ASİL İNSAN

Asil ‘asıl'dır; yani gerçek. İnsanı insan yapan değerleri taşıması onda ‘asalet' olarak tecelli eder. İnsani değerler taşımak ve bu değerleri önde tutmaktır asillik. Sefil ise ‘esef'tir; batıldır. Bitki gibi tepkisizlik yahut hayvan gibi terbiyesizliktir ‘sefalet'. İnsanın insanaltı seviyelerde olmasıdır. Bu yüzden canlılar âleminde sadece insanoğluna mahsusen akıl, mide ve üreme organlarının çok üzerinde ve en başta, en yukarıdadır.

İnsanoğlu beyaz un misali ebeveynin günah, sevap ve tövbeleriyle ana rahminde gitgide koyulaşırken nihayet iyice hamurlaşır. Doğduktan sonra alacağı terbiyeye akıl ve irade de dâhil olunca hamur iyice kıvamına girerek gitgide pişer. İşte bu hamur halindeyken nelerden etkilendiği ileride niyetlere yansıyacaktır. Niyetlere yansıyanı akıl ve iradeden başka yönlendirecek içsel bir merkez yoktur.

‘İyi niyetlilik' simaya da tavırlara da yansıyacak kadar etkilidir. Bu karakteri dürüstlük mertebesine zorlayacaktır. Hüsn-ü zan ile “hayır” diyerek reddetmeyi bile öğrenememiş, kalp kırmaktan çekinen fakat aldatılmaya da müsait bu saf şahıs, eğer aldatılmaktan ve alay edilmekten usanır da çark ederse, önce kötü bakış açılarını da dikkate alır ama sonra maazallah gidişat kötü niyetli olmaya kadar varabilir. Fakat her şeye rağmen iyi niyetliliği muhafaza eder de zalim olmaktansa mazlum olmayı yeğelerse hatta mücahidlik mertebesine çıkar da yumruğunu masaya vurmayı öğrenirse iyi niyetli olma alışkanlığı devam edecektir.

İyi niyetliliğin getirdiği dürüstlük ona saygınlık kazandırırken onur sahibi yapacaktır. ‘Onurluluk' dürüstlüğü daha bilinçli yaşamak ve daha daimi kılmak demek olacaktır. Onur onu gitgide erdemlilik makamına taşıyacaktır. Bu itibarla artık daha vakur ve daha sabırlı olacaktır. İyi yahut kötü her türlü vakıayı sarp bir kaya gibi ciddiyet ve metanetle karşılayacaktır.

‘Sabırlılık' kişiliğe iyice yerleşince artık çok daha letafetli bir yapı kazanacaktır. Kalp kırmamak için onun kibar oluşu sima ve tavırlarına yansıyacak kadar onu etkileyecektir. İnsana insan olduğu için nazik olacak ve nefsine kul olmayacaktır.

‘Nezaketlilik' tam ve nihai bir insan vasfıdır. Fakat asillerin nezaketiyle sefillerinki karıştırılmamalıdır. Asiller canları sıkıldığında da naziktirler. Fakat sefiller sadece moralleri iyi olduğunda nezaketi koruyabilirler.

Şu halde, hamurundan dolayı iyi niyetli, iyi niyetliliğinden dolayı dürüst, dürüstlüğünden dolayı onurlu, onurluluğundan dolayı sabırlı, sabırlılığından dolayı da nezaketli olmuştur. İyi niyet içerdedir. Fakat görüldüğü üzere içerde olduktan sonra dürüstlük, onurluluk, sabırlılık ve naziklik olarak dışa yansımış olacaktır. Bu nedenle niyet deyip geçmemelidir. Sonuçlarımız gidişatımız ve gidişatımız niyetlerimizdir.

Asaletin soydan ziyade işte bu vasıflardan oluştuğu kanaatindeyim. Nice saygın peygamberin, filozofun ya da liderin evlatları işte bu ve benzerleri nedeniyle sefil (zalim) bile olabilmiştir. İlle de ‘iyi, iyiyi doğurur' diye bir şey yoktur. Çoğunluk ‘tüm' değildir.

Erdemli insan “hamdım piştim” demez. Kendini yeterli görmez. İnsanoğlunu okyanus kenarında su dolu bir ibriğe benzetecek olursak, okyanusta su olmadığı için değil, ibrik daha fazla su almadığı için dolmuştur. Şu halde sen hacmin kadar dolarsın ve dolu olman geride su kalmadığı anlamına gelmez. Sen çapın az olduğu için dolmuşsundur; yoksa bütün okyanus ibrikte olduğu için değil.

Mutlaka ve mutlaka asalet sahipleri iyi niyetli, dürüst, onurlu, sabırlı ve nazik olurlar. Sefalet sahipleri ise kötü niyetli, hilekâr, arsız, sabırsız ve kaba olurlar. Kabalaşmaları ve maskelerinin altındaki sefil yüzlerini göstermeleri için genellikle küçük bir kıvılcım yeterlidir. Sefil bir kimse açtı mı ağzını ve yumdu mu gözünü kralın koltuğunda bile oturuyor olsa hemencecik ait olduğu çamura atlayan bir kurbağaya dönüşecektir; çingene ruhunu daha fazla saklayamayacaktır.

Çocuğunuz yalan mı söyledi? Onu yalan söylememsi üzerine eğitmeniz bir asalet eğitimidir. Yanlışlıkla size fazla para üstü mü verdiler? Fazlalığı iade etmeniz asaletinizden dolayıdır. Faizle sömürmemek asalettir. Eşini aldatmamak asalettir. Gıybet etmemek asalettir. Saygılı olmak asalettir. Tevazu asalettir. Adalet asalettir. Çocuklarınızı toplumda iyi bir birey olarak eğitmeniz ona asalet kazandırır.

Bir kral tebaasındaki bir kölesinden birine haksızlık yapmasını istese ve o köle bunu kendisine yakıştıramayarak reddetse... Sonra kral onu ölüm cezasına çarptırsa... Bu durumda burada sefil bir kralın asil kölesinin hikâyesi söz konusu demektir.

26.07.2012/YÜKSEL YILMAZ
 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.