Sekiz Yılda Toplam Seksen Gün Sigortalı Çalışmışlığım Var(mış) 2.

(dünden devam) Şehrin yamaç mahallesinde iki göz bir gecekondu bulup taşındılar. Öner sağda solda bulduğu işlerde çalışıyordu. Hanımı da etraftaki apartmanlara temizliğe gidiyordu, bir yandan da Öner sağlam bir iş bulsam da girsem düşüncesindeydi. Öner herkes gibi birisi değildi, elinden bir iş gelmez, mesleği yok 'gözü açık' birisi değildi. Onun bu saflığını herkes bilir, adeta' acırdı', sevabına yardımcı olmak isteyen olurdu, birisinin işi olsa bunu çağırırlardı. Yine bir yerde iş çıkmıştır, Öner'e söylenir, Öner çalışır birkaç gün. Evin etrafındaki ağaçlara 'gölen' açar, otunu çöpünü temizler. Evin sahibi Öner'in durumunu anlar, bir iyilik yapayım şu garibe der. Yenge hanım elinde siniyle çay, börek, çörek getirir yanlarına bırakır. Bunlar hem çay içer hem sohbet ederler. Öner, kısa hayat hikâyesini dilinin döndüğü kadar ihtiyara anlatır. İhtiyar cebinden bir kart çıkarıp Öner'e uzatır 'al bunu, yarın Araştırma Hastanesine git, Hastanede falanca beyin odasını sor benim gönderdiğimi ve selamımı söyle' der. Hastanelerde o yıllarda temizlik özel şirketlere ihale olunmaya başlamıştı, şirketin müdürüne göndermişti Öner'i. Ertesi gün atlayıp doğruca Hastaneye varır, hastanede danışmaya gider ve kartı uzatır. Danışmadakiler önce bir telefon ederler ve şuradan sağa dön, koridorun sonunda sağdaki oda diyerek şirketin müdürüne yönlendirirler. Öner girer ve kartı uzatır, beni 'Hacı Baba' gönderdi, size de selamı var der. Müdür bey birkaç sorgu sualden sonra, eline bir not tutuşturur. Bunları tamamla yarın gel başla der. Öner sevinçle kalkar müdürün eline hamle yapar öpmek için 'aman, estağfurullah, hadi git hazırlan hayırlı olsun' der... Gerisin geri çarşıya gelen Öner, önce muhtara, sonra Sağlık ocağına gider rapor alır. Cebinde resimleri de hazırdır sevinçle evin yolunu tutar. Eve girerken Öner'in adımları değişmiştir, üzerinde yorgunluktan bir emare yok, oldukça da neşelidir, adeta yüzünde güller açmaktadır. Eşi 'hayrola herif, evleniyon mu, bu ne sevinç' der. Öner 'he evleniyom, Allah canını ala, iş buldum iş' der. Eşi 'ne işiymiş bu, önceki buldukların gibi olmaya' der. Öner cebindeki evrakları hanımın eline uzatır, 'aha bah, her şeyi hazırladım, hemi de sigortalı, maaşlı' der, hanıma durumu anlatır. Ertesi günü sabahı zor eder bizimkisi, kapısından içeriye girmeye korktuğu Hastanede işe başlayacaktır kolay mı? Sabah erkenden kalkar tıraş olup yola düşer. Doğruca müdürün odasına gider, evraklarını teslim eder, orada birkaç bir şeyler daha yazılıp çizilir. Müdür Bey, Öner'i başka bir birime yollar, git der, 'orada falanca bey var, sana tulum süpürge versin, sonra gel bu sıradaki koridorları süpür bir de lavabolara bakacaksın' der. 'Lavabo dedikse, personel lavabosu, temiz tutman lazım' diyerek hem işi tarif eder, hem de tembih. O gün çalışır, işi çok kolaydır, inşaat gibi yorulmuyor ve üstelik öğle tatili var, yemeği var, daha n'olsun... Aradan birkaç ay geçer, bizimkisi işine alışmıştır, memur gibi sabah sekiz, akşam beş. İşine karışanı edeni de yoktur, kendisine ait koridoru temizler, üzerini giyinir çıkar. Bir gün lavaboları temizlerken yerde bir cüzdan bulur, şöyle bir aralar ki içinde epey bir para vardır. Bir kısmı dolar, mark yabancı para beş altı kart. Cüzdanı hemen kapatır, elini yüzünü yıkar, müdürün odasına gider, cüzdanı uzatır. Efendim der, lavaboda düşürmüşler bunu der. Müdür içine baktın mı ne var diye sorunca, 'dokunmadım ama aralayıp baktım epey bişe var' der. Önere geç şöyle otur der, bu arada cüzdanı açıp bakınca hemen telefona sarılır, 'Öner bey, bende bir emanetiniz var, ben mi getireyim, siz birini mi yollarsınız' der. Öner'in bulduğu cüzdan adaşı Öner beye aittir ve Öner Bey de şirketin sahibidir. Müdürün de patronu, bizim Önerinde patronudur. Öner bey, kim bulmuş diye de sorar, 'yanımda efendim, bizim yeni elemanlardan adaşınız Öner' der. Öner bey 'ayrılmasın, ben de geliyorum' der, telefonu kaparlar. Müdür bey tekrar telefonu kaldırır Öner'e sormadan 'bize üç meyve suyu' der. Az sonrada Öner Bey içeri girer. Bizimkisi ayağa kalkar hemen, 'oturun lütfen, rahatsız olmayın' diyerek müdüre döner 'bu arkadaş mı' der. Öner Bey işçisinin elini sıkar, sarılır 'teşekkür ederim, çok erdemli bir davranış' diyerek Öner'e memnuniyetini bildirir. Az sona içeri garson girer, meyve suyu ikramını kabul etmek istemez bizimkisi ama ısrar edilince oturup içer, daha sonrada müsaade isteyip kalkmak isteyince, Cüzdanı açar, içinden epeyce bir para çıkarıp Öner'e uzatır 'al' der, 'bu senin hakkın'. Öner kıpkırmızı olmuştur, sadece 'yok, almam' der. Israrlar sürünce de 'alacak olsam, size getirmezdim' der. Onun bu hali oradakilerin hoşuna gider, yeniden teşekkür edilip gönlü alınır, bir ihtiyacının olup olmadığı sorulur 'yok' der, işimden memnunum çalışıyorum, daha ne isteyim ki der ve müsaade isteyip odadan çıkarlar. Müdürler kendi arasında durum değerlendirmesi yaparlar. Önce Öner Bey sorar, 'bu çocuğu nasıl buldun, bu zamanda böylesi kaldı mı ki' der. Müdür Bey de durumu anlatır, 'benim hocam bana göndermişti, beni aradı ve emaneti sana' dedi, 'ben de Hacı babanın çok emeği var, onu sözünü emir sayarım, hem boş adam göndermez' diye devam etti. Öner Beyde bu duruma memnun olur ve 'müdür bey bu çocuğa dikkat edin, ezilmesin, bir sıkıntısı olursa da bana bildirin' der ve ayrılır. Aradan birkaç ay geçer, Hastanede temizlik işlerinin yanında Hemşire yardımcı Sağlık personeli ve hasta bakıcı çalıştırılması kararı çıkar. Şirket yeni işçiler alacaktır, personele duyurulur, içlerinden bazılarını polikliniğe Hasta bakıcı olarak görevlendireceklerdir. Koridorda Öner beyle bizim Öner karşılaşır, bizimkine hal hatır sorup bir ihtiyacı olup olmadığını sorar Öner Bey. Bizimki de 'efendim hasta bakıcı alıyormuşsunuz, sizde uygun görürseniz ben de poliklinikte çalışmak isterim' der. Öner bey de 'o iş kolay, kış geldi odun kömür ne yaptın alabildin mi' diye Öner'e sorar. O da 'hayır efendim, önümüzdeki ay alacağım, taksitle' der. Öner Bey de 'iyi bakalım, sağlık olsun, sen git adını yazdır, benim gönderdiğimi söyle, sonra ben personel müdürüyle konuşurum' der oradan ayrılırlar. Öner iş çıkışı çarşıda köylülerinin olduğu çay ocağına gider. Oradan buradan hasbıhal ederler. Vakit epeyce ilerlemiştir, kalkıp evin yolunu tutar. Eve gelince hanımı 'nerdesin bu saate kadar, o kadar odunu kömürü bize taşıtıyon, utanmıyon mu, belimiz bıknımız kırıldı' der. Öner 'ne odunu, ne kömürü gız, delimisin, kömürü aldık ta taşıması galdı' deyince hanımı Öner'e doğru şaşkın, şaşkın bakarak 'odunu, kömürü sen göndermedin mi' der. Öner durumu anlamıştır, meseleyi hanımına anlatır, 'öğleyin bizim müdür bana odun kömürü ne yaptın aldın mı diye sorduydu' der. Duruma hem sevinirler hem üzülürler, onlar bunu hak etmediklerini düşünür, Öner Bey ise 'başkası olsa cüzdanımı getirmezdi, ona benimde bir iyilik borcum var' diye düşünmüştür. Öğleyin Önerle konuştuktan sonra kömürcüyü aramış ve Önerin evinin adresini vererek borcunu ödemiştir. Ertesi gün Öner gider hem teşekkür eder, hem de 'efendim beni mahcup ettiniz, ben evde olsaydım almazdım' der. O da 'önemi yok, o senin hakkındı, almayacağını bildiğimden habersiz gönderdim' der. Dönüp tekrar 'hade hayırlı olsun, kadrolar tamamlandı, git personele de yerini öğren' diye ikinci bir müjdeyi verir Öner'e. O akşam Öner iş çıkışı daha bir keyifle evine döner, yoğun bakımda hasta bakıcı olmuştur, mavi önlükler içinde kendisini doktor olmuş gibi düşlemektedir. Arkadaşları eline bir not tutuştururlar, bunu kaybetme sakın, nöbet günlerin burada yazılı derler. Dört günde bir nöbeti vardır, yirmi dört ve on altışar saatlik nöbet usulü. Ah birde başına gelebilecekleri bilebilse... (Gelecek bölümde, ölü 'osurdu', Öner bayıldı) Şiirkolite yayınlanmıştır.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Büstünüzü de dikin tam olsun! Genel 04.08.2019
DÜNYA BİZİ KISKANIYOR Genel 21.07.2019
Müslüman Türkiye’nin İçler Acısı Hali Genel 24.05.2019
Merhaba Yazarport Ailesi, Yeniden Aranızdayım Genel 09.05.2019
Malatya'ya Tiyatroyu Sevdiren Adam; Ömer Konakçı Kültür / Sanat 27.07.2014
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SEVGİLİ DEDEM: HALI YIKAMA MAKİNESİ SAÇMALIĞI (ÖYKÜ) Edebiyat 06.09.2019
EYLÜL MÜ HÜZÜN MÜ? Edebiyat 05.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
KABRİSTAN Edebiyat 29.08.2019
EY SEVGİLİ Edebiyat 22.08.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.