III. DİN ŞURASI KARARLARININ ELEŞTİRİSİ

20-24 Eylül 2004 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen “Avrupa Birliği ve Din” konusunda “III. Din Şurası” kararlarının 20.09.2004 tarihli sonuç bildirgesinin 6. maddesine göre “Diyanet İşleri Başkanlığı, diğer din ve inanç mensuplarıyla diyalog ve işbirliğine açıktır; ancak kişilerin maddi, manevi ve psikolojik zaaflarından yararlanarak onlara başka bir din, mezhep veya inancın empoze edilmesi yönündeki faaliyetleri tasvip etmez.” İfadede “dinler arası diyalog” değil de “diğer din ve inanç mensuplarıyla diyalog” ifadesinin geçmiş olması gayet şuurlu bir ifadedir. Empozeye karşı olması ise ayrıca önemlidir. Fakat yurt dışındaki din kardeşlerimiz için öngörülen bu teklif ülkemizde kendi vatandaşlarımızı da içermelidir.

“Din Eğitimi ve Öğretimi” konusunda ise 23. Madde şöyledir. “Ayrılıkları değil, birliktelikleri önceleyen bir İslam Dersi modeli desteklenmelidir. Bu ders Kur'an ve Sünnet merkezli, tüm dini anlayış ve yaşayışlara duyarlı, bireyi ve toplum hayatını dikkate alan, bilimsel yaklaşımı benimseyen, disiplinler arası çalışmalarla desteklenen bir niteliğe sahip olmalıdır.” “Dinî Yayınlar” konusunda 29. Madde “Başta Kur'an-ı Kerim olmak üzere, muhtelif dini kitapların batı dillerine çevrilmesi, çeşitli dillerde yazılı ve görsel yayın, interaktif CD, VCD, DVD, bilgisayar programları ve çocuklara yönelik bilgisayar oyunlarının hazırlanması için bir merkez kurulmalıdır” demektedir. Bu harika bir düşüncedir. Fakat aradan yıllara geçmiş olmasına rağmen bu konuda kat edilen yol ne kadardır? Bu konuda tembellik mi söz konusudur? Bu muhtelif kitaplar ne kadar Kuran endekslidir? Çevirmenler de son derece şuurlu olmak zorundadır.

31. Maddede “Diyanet İşleri Başkanlığı, İslâm ve Türk tarihi ile kurumları hakkında kitleleri doğru bilgilendirmek amacıyla kısa-uzun metrajlı filmler, çizgi filmleri, edebi yapıtlar, dini musiki ve diğer sanat eserlerinin hazırlanması hususunda, çalışmalar yapmalıdır. Bu çerçevede edebiyat, sanat ve müzik çevreleriyle işbirliği yolları aranmalıdır” denilmektedir. TV'lerde kesinlikle Kuran endeksli olmayan çok sayıda film Diyanet'in gözünün önünde özel ve devlet televizyonlarında çocuklara yayın yapmaktadır. Bu filmlerin hem Kuran'a uygun olmaları hem de çocuk gelişim uzmanlarınca gözden geçirilmeleri gerekmektedir. Birçok kötü senaryo televizyon dizi filmlerinde adeta psikolojik tedavi görmemiş senaristlerce yazılmış gibidir ve bunların halka izlettirilmeleri sakıncalıdır. Çığlık atan kadınlı filmler eşliğinde acıklı müzikler, hurafelerle karışık dini terimler, akıl hastanelerine gitmediğiniz için göremediğiniz görüntüler hep bu dizi filmlerde çocukların psikolojisini etkiliyor.

32. Madde “Vatandaşlarımızın manevi ihtiyaçlarının karşılanmasında Ahmet Yesevi, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre gibi örnek şahsiyetlerin dini ve ahlaki rehberliklerinden yararlanılmalı ve bu alandaki klasik birikimin insanlarımıza kazandırılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır” diyor. Dikkat edilirse burada zikredilen dört isim vardır ve dördü de tasavvufçudur. İslam ile tasavvuf ayrı şeylerdir. Fakat düşünün; tasavvuf İslam'da olmayan neyi telafi edebilir? İslamın aradığı bu dördü gibi sakin şahsiyetler midir? Neden ahlakı hep belli bir misyonda arayalım? Tarikatlardan uzak yaşayan Mehmet Akif'ler, Seyyid Kutub'lar, Malcolm X'ler, İzzet Begoviç'ler, Ömer Muhtar'lar, daha eskilere gidilirse İmam Cafer'ler ve Ebu Hanife'ler, hatta Peygamber ve sahabeleri ahlaka örnek teşkil edemez miydi? Neden karışık isimler örneklendirilmiyor? Diyanet tasavvufun etkisinde midir? Diyanet işlerinin başına meşayih mi geçmelidir? Dikkat edin bak işinizden olursunuz sonra...

“Sosyal ve Kültürel Hizmetler” konusunda ise 35. Madde “Diyanet İşleri Başkanlığınca yurtdışındaki vatandaşlarımız ile Türkiye ve İslâm dini hakkında bilgi almak isteyenlere yönelik inanç turizmi benzeri programlar düzenlenmeli, turizm rehberlerinin bu konuda eğitilmesi için teşebbüslerde bulunulmalıdır” demektedir. Bu madde son derece ehemmiyetli bir madde olarak mutlaka hayata geçirilmelidir. Peki, geçirilmiş midir? Sizin kulağınıza geldi mi? Ben duymadım... O halde amaç oturmak, konuşmak sonra da yatmak mıdır? Suçlanacak adam da varsa suçla ve çek elini bu işten... Allah rızası sizin için önemli değilse ey memurlar, bari aldığınız maaşın hakkını vermek için çalışın...

Diğer şuraları da böyle ele alsak söylenecek çok şey olduğu daha aşikar olur; ancak paranın, makamın ve menfaatin girdiği kurumlara laf anlatamazsınız… Öyleyse çok uzatmaya da gerek yok…


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (12) Genel 24.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (11) Genel 15.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (10) Genel 14.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
HAFTANIN SAÇMA GÜNDEMİ Genel 08.07.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 01.07.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 17.06.2020
HAFTANIN SAÇMALIYANLARI Genel 11.06.2020
İslam'da Güzel Ahlak Genel 03.06.2020