). Gelenekselleşmiş reformist İslâm’da en çok hadis uydurulan konuların başında kadınlarla ilgili konular gelmektedir.

Hadise göre “Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmelerini emreden ayet Hz. Ayşe’nin döşeğinin altındaki sayfada yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Hz. Ayşe onun gömülme işlemleri ile meşgulken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi o sayfayı yedi. Böylece taşlayarak öldürme cezası Kuran’dan çıktı. Ama hükmü devam etmektedir” (14). Bu hadis ve taşlayarak öldürmeyi savunan diğer saçma hadisler dinimize büyük zarar vermişlerdir. Bu hadislerle Kuran’ın zina edenlerle ilgili hükmü iptal edilmektedir, Kuran’ın hükmüne ilaveten yeni bir hüküm getirilmektedir, Kuran’ın eksik olduğu iddia edilmektedir, Kuran’ı eksiltenin bir keçi olduğu gibi bir saçmalık savunulmaktadır…

Hadise göre “Hacerü’l Esved cennettendir. O kardan daha beyaz idi ve müşriklerin günahı onu kararttı” (15). Yine başka bir hadise göre, “Hacerü’l Esved Allah’ın yeryüzündeki sağ elidir. Onunla insanlardan dilediği ile tokalaşır” (16). Bunlar da akılla çelişiyorlar. Hacerü’l Esved taşı için uydurulan bu tip hadisler nedeniyle maalesef hac sırasında Kâbe’de ilkel hareketler sergilenmektedir. Hacerü’l Esved taşına dokunmak için birbirini ezenleri gören gayri müslimler, Müslümanların bu taşı put edindiklerini bile zannetmekteler. Hadislerin güvenilmez olduğunu Abbasiler döneminde savunup, sonra siyasi konjonktürde yok olan Mutezileler “Bu hadise göre Hacerü’l Esved denen taş müşriklerin günahı yüzünden Kâbe putperestlerin elinde iken karardıysa, şimdi Kâbe Müslümanların elinde olduğuna göre bu taşın beyazlaması gerekir” diyerek bu hadisi savunanlarla alay etmişlerdir.

Hadis “Kalbinde hardal tohumu kadar kibir bulunan cennete giremez. Yine kalbinde hardal tohumu kadar iman olan da cehenneme giremez” (17). Kişiyi en ufacık fiilinde cennete ya da cehenneme gönderen bir sürü hadis vardır. Peygambere yapılabilecek en büyük iftira bu hadisleri onun söylediğini söylemektir. Peygamberin bize tek yazdırdığı mesaj olarak Allah’tan getirdiği Kur'an dinimizin tek kaynağıdır.

“And olsun ki size hatırlatıcı bir kitap gönderdik. Hala aklınızı çalıştırmayacak mısınız?” (18).

Uyarması Allah’tan, hatırlatması bizden…

 

KAYNAKLAR:

1.   (Yunus Suresi: 100).

2.   (Buhari: 3/51).

3.   (Ebu Davut: Sünnet 19; Tirmizi: Hadis no, 3320; İbni Mace: Mukaddime, 193).

4.   (Hanbel: 4/11).

5.   (Muvatta: 56/3).

6.   (Sahih-i Müslim: 10/176).

7.   (Buhari: Tıp, 5/1; Hanbel: 3/107, 163).

8.   (Ramuz-el Hadis).

9.   (Feyzu’l Kadir: 1326).

10. (Buhari: Hacc, 81, Müslim: Hacc, 141).

11. (Sahih-i Buhari).

12. (Buhari: Hibe, 8).

13. (İbni Hacer el Heytemi: 2/121).

14. (İbni Mace: 36/194, Hanbel: 3/61, 5/131).

15. (Hanbel: 1/307).

16. (Camiu’s Sağir: 1/151).

17. (Buhari: 81/51).

18. (Enbiya Suresi: 10).

                                       

                                     ASRIN İDRAKİNE GÖRE HADİS USLÜ 16 / 05.10.2009/ YÜKSEL YILMAZ      

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019