Sunucu Kiralama ve Cloud

Teknolojinin baş döndüren hızı karşımıza sürekli yeni kavramlar ve yeni yöntemler çıkartıyor. Biz ise bazen muhafazakar bazen radikal kararlar almak durumunda kalıyoruz. Bu bıçak sırtı kararlar ve ön görüler bizi ya güncel teknolojilerin gerisinde bırakıyor ya da yanlış strateji uygulayan bir teşebbüs olarak hatalar ve derin sorunlara gark ediyor.

İşte bu bıçak sırtı durum günümüzde Verilerin depolandığı ana merkezlerde yani Datacenter seviyesindeki alt yapılarda yaşandı. Pek çok verimerkezi hızlı davranıp ön saflardan yer kapmak için büyük yatırımlar yaptı, bir kısmı ise şartların olgunlaşmasını bekleyerek zaman kaybetmeyi göze aldı.

Bu handikap yalnızca verimerkezlerinde değil bilişim alt yapısı çalıştıran IT birimlerinde de ziyadesiyle yaşandı. Toz pembe hayaller ve büyük paralar harcanarak reklamları yapılan Sanallaştırma ve Bulut (Cloud) teknolojileri pek çok IT Manager’ın rasyonel karar almasını engelledi. Elbette gerçekler gün yüzüne çıkınca birileri pişman birileri memnun oldu.

Önce pişman olanlara değinecek ve nerede yanlış yaptıklarını müşahede edeceğiz. Sanallaştırma ve Bulut teknolojileri büyük bir hayal ile karşımıza çıktı. Beher donanımın minumum idle yani işlemsizlik zamanı ile çalışabilmesini ve daha az donanım ile çok daha yüksek performans üretebilmeyi iddia taahhüt ediyordu. Örnek verecek olursak, bir sunucu ortalama %20 iş gücü ile çalışıyorsa iş yükü %5 ile %90 arasında dalgalanıyor demektir. Belirli aralıklarla pik değere yani %90’lara ulaşan bu sunucu için ortalama iş yükü olan %20’nin 5 katı kapasitede bir sunucuda çalışması gerekiyordu. Oysa sanallaştırma teknolojileri sanal makineler oluşturarak kendi içerisinde bir sunucu havuzu oluşturuyor ve sunucuların belirli aralıklarla pik değerlere ulaşsa da o esnada işlem yükü daha az olan sunucularla bunu tolare ediyordu. Böylece bir sunucu %40’lara varan bir işlem yükü ile riski arttırmadan çalışabiliyordu.

Tüm bu avantajlar donanımın daha yüksek performanslarda kullanılabilmesine paralel olarak işlem yükünün maliyetini düşürüyor, dolayısıyla düşük kapasiteli uygulamalar için düşük limitli sunucular imal edebiliyor. Ancak bu avantajları ortaya çıkartan sürecin ardında sancılı bir geçiş dönemi yaşanmıştı. Bu sancılı dönem tam da  “ön saflardan yer kapmak” isteyen girişimciler için bir Yusuf çukuru oldu.

İlk sanallaştırma teknolojileri (Vmware, Hyper-V, v.b.), talebin oluşmadığı sektöre çok düşük hatta ücretsiz çözümler sunarak sektörün akışını hızlandırdı. Test uygulamalarında elde edilen başarı ise bu yeni teknolojiye güveni arttırdı. Ancak senaryonun devamı biraz can yakıcı hale geldi. İşletim sistemi uyumsuzlukları, lisans meselesi, uzun soluklu çalışabilirlikteki yetersizlikler güçlü ve büyük projeleri riske etmeye başlamıştı bile. Bu sorunlar art arda düzeltilmeye, sürecin içinde küçük devrimler ve devinimler kaçınılmaz hale geldi. Hızla ve hırsla bu alanda yatırım yapan firmalar ise ellerindeki yatırımın ölü yatırıma dönüşmesini acıyla izlediler.

Şimdi gelelim mevcut duruma. Artık korkmaya gerek yok. Sanallaştırma teknolojileri olgunlaştı ve stabil bir süreç içerisine girdi. Öyle ki artık devrim yapılamayacak kadar şartların olgunlaşmış olduğunu rahatlıkla tespit edebiliyoruz. Peki bu teknolojiye gerçekten ihtiyacımız olup olmadığını ya da kimlerin ihtiyaç duyacağını doğru kestirebiliyormuyuz? İşte konumuz tam olarak bu noktada yaralara merhem olacak. İhtiyaçlarımızı doğru tespit edip doğru alternatif üzerinde yoğunlaşarak akıllıca bir seçim yapmış olacağız.

Sunucumu Kiralamalı yoksa Cloud Server mi?

Bir sunucuya ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Peki bu sunucu fiziksel bir sunucumu olmalı yoksa sanal sunucumu (Cloud Server) olmalı? Buna nasıl ve neye göre karar vereceğiz? İşte yanıtı;

Öncelikle mevcut ihtiyacımızı ve gelecekteki olası ihtiyaçlarımızı tespit etmek zorundayız. Zira fiziksel bir sunucu kiralama tercih edeceksek kiraladığımız sunucunun kapasitesi bizim için bir limit teşkil etmektedir. Bu limite eriştiğimiz zaman alt yapımızı tümüyle değiştirmek zorunda kalacağız ve yaptığımız yatırımı çöp yatırım haline getireceğiz. Bu noktada konuya sayısal olarak yaklaşalım. Günümüz teknolojileri için başlangıç ve orta seviyede iki sunucu sistemi tasavvur edelim ve bu sunuculara bir işlem puanı verelim. Örnek verecek olursak E3 serisi tek işlemcili bir sunucu bize 10 Birim performans sağlayacaktır diyelim. E5 serisi çift işlemcili bir sunucu ise 25 birimlik bir performans üretecektir diyebiliriz. Ardından mevcut ihtiyacımızı ve önümüzdeki 1 yıl içerisinde ihtiyaç duyacağımız performans değerini belirleyelim.

Senaryo 1: Eğer mevcut ihtiyacımız 5 birimin altında ise ve önümüzdeki 2 yıl içerisinde bu ihtiyacın 10 birime çıkacağını düşünmüyorsak bizim için ideal çözüm elbette ki Cloud Server Kiralama seçeneği olacaktır. Çünkü fiziksel bir sunucu bizim ihtiyacımızın üzerinde bir yatırım olacaktır. Cloud sunucu ise minumum 2 birim performans değerinde bile tedarik edilebilir. Diyelim ki işler ön gördüğümüz gibi gitmedi ve 5 birim olan ihtiyacımız 10 birime yükseldi. Bu durumda Cloud Server modeli esnek yapısı hasebiyle ihtiyacımızı karşılayarak 10 birim performans üretebilecek kapasiteye kolayca güncellendi. Bu durumda 10 birim performans alabiliriz ancak 10 Birim performans üretecek bir fiziksel sunucudan daha yüksek bir maliyetle karşılaşacağız. Sebebi ise çok açık, sanallaştırma teknolojilerinin maliyetleri fiziksel sunucumuzun maliyetlerine eklenecektir. Yani verimerkezi bize yine 10 birim performans üretecek sistem vermiş olacak, bu sistemi cloud yapısı içerisinde tahsis ettiği için bu maliyetleri hizmetimize yansıtacaktır.

Senaryo 2: İhtiyacımız 15 birim ve Cloud Server kullanmayı düşünüyoruz. Hayır! Düşünmeyelim. Zira 15 birim performans üretecek bir sunucuyu doğrudan tedarik ederek ya da sunucu kiralama hizmeti alıp kiralayarak karşılaşacağımız maliyetin üzerinde bir maliyet ile karşılaşacağız. Sebebi ise 1. Senaryoda belirtildiği üzere fiziksel donanıma ek olarak ortaya çıkabilecek yazılım, sistem ve lisans maliyetleri olacaktır.

Senaryo 3: İhtiyacımızı bilmiyoruz ve ileriye dönük bir tahminde bulunamıyoruz. Bu durumda sevaptan kaçıp günahtan kurtulmamak için elbette Cloud Server Kiralama modelini tercih edeceğiz. Zira Sunucu Kiralama modeli bizim için risk ve çöp yatırım tehdidi demek olacaktır. İhtiyaçlarımız şekillendiği zaman ya da artık bir ön görüde bulunabilecek duruma geldiğimiz zaman fiziksel bir sunucu düşünebiliriz.

Senaryo 4: Bilgilerimiz çok kıymetli ve sistemin ayakta durması hayati önem taşıyor. Bu durumda yine Cloud Server Kiralama modeli üzerinde duracağız. Zira birden çok sunucunun birbiri ile replike çalışması için fiziksel sunucular ile büyük yatırımlar yapmak zorunda kalabiliriz. Bunun yanında sanallaştırma teknolojilerinin hızlı sistem imajı alabiliyor olması en büyük güvencemiz olacaktır.

Senaryo 5: Sürekli disk üzerinden veri okuyup yazan, işlemci yükü az ancak sunucu içerisindeki veri yoğunluğu yüksek bir sistem çalıştırıyoruz. Bu durumda sanal sunucular bizim için yeterli gelmeyecektir. Zira sanallaştırma teknolojileri diğer sanal sunucularla bir arada bulunduğunuz bir alt yapı ile hizmet vermektedir. Herhangi bir komşu sanal sunucunun işlem yükü, Cloud yapılarındaki en zayıf halka olan disk i/o (okuma yazma hızı) performansını etkileyecektir. Milisaniyelerle çalışan bir işlem alışverişi için sanal sunucularda çalışmak hesapta olmayan sorunlarla karşılaşmanıza sebep olabilir.


Artık ihtiyaçlarımızı daha rasyonel ve doğru kriterlere göre belirleyebilir ve hangi teknolojiyi kullanacağımıza daha kolay karar verebiliriz. Az riskli, uzun timetolive’lı günler temennisiyle.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Erken Rezervasyon İçin Doğru Zaman Turizm 14.04.2016
Su Arıtma Cihazları Gerçekten İşe Yarıyormu? Sağlık 09.04.2016
Afrodit'in Memleketi Karpaz Turizm 23.12.2015
Web Sitesi Sahibi Olmak Çok Kolay Teknoloji / İnternet 31.03.2015
Pastorize Bir Çözüm; Hazır Web Sitesi Teknoloji / İnternet 27.03.2015
Başlık Kategori Yayın Tarihi
YA İNOVASYON YA İZMİHLAL! Teknoloji / İnternet 19.07.2019
FACEBOOK KAPATILMALI Teknoloji / İnternet 22.04.2019
FUTBOL DİNİ Teknoloji / İnternet 29.04.2018
Peugeot 308 Türkiye’de satışata, peki kaç para? Teknoloji / İnternet 17.11.2017
Yeni Opel Grandland X Türkiye fiyat listesi Teknoloji / İnternet 16.11.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.