‘SÖYLE BAKALIM' DERLER AMA

  - Sen kimin kulusun?
  - Allah'ın kuluyum. (Derler ama çok meselede Allah'a ortak bulurlar.)
  - Kimin ümmetindensin?
  - Hz. Muhammed sallallahü aleyhi vesellemin ümmetindenim. (Derler ama yerlerine mıhlanır cihad etmezler.)
  - Dinin nedir?
  - İslâm (Derler ama gelenekle karışmış acayip hale gelmiş bir şeydir.)
  - Kitabın nedir?
  - Kur'an-ı Kerim (Derler ama onu terk eder başka kaynaklara başvururlar.)
  - Kıblen neresidir?
  - Kâbe. (Derler ama başka konularda kıbleleri başka yönleredir.)
  - Nereden geldin nereye gideceksin?
  - Allah'tan geldim yine Allah'a döneceğim. (Derler ama bu lafta kalır.)
   - Niçin geldin?
  - Allah'ıma kulluk yapmak için geldim. (Derler ama mahlûka da kul olurlar.)
  - Dünyaya ne olarak geldin?
  - Müslüman olarak geldim. Zira her doğan kimden doğarsa doğsun, müslüman olarak doğar. Buluğ çağından sonra doğduğu dinden ayrılanlar kâfir olur. (Derler ama aklı olmayanın imanı da olamayacağı halde hala Müslüman olarak doğmaktan söz ederler. Bebekler bilinçsizce Müslüman mı olmuşturlar? İslam fıtratı ile tertemiz doğmak başka, Müslüman olmak başkadır.)
  - Ne zamandan beri müslümansın?
  - Kaalû belâ zamanından beri müslümanım. (Derler ama şu anda ne oldukları bile meçhuldür.)
  - Kaalû belâ ne demektir?
  - Cenâb-ı Hakk (Celle Celalühü) Hz. Adem'i yarattıktan sonra zerrecikler halinde bulunan insan zürriyetini Hz. Adem'in sulbünden çıkararak ruhlarımıza hitab edip buyurdu ki: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"  Ruhlarımız da "Evet, sen bizim Rabbimizsin. Ancak sana kulluk eder, senden yardım dileriz. Emirlerini sapmadan, saptırmadan yerine getiririz..." dediler. İşte bu konuşmanın olduğu zamana "Kaalû Belâ" denir. Bu konuşma dünyada Hz. Âdem yaratıldıktan sonra olmuştur. (Derler ama dünyada olduğunu nereden çıkarırlar bilinmez.)
  - Bizim önderimiz, örnek alacağımız rehberimiz kimdir?
  - Bizim önderimiz, örneğimiz, rehberimiz gelmiş ve gelecek bütün insanların en yücesi: Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Efendimizdir. (Derler ama gerçek önderleri, örnekleri, rehberleri başkalarıdır. Fakat gelmiş en yüce insanın son Resul olduğunu Kur'an'a bile dayandıramazlar. Amaç isim yarıştırmak, takım tutma zekâsına inmektir.)
  - Peygamberimiz Medine-i Münevvere'ye gelir gelmez ne yaptı?
  - İslam devletini kurdu. (Derler ama kendisi kurduğu devlete bu adı vermemiş, Medine Devleti denilmiştir.)
  - Kelime-i Şehâdet'i söyleyiniz.
  - Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasûlühü. (Ben şehadet ediyorum ki Allah'tan başka ilâh yoktur; Muhammed (sav) O'nun kulu ve peygamberidir.) (Derler ama hatta Peygamberi bile ortak koşarak şirke girerler.)
  - İslâm nedir?
  - İslam, Allah'ın son din olarak vahyettiği ilâhi nizamın adıdır. Müslümanın dünyasını İslam ile ayarlamayanlar hiç bir zaman mutlu olamazlar. (Derler ama İslam Allah'ın son dini değildir ki. Musa Peygamberin dini de İslamdır, İsa Peygamberinki de İslamdır. Bu kadar basit bir şeyi bile bilmedikleri halde utanmadan da öğretmeye cüret ederler.)
  - Sahâbe, Tabiin kimlere denir?
  -Sahâbe: Peygamberimizi en az bir defa olsun gözüyle görüp sohbetinde bulunan müslümana denir. Ashab da sahabeler demektir. (Derler ama nerden çıkarırlar bu ‘en az bir defa' görmenin yeterli olduğunu onlar da bilmezler. İcatçıdırlar. Onlar aslında en samimi olduğu sınırlı kişilerdir.) Tabiin: Peygamberimizi gören müslümanları gören, müslümanlara denir. (Derler ama Peygamberi gören her müslümana tabi olunmaz ki. Kur'an'ın ölçü olduğunu nasıl da unuturlar...)

  - İslâm'ın temel esasları kaçtır?
  - İkidir 1) İmânın şartları, 2) İslâmın şartları. Her müslümanın bilmesi gereken farzlar diye özetlenen bilgiler bu iki esas içinde yer almaktadır. (Derler ama İslam'ın temel olmayan nesi var diye sormazlar. İslamda şart olan her şey imanda da şarttır.)
  - İmânın şartlarını söyleyip izah edebilir misiniz?
  - İmânın şartı altıdır:
  1) Allah'a imân,
  2) Meleklere imân,
  3) Kitaplara imân,
  4) Peygamberlere imân,
  5) Ahiret gününe imân,
  6) Kadere imân.
(Derler ama şatlar bu kadarla bitmez ki. Allah'a ortak koşarak iman ediyorsan, melekleri uçan kuşlar gibi hayal ediyorsan, kitaplara iman ederken tevil yapıyorsan, peygamberlere iman ederken ifrat derecesinde yüceltiyorsan, ahirette şefaat konusunda Allah'a ortaklar buluyorsan, kadere iman ederken kaderci oluyorsan şartlar 6 değil demektir. Allah başlangıcı ve sonu olmayan, yaratılanların hiç birine benzemeyen, varlığı kendisinden olarak ve başkasına muhtaç olmamaksızın tek olarak mevcuttur. Diri, bilen, gören, işiten, dileyen, söyleyen, yaratan, öldüren, dirilten, rızık veren, nimete erdiren ve azaba uğratandır. Ama hepsi bu değil.

Bu soruyu şu şekilde de cevaplandırabiliriz:
HAKİKİ İMANIN ŞARTLARI
1. Allah Teâlâ'ya Kur'an'ın tanımladığı gibi inanmak
2. Allah'ın meleklerine Kur'an'ın tanımladığı gibi inanmak
3, Allah'ın kitaplarına Kur'an'ın tanımladığı gibi inanmak
4. Allah'ın peygamberlerine Kur'an'ın tanımladığı gibi inanmak
5. Ahiret gününe Kur'an'ın tanımladığı gibi inanmak
6. Kadere Kur'an'da tanımladığı gibi inanmak.)


  - İslâm'ın şartlarını söyleyip izah edebilir misiniz?
  - İslam'ın beş şartı vardır.
  1) Kelime-i Şehâdet getirmek,
  2) Namaz kılmak,
  3) Oruç tutmak,                                                              
  4) Zekât vermek,
  5) Hacca gitmek.
(Derler ama aslında “İslam beş şey üzerine bina edildi” hadisinin deforme şeklidir bu. Bir insan şirkte olduğu halde de bunları yapabilir. Sizin batıl mezhepler olarak gördükleriniz de bu beşini yapmışlardı. Ama Allah'ınızı severseniz itikat bozuk olduktan sonra bu beşi neyi değiştirir? İslamın şartları bunların varlığına inanmak ise nerede cihad ibadeti, nerede tefekkür ibadeti? Bunları yaptığı halde ahlakını güzelleştirmemiş biri İslamın şartlarına uygun mudur? Bunları yaptığı halde kibirlenen riyakâr biri İslamın şartlarına uygun mudur? Bunları yaptığı halde yalan söyleyen ya da başkalarını çekiştiren ya da fesatlık yapan biri İslamın şartlarına uygun mudur? Hayır, İslamın şartları ya da imanın şartları demeye gerek yok. Kur'an'ın hükümleri deyince gereken her şey orada var zaten.)


Maalesef kültürümüz dine bulaşmış ve din diye inandığımız kültürümüz olmuş. Sonradan gelenekle çok şeyi değiştirmişler ama şimdi siz onlara ‘bu da nereden çıktı?' dediğiniz zaman siz değiştiriyormuşsunuz gibi muamele görüyorsunuz... Kur'an dinin tamamlandığını söylediği halde bunların indinde ve hayatında ilavelerle devam etmiştir. Hadis, tefsir, fıkıh, kelam, içtihadlar, rüya yorumları ve ilhamlar ilave edilmiştir. Bu alanda derinleşenlere âlim denmiştir. Çok önemli haberlerden ilimler doğmuş ve din herkesi ilgilendirirken sadece din adamları(!)nın meselesi ve ilahiyatçının yitik malı haline gelmiştir.


                                                 Ağustos 2009/YÜKSEL YILMAZ


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.